Dha yurt bülteni- 9

Dha yurt bülteni- 9

Bahçeli: Milli güvenliğimiz oy hesaplarına kurban verilmemelidir MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kim ne yaptıysa bedelini ödeyecektir.

Dha yurt bülteni- 9

Bahçeli: Milli güvenliğimiz oy hesaplarına kurban verilmemelidir
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kim ne yaptıysa bedelini ödeyecektir. Türk milletine kafa tutanın akıbeti kafasının kopmasıdır. Terör örgütlerini bekleyen son da budur. CHP, terörle mücadeleyi sulandırmaktan, HDP'yle girdiği zelil ortaklıktan derhal vazgeçmelidir. CHP yönetimi biraz erdem sahibiyse yanlışa sırt dönecek dirayeti gösterebilmelidir. Milli meseleler siyaset üstü ele alınmalı, gizli ajandaların, sinsi müzakere ve mutabakatların yörüngesinden kurtarılmalıdır. Milli güvenliğimiz oy hesaplarına kurban verilmemelidir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 31 Mart Yerel Seçimlerinin ardından partisinin kazandığı belediye başkanlıklarına başlattığı teşekkür ziyaretleri kapsamında Bayburt'a geldi. Bahçeli, kent girişinde Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci ve partililer tarafından karşılandı. Bahçeli ardından Bayburt Belediyesi'ni ziyaret etti. Burada Belediye Başkanı Pekmezci'den yapılacak çalışmalarla ilgili bilgi alan Bahçeli, daha sonra Cumhuriyet Caddesi'nde kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.
'İHTİLAFLARI KÖRELTİP İŞ ÜRETECEĞİZ'
Bayburt'un 31 Mart'ta huzuru seçip, umuda omuz verdiğini belirten Bahçeli, "Millet ve vatan sevdası Bayburt'un diriliş ve şahlanış ruhuyla birleşmiş, şehrin emaneti beş yıllığına Milliyetçi Hareket Partisi'ne geçmiştir. Hepinize müteşekkirim, hepinizden Allah razı olsun diyorum. Bayburt'un güvenini boşa çıkarmamak amacıyla gece demeyeceğiz, gündüz demeyeceğiz, Allah'ın izniyle çok çalışacağız. İhtilafları köreltip iş üreteceğiz, hizmet edeceğiz. Milli iradeyi kucaklayıp, istikbalin kilitlerini sökeceğiz" dedi.
'TARİHİ HAKLARIMIZI ERİTMEK İÇİN ÇIRPINIRLAR'
Sakarya Zaferi'nin 98'inci yıl dönümü nedeniyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, kurucu kahramanları, aziz şehitleri rahmetle anan Bahçeli, şöyle konuştu:
"Neslimizi bilmeyen, kökümüzü tanımayan, kimliğimizi taşımayan, taşısa bile bunun önemini tarif ve tanımlamaktan esasen mahrumiyet yaşayan kim varsa, bugün Türkiye'nin var oluş mücadelesini karalamaktadır. Bunlar dost-düşman ayrımından bihaber gafillerdir. Yapılanı yıkmak, başarıyı gölgelemek, ilerlemeyi kösteklemek, milli ilkeleri kundaklamak meslekleri, ana meseleleridir. Her şeye kulp takmakta, her atılganlığa tuzak kurmakta rakipsizlerdir. Milli atılımı engellemek, tarihi haklarımızı eritmek için çırpınırlar. Adına demokrasi derler, terör örgütünün hedeflerine perde çekerler. Adına barış derler, ihanetin aklanmasına, bekanın tahrip edilmesine heves ve hizmetkarlık ederler. Adına özgürlük derler, devlete ve millete hakareti normal ve sıradan gösterirler. Türkiye'nin güvenliği için S-400 Hava ve Füze Savunma Sistemi alınır, yapmayın, almayın, ABD'nin tepkisini çekmeyin korkaklığını seslendirirler. Afrin'e Zeytin Dalı Harekatı yapılır, ne işimiz var orada, sakın şehir merkezine girmeyin derler. PKK/YPG zehir saçar, ülkemize saldırır; YPG bize mi saldıracakmış diyerek safa yatarlar, hainlerin değirmenine su taşırlar. Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerinde hendek kazılıp işgal planları yapan teröristlere arkadaş diye seslenirler, yeniden hendekler mi olsun sorusuna, 'Hangi hendekler' diyerek skandal cevap verirler. İşte zillete düşmek budur. İşte rezalete ortaklık ve payandalık böyle bir şeydir."
'CHP'NİN, İSTİKAMETİ AŞIRI RİSKLİDİR'
Cumhuriyet Halk Partisi ve genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştiriler yönelten Bahçeli şöyle devam etti:
"Bugünkü CHP, Atatürk'ün CHP'siyle yollarını ayırmış, Kandil muhipliğine, Pensilvanya muhbirliğine soyunmuştur. CHP emperyalizmin gece bekçisi, Türkiye düşmanlarının kule nöbetçisidir. Karşımızdaki CHP siyaseti, tarihsel çizgisinden vahim bir sapma haline delalettir. Bu CHP'nin aklı kiralık, siyaseti rehinli, istikameti aşırı risklidir. CHP Genel Başkanı, 'Türkiye yönetilmiyor, Türkiye savruluyor' iddiasındadır. Aslında savrulan kendisi ve partisidir, ne yazık ki bu yalın gerçeğin farkında bile değildir. Bu savrulmanın rotası direkt uçuruma açılmaktadır. Terörle mücadeleden, teröre tardım ve yataklık yapan sözde belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasından rahatsız ve memnuniyetsiz bugünkü CHP, husumet odağına yerleşmiştir. HDP ile al takke ver külah içindedir. PKK'yla tesis edilen gizli kapaklı ilişki ve irtibat ağlarının tam ortasındadır. YPG ise CHP'ye göre sözde vatanlarını savunan bir örgüttür. Kandil CHP'yi arkaladıkça, CHP'ye arka çıktıkça, HDP'yle CHP zillet şemsiyesi altında el ele yürüdükçe, kirli çamaşırlar birer birer etrafa saçılmaktadır"
'AMAÇLARI YENİKAPI RUHUNU ZEDELEMEK'
Türkiye'nin milli tezlerine, terörün hakkından gelmek için devam eden yüksek mücadele sürecine yabancı kalan bir partinin gerçek yüzünün görülmesi gerektiğini kaydeden ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na tepki gösteren Bahçeli, şunları söyledi:
"Diyarbakır'a gidip bölücü ve terör sevici sözde belediye başkanlarına destek veren, hukuki ve meşru idari tasarrufu gaflet ve dalalet olarak yaftalayan bir anlayışın Türkiye'ye vereceği hiçbir şey yoktur. Bunların bildiği Yenikapı'ya hizmet aracı sergisi açmaktır. Buradaki maksat da esasen 7 Ağustos Yenikapı ruhunu zedelemek, HDP ve PKK'yla ortaklığı gizlemeye tevessül etmektir. İhaneti israf bahanesiyle örtme gayretkeşliği, bir bakıma ifritten medet ummanın kötürüm ve köhne kisvesidir. Sözde otomobil israfıyla meşgul olanlar, anaların israf olmuş yıllarını, milli bekayı imha etmek isteyen şerefsizleri nasıl görmezler, nasıl bilmezler? İsraf çığırtkanları Türkiye'nin egemenlik haklarına vurulmak istenen prangaları hangi mantık ve mazeretle yok sayarlar? Yenikapı'ya otomobil galerisi açacak kadar çıldıran kırık sandalyeli şahısların varmak istediği yer neresidir?"
'BAŞARAMAYACAK, YIRTIKLARI YAMA TUTMAYACAK'
CHP'ye yönelik eleştirilerini sürdüren Bahçeli, "CHP'nin HDP'ye diyet ödediği, verdiği siyasi borç senetlerinin altında ezildiği çok açıktır. CHP'nin yılan yuvasında gelecek hayali kurması, teröristlere sevimlilik ve şirinlik yapması affedilemez bir çürümedir. Yeni hükümet sistemini kötü göstermek için iftira yarışına girenler, CHP'nin kanatları altındadır. Diyorlar ki, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tutmadı. Diyorlar ki, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir model yok. Diyorlar ki, yeni sistem bir yılda hem hukuku, hem demokrasiyi, hem de ekonomiyi çökertti. Daha da ileri gidip halkın yeni sisteme karşı olduğunu ifade ediyorlar. Bu iddiaların hepsi yalan, alayı palavradır. İflas bayrağını çeken siyaset fukaraları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne itibar suikastı yaparak sonuç alacaklarını zannediyorlar. Ancak başaramayacaklar, yırtıkları yama tutmayacak, mızrakları çuvala sığmayacaktır. Türk milleti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde geleceğini bulmuş, tarihi kaynaklarıyla buluşmuş; huzur, gelişme, zenginleşme ve büyüme ümitlerini yakalamıştır. Partisinden istifasıyla tıynetine ve kulağına fısıldanan gizli gündeme uygun olanı yapan Serok Ahmet, ikide bir başını kaldıran ve geçmişte Kozmik odayı kozmetik odaya çevirip FETÖ'yü buraya sokan şahıs ne yapsa boş, ne söylese boşunadır" dedi.
'SIRA FIRAT'IN DOĞUSUNA GELMİŞTİR'
Yeni sistemin henüz bir yılı doldurduğunu hatırlatan Devlet Bahçeli, "Zaman içinde aksayan yönleri, eksik kalan tarafları ortak akılla düzeltilebilecektir. Hiç kimse felaket tellallığı yapmasın. Hiç kimse kötümserlik aşılamaya tevessül etmesin. Parlamenter sistemin ağırlıkları tasfiye edilmiş, dezavantajları onarılmış, siyasi ve ahlaki kucaklaşma dönemi başlamıştır. Demokrasimiz düne nazaran daha iyi seviyededir. Kaldı ki bu müspet süreç gittikçe güçlenecektir. Adalet ve hukuk alanında gelişmeler umut vericidir. Ekonomide onca saldırı ve kuşatmaya rağmen en kötü geride kalmış, faiz, enflasyon gerilemeye başlamış, döviz kurunun ateşi de düşme trendine girmiştir. Ekonomik büyüme dinamiklerindeki performans, iyimser beklentileri kamçılamaktadır. Türkiye içeride ve dışarıda, yani çok cepheli bir mücadele içindedir. Pençe 1, Pençe 2, Pençe 3; Kıran 1, Kıran 2 operasyonları eşgüdüm ve eşzamanlı şekilde icra edilirken terör örgütü köşeye sıkışmış, bu sayede Diyarbakır'da analar CHP'nin ikizi HDP'den dağa kaçırılan evlatlarını istemek suretiyle il başkanlığının kapısına dayanmışlardır. Kan ve insan tacirlerinin kaçacak yeri kalmamıştır. Anaların akan gözyaşları, haklı tepkileri CHP ile HDP'yi zora sokmuştur. Bu tablonun neresinde hezimet, neresinde yıkım ve yeni sistemin zaafı vardır? İzaha çalıştığım bu gerçekler nasıl örtbas edilebilecektir? CHP itiraz etse de, şimdi sıra Fırat'ın doğusuna gelmiştir. ya söz konusu güvenli bölge Türkiye'nin meşru güvenlik ihtiyaçlarına göre kurulacak, ya da Fırat'ı doğusunda hilalin iradesi yükselecektir" şeklinde konuştu.
'BİZ TAM BAĞIMSIZ YAŞAYACAĞIZ'
CHP'nin terörle mücadeleyi sulandırmaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
"ABD'nin oyalama taktikleri, terör örgütü PKK/YPG'ye TIR'lar dolusu silah sevkiyatı Türkiye'nin azmini kırmaya yetmeyecek, tehditler işe yaramayacaktır. Türk milleti zilleti muhakkak alt edecektir. Bunun başka çaresi yoktur. CHP-HDP-İP ve diğer işbirlikçilerinin korkuları bundandır. Ne var ki, korkunun sonu ve sonucu yoktur. Kim ne yaptıysa bedelini ödeyecektir. Türk milletine kafa tutanın akıbeti kafasının kopmasıdır. Terör örgütlerini bekleyen son da budur. CHP terörle mücadeleyi sulandırmaktan, HDP'yle girdiği zelil ortaklıktan derhal vazgeçmelidir. CHP yönetimi biraz erdem sahibiyse, yanlışa sırt dönecek dirayeti gösterebilmelidir. Milli meseleler siyaset üstü ele alınmalı, gizli ajandaların, sinsi müzakere ve mutabakatların yörüngesinden kurtarılmalıdır. Milli güvenliğimiz oy hesaplarına kurban verilmemelidir. Türkiye yandıktan, beka harap olduktan sonra neyin siyasetini, nasıl ve hangi hakla yapacağız? Milletin soluğu kesilince, vatanın üzerine esaret şalı örtülünce sandık neye yarayacak, çok oy aldım, az oy kazandım demenin manası ne olacaktır? Önce ülkem ve milletim demedikten sonra kayıp mukadderdir. Siyasi ego ve nefsi dizginlenmeyen, milli çıkarları ve istiklal haklarımızı görmezden gelen kim varsa başkalarının uşağı olmaya mahkümdur. Biz ne uşak olacağız, ne de başkalarını uşak göreceğiz. Biz tam bağımsız yaşayacağız, Türkiye Cumhuriyeti'nin sonsuza kadar yaşaması için cansa can vereceğiz, fedakarlıksa bunun gereğini sonuna kadar yapacağız"
'DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ'
Türkiye'nin mazlumların nabız atışı olduğunun altını çizen Bahçeli şöyle devam etti:
"Türkiye'den Suriye çıkarmaya, Türkiye'yi Irak'a çevirmeye, Türkiye'nin gelecek aydınlığını söndürmeye çalışanlar, biliniz ki vatan haini, millet düşmanıdır. Sığınmacı akınıyla ülkemizi tehdit edenler ters köşeye yatacaklardır. Bunlara karşı vatanımızı hep birlikte ve korkusuzca savunacağız. Bunlara karşı devletimizin ve hükümetimizin arkasında sapasağlam duracağız. Cumhur İttifakı'nı siyasi hesap yapmadan, dürüstlükten ayrılmadan, inançla ve samimiyetle yaşatacağız. 2023 Lider Ülke Türkiye hedefine kesinlikle hizmet edeceğiz. Cumhur İttifakı'nı sabote etmeyi aklından geçiren, parti kuruyorum diyerek küresel sömürü çarkına yakalarını kaptıran, oyuna gelip Türkiye'yi hançerlemeyi düşünen, FETÖ'ye ve PKK'ya gülücükler saçan, gevezelikte sınır tanımayıp özgül ağırlıklarını beş paralık edenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Türkiye mazlumların nabız atışıdır. Türk milleti zalimlerin tam karşısındadır. Direne direne kazanacağız, mücadele ede ede her türlü musibetten kurtulacağız. MHP ile AK Parti'nin teşekkül ettirdiği Cumhur İttifakı, bunu sağlamaya muktedirdir. İstikbal bizimdir. İrade Türk milletinindir. İstiklal Türkiye'nin ebedi hakkıdır. Hakkımız yedirmeyiz, hakkımızı ezdirmeyiz. Gerekirse hakkımızı söke söke almasını da biliriz. Türkiye huzura ve sükünete birlik, beraberlik ve kardeşlik hukuku içinde mutlaka ulaşacaktır. Buna CHP, HDP, İP, PKK, FETÖ, yerli ve yabancı işbirlikçileri, hayasız destekçileri engel olamayacaktır."
'HİZMET SEVDAMIZIN ÖNÜNÜ KESEMEYECEKLERDİR'
Milliyetçi Hareket Partisi'nin varlığıyla umutların diri olduğuna işaret eden Bahçeli, "Bizim maksadımız halistir, mazimiz temizdir, hedeflerimiz ise büyüktür. Milliyetçi Hareket Partisi varsa umutlar diridir. Milliyetçi Hareket Partisi varsa gelecek parlaktır. Milliyetçi Hareket Partisi varsa henüz hiçbir şey bitmiş değildir. Vazgeçilmez hazinemiz vatan ve millet sevgisidir. Tartışmaya açık olmayan kararlığımız Türkiye ve Türk milletinin milli, tarihi, kültürel hak ve çıkarlarıdır. Üzerine titrediğimiz hassasiyet ise dünyayı Türkçe okuyabilmektir. Bizde ayrımcılık yapmak, partizanlığa heves etmek, yandaşları kayırarak ilerlemek yoktur. Devletin kaynaklarını peşkeş çekmek, ulufe dağıtır gibi millet emanetini çiğnemek yoktur. Güvence bizzat Milliyetçi Hareket Partisi'nin duruşu, engin tecrübesi ve haysiyetli mazisidir. Belediye başkanlarımız sizlerin emrindedir. Hiçbir odak, hiçbir sahte demokrat ve proje elemanı Bayburtlu kardeşlerimizle aramıza giremeyecektir. Hizmet sevdamızın önünü kesemeyeceklerdir. Dengeli şehircilik iddiamızdan, herkese ve her kesime ulaşma gayemizden ödün vermeden Bayburt'u yükselteceğiz. Çalışmaya ve başarmaya sınır koymayacağız. Mücadelemizin zamanı, mesaisi yoktur. Mücadelemizin heyecanı ise pek çoktur. Sağ olun, var olun, Yüce Allah'a emanet olun. Ne Mutlu Türküm Diyene" diyerek konuşmasını tamamladı.
Bahçeli konuşmasının ardından, düzenlenen yemek programına katıldı. 

ABONELERİMİZİN DİKKATİNE
AŞAĞIDAKİ FTP ADRESİNDEN GÖRÜNTÜNÜN TAMAMINA, LOGOLU OLARAK ERİŞEBİLİRSİNİZ..

FTP ADRESİ: ftp://178.211.55.226
KULLANICI ADI: dhaabone 
ŞİFRE: dha

Haber-Kamera: Selçuk BAŞAR/Sinan UÇAR/ BAYBURT,

========================

Feyzioğlu: Yargı Reform Strateji Belgesi'nin çıkması için her şeyi yapıyoruz

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, "Barolarımızın çok büyük çoğunluğu gündemimizdeki Yargı Reformu Strateji Belgesi'ne tam destek vermektedir. Barolarımızın çok büyük çoğunluğu bu belgenin kanunlaşması için elinden geleni yapmaktadır. Ekim ayında, inşallah meclisimizin ilk gündem maddesi olarak masaya gelecektir" dedi.
Sivas'ta düzenlenen İç Anadolu Barolar Başkanlığı Toplantısı, Cumhuriyet Meydanı'nda bulunan Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Türkiye Barolar Birliği ile toplantıya katılan barolar anıta sundu. Çelenk sunma töreninin ardından toplantının yapılacağı otele geçildi.
Toplantıda konuşan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Yargı Reformu Strateji Belgesi'ne değinerek, "Barolarımızın çok büyük çoğunluğu gündemimizdeki Yargı Reformu Strateji Belgesi'ne tam destek vermektedir. Barolarımızın çok büyük çoğunluğu bu belgenin kanunlaşması için elinden geleni yapmaktadır. Ekim ayında, inşallah meclisimizin ilk gündem maddesi olarak masaya gelecektir. Sadece biz avukatların dağlar kadar birikmiş sorunlarını çözmekle kalmayacak, vatandaşlarımızın adliyelerden beklentilerini de büyük ölçüde çözecektir, çözmeye başlayacaktır" diye konuştu.
Tüm sorunların bir günde, bir kanunla, bir paketle çözülmesini beklemediklerini ifade eden Feyzioğlu, şunları söyledi:
"Önemli olan ilk adımı atmaktır. Uzaya da gidecek olsanız, ilk adımı atıp kaldırıma ayak basmak zorundasınız. Sokağa çıkmak zorundasınız. Şu halde birileri umutsuzluk yaymaya çalışsa da, birileri 'olmaz, niyet yok, iyi niyet yok, yapılmaz' demeye çalışsa da biz barolarımızın çok büyük çoğunluğu ve emin olunuz avukatlarımızın ezici çoğunluğu, bu belgenin çıkması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Umutluyuz ve verilen en üst düzeyden sözün gereğinin yerine getirileceğine inanıyoruz ve takipçisiyiz. Sivas sokaklarında dolaşırken, vatandaşlarımız ne dedi biliyor musunuz? 'Sivas fabrika bekliyor, Sivas yatırım bekliyor, sizin adli yıl konuşmanızı dinledik. Adli yıl konuşmasında dediniz ki 'en etkili teşvik, güvenilir hukuk sistemidir' dediniz. O yüzden biz yargı reformunun çıkmasını, Sivas olarak bekliyoruz'. Vatandaşımızın, ne yapmak istediğimizi, neyin mücadelesini verdiğimizi anladığını biliyorduk. Bu cümleler de bize bir kez daha, bir ispat mahiyetinde oldu."
Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

Görüntü Dökümü
------------
-Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması
-Toplantıdan görüntüler
-Feyzioğlu'nun konuşması

Haber-Kamera: Uğur YİĞİT/SİVAS,

======================

Oyuncu Şevket Çoruh'a İzmir'de saldırı (Ek bilgilerle ve görüntüler yeniden)

İzmir'de oyuncu Şevket Çoruh, meslektaşı Murat Akkoyunlu ile birlikte sahnelediği tiyatro oyunundan sonra gittiği restoranın önünde köpeğe eziyet ettikleri iddiasıyla sözlü uyarıda bulunduğu bir gup tarafından saldırıya uğradı. Olayın ardından bir barın çalışanları olduğu öğrenilen 2 kişi gözaltına alındı, kavgaya karışan diğer kişilerin de arandığı belirtildi. Çoruh, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda "İzmir'in göbeğinde darp edildik. Sokak hayvanlarını ezmeye çalışan bir taşıta müdahale ettiğimiz için linç edilmeye çalışıldık" dedi.
Kanal D ekranlarında yayınlanan Arka Sokaklar dizisinin de oyuncularından olan Şevket Çoruh, İzmir'in Narlıdere ilçesinde, oyuncu arkadaşı Murat Akkoyunlu ile birlikte 'Bir Baba Hamlet' oyununu sahneledi. Oyundan sonra otele geçmeden önce Akkoyunlu ile Pasaport semtindeki restorana uğrayan Şevket Çoruh, bu sırada cadde üzerindeki sokak hayvanlarına çarpacak şekilde araç kullanan sürücüye sözlü müdahalede bulundu. Bu duruma tepki gösteren sürücü ve arkadaşları, Çoruh ile olaya müdahale etmeye çalışan Murat Akkoyunlu'ya saldırdı. Olay iki oyuncunun sığındığı restoran içinde de devam etti. Çevredekilerin müdahalesi ve polisin gelmesiyle, grup bölgeden ayrıldı. Şevket Çoruh ve Murat Akkoyunlu ise polislerle birlikte Kantar Polis Merkezi'ne gidip şikayetçi oldu. Yaklaşık üç saat polis merkezinde kalan oyuncular, çıkışta açıklama yapmadı. Bu arada polisin araştırmalarından sonra kavgaya karıştığı saptanan grup üyelerinden, yakındaki bir barın çalışanları olduğu öğrenilen 2 kişi gözaltına alındı. Bu kişiler de iki oyuncunun kendilerine saldırdığını ileri sürüp şikayetçi oldu. Kavgaya karışan diğer kişilerin de arandığı belirtildi. Savcının, her iki tarafın da birbirlerinden şikayetçi olduğu olaya dair belgelerin, elden kendisine ulaştırılmasını istediği öğrenildi.
YAŞADIKLARINA SOSYAL MEDYA HESABINDAN TEPKİ GÖSTERDİ
Oyuncu Şevket Çoruh yaşadıklarına sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Şevket Çoruh, twitter hesabından "İzmir'in göbeğinde darp edildik. Servet'in içinde yirmiye yakını eli bıçaklı insan tarafından. Canımızı kurtardık şimdilik. Kantar Polis Merkezindeyiz. Sokak hayvanlarını ezmeye çalışan bir taşıta müdahale ettiğimiz için linç edilmeye çalışıldık" paylaşımlarında bulundu.
OYUNCUYA SALDIRI ANLARINI ANLATTI
Olayı anlatan restoran müdürü Erdoğan Akkoç, "Şevket Bey, tanıdığımız ve her zaman bizi tercih eden müşterimiz. Olay anında bir araç havlayan köpeklere karşı zik zak yaptı. Bu duruma Şevket Bey, müdahale etti. Sonrasında ise sürücü ile Şevket Bey ve yanındaki arkadaşı arasında tartışma yaşandı. Bu sırada sürücünün arkadaşlarının da müdahale etmesi üzerine olay büyüdü. Olayın bizim restoranımızla ilgisi yok ama biz de müdahale ettik, yatıştırmaya çalıştık. Yaşananlar üzücüydü" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------
Kantar Polis Merkezi'nden görüntü
Olay yerinden görüntü
Restoranın müdürü Erdoğan Akkoç ile röp
-Anons

Haber: Taylan YILDIRIM - Halil İbrahim KARABIYIK -Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

====================

Muhittin Böcek: İlk bitireceğimiz proje
TÜRKİYENİN EN BÜYÜK MİLLET BAHÇESİ YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ

Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı AK Parti'li Menderes Türel tarafından projelendirilen ve yıkılan eski stadyum alanının yanı sıra Kent Müzesi ve Karaalioğlu Parkı'nı da içine alacak şekilde planlanan 137 dönümlük projenin henüz bitirilmemesi eleştirilere neden olurken, önceki dönemde dikilen palmiye ağaçları ise kurumaya başladı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "137 dönümlük alana inşa edilen millet bahçesinin ilk bölümü, ekim ayının son haftasında başlayacak Altın Portakal Film Festivali öncesinde hizmete açılacak" dedi.  
PROJE DURDURULDU
31 Mart yerel seçimlerinde yönetimin değişmesinin ardından göreve gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Muhittin Böcek, bir önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı olan Menderes Türel döneminde temelleri atılıp, 137 dönümlük alan üzerinde hayata geçirilen Türkiye'nin ilk ve en büyük millet bahçesi olacak projede çalışmaları 15 Haziran'da durdurdu. Bölgeye görsel güzellik katması için dikilen 18 palmiye ağacı ise tek tek kurumaya başladı. Yapılan çimlendirme çalışmaları ise bakım yapılmadığı için sarardı. Proje kapsamında bölgede bulunan iş makinelerinin çalışmaları durduruldu. Çevre sakinleri şehrin ortasında şantiye halinde kalan projenin devam etmemesine tepki gösterdi. Büyükşehir Belediyesi, temmuz ayında çalışmaları yeniden başlattı.
MAHALLE MUHTARI: BİR AN ÖNCE BİTMESİNİ İSTİYORDUK
Millet Bahçesinin hemen karşısında yer alan Haşim İşcan Mahalle Muhtarı Halil Ay gerçekten büyük bir projeye şahit olduklarını söyledi. Ay, "Bir an önce bitmesini istiyorduk. İnşaat halinden mahalle halkı olarak şikayetçi olduğumuzu belediyeye söylemiştik. Önümüzdeki ayın 15'inde açılacağını bize söylediler. Mutluyuz, vatandaşın istediği hizmettir. Bir an önce buranın bitmesini bekliyoruz. Millet bahçesini bütün vatandaşlarımız kullanacak. Bizim için önemli olan buranın bitmesi ve Antalya'ya kazandırılması. Otopark için de aynı tarihte açılacağını söylediler. Bittikten sonra burası güzel bir görünüme kavuşacaktır" dedi.
MUHİTTİN BÖCEK: İLK BİTİRECEĞİMİZ PROJE
Başkan Muhittin Böcek ise yaptığı açıklamada, bir önceki yönetim döneminde başlayan projelerden millet bahçesi ve nekropol alanındaki Doğugarajı projesinin ilk tamamlayacakları projeler arasında yer aldığını söyledi.
PROJENİN ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'NDEN ÖNCE BİTİRLMESİ HEDEFLENİYOR
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 137 dönümlük alana inşa ettiği millet bahçesinin ilk bölümü, ekim ayının son haftasında başlayacak Altın Portakal Film Festivali öncesinde hizmete açılacak. 
İKİNCİ ETAPTA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR HEDEF 15 EKİMDE AÇMAK
Projenin ikinci kısmını içeren Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin eski yerleşkesinde de çalışmalar devam ediyor. Tasfiye çalışmalarının tamamlandığı bu alanda, altyapı sulama sistemleri de sona erdi. Bitki dikimine hazır hale gelen alanın da kısa süre içinde tamamlanması bekleniyor. Projede son olarak Atatürk Spor Salonu'nu da içeren kısım tamamlanacak.
Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı AK Parti'li Menderes Türel tarafından projelendirilen ve yıkılan stadyum alanı yerinde yapımına devam edilen millet bahçesinin, 15 Ekim'de hizmete açılması planlanıyor. 33 bin kişilik Antalya Stadyumu'nun yapılmasının ardından yeşil alana dönüştürülmek üzere yıkılan eski stadyum alanının yanı sıra Kent Müzesi ve Karaalioğlu Parkı'nı da içine alacak şekilde planlanan 137 dönümlük proje, tamamlandığında Türkiye'nin en büyük millet bahçesi olacak.
TÜREL DÖNEMİNDEKİ ÇALIŞMALAR
Eski Başkan Menderes Türel döneminde proje kapsamında yer altında inşa edilen 3 katlı otopark hizmete hazır hale geldi. 73 metre çapındaki ışıklı süs havuzu ile otopark üzerindeki kuru havuzun yapım işi tamamlandı ve test aşamasına getirildi. Mevcut ağaçların korunduğu projede görsel güzellik sunan 18 hurma ağacı dikimi yanında 250 ağaç ile endemik çalı, mevsimlik çiçek ve Antalya'ya özgü tropik bitkilerin de içinde bulunduğu 8 bin bitkinin dikimi gerçekleşti. Millet bahçesine 17 bin 500 metrekare rulo çim ekimi ve yeşillik çalışmaları da tamamlandı.
İŞİN BİTİŞ TARİHİ BELİRSİZ
Projenin yapıldığı alandaki tabelada, işi yapan firma ile belediye arasındaki sözleşme bedelinin 43 milyon 420 bin olduğu gösteriliyor. İş başlamanın 13 Haziran 2017 olduğu belirtilen tabelada, işin süresi ise belirtilmiyor.

Görüntü Dökümü
-----------
-Bahçe içersinden drone görüntüleri
-Röp: Mahalle Muhtarı Halil Ay
-Girişteki tabelanın görüntüsü

407 MB//3.40 SN ( HD )

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,  

==================

4 gündür haber alınamayan emekli matbaacı evinde ölü bulundu

İzmit'te, 4 gündür haber alınamayan emekli matbaacı Sırrı Kanber (79) evinde ölü bulundu.
Olay sabah saatlerinde Mehmet Ali Paşa Mahallesi Müjde Sokak'ta meydana geldi. Yalnız yaşayan emekli matbaacı Sırrı Kanber'i 4 gündür göremeyen mahalle sakinleri durumu polise bildirdi. Eve gelen polis ve sağlık ekipleri, evin koridorunda Sırrı Kanber'in cansız bedeniyle karşılaştı. Yapılan incelemelerin ardından Kanber'in cenazesi ölüm nedeninin araştırılması için otopsi amacıyla Kocaeli Devlet Hastanesi'nin morguna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
--------------
-Polis ekiplerinin incelemeleri
-Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmaları
-Detaylar

Haber-Kamera: Selda Hatun TAN/İZMİT(Kocaeli),

=================

Türkiye sınırına yakın kamplara yerleşen sivillere insani yardım

Suriye'de rejimin saldırılarından kaçarak Türkiye sınırındaki kamplara yerleşen sivillere 60 araçlık insani yardım malzemesi gönderildi.
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) ile Fetih Der tarafından, 'Yalnız Değilsiniz' konvoyu ile kamplara yerleşen 3 bin aileye 3 bin adet gıda kolisi, 200 adet çadır, 25 ton un, 50 ton temiz içme suyu gönderildi. İHH Suriye çalışmaları Bab-El Hava ofis sorumlusu Şuayip Altun, son günlerde Suriye rejiminin İdlib kırsalına yönelik saldırıları nedeniyle en az 500 bin insanın Türkiye sınırına yakın bölgelere sığındığını belirtti. Altun, "İnsanlar evlerini terk ederken beraberlerinde hiçbir ihtiyaç malzemesi getiremediler. Siviller çok zor durumdalar ve çok sıkıntılı günler geçiriyorlar. İHH olarak Fetih-Der'in de destekleriyle 60 araçtan oluşan bir yardım konvoyu organize ettik. Yardım araçlarında bulunan malzemelerle savaş mağduru sivillerin yaralarını sarmayı ümit ediyoruz" dedi.
Fetih-Der Başkanı Yılmaz Bulat ise, bombaların altında yaşam mücadelesi veren İdlib halkının sessiz çığlıklarına duyarsız kalmamak için yardım konvoyu organize ettiklerini belirterek, "Suriye'de 9 yıldır gördüğümüz acı tablo İdlib'te her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Vicdan sahiplerinin bu drama duyarsız kalmaması gerekiyor. Bu nedenle saldırılardan kaçarak Türkiye sınırına yakın bölgelere sığınan siviller için düzenlediğimiz konvoydaki insani yardım malzemelerinden 3 bin aile yararlanacakö diye konuştu.
Hatay'ın Reyhanlı ilçesi Cilvegözü Gümrük Kapısı'na 5 km uzaklıkta bulunan Suriye'nin Bab-El hava sınır kapısındaki törenin ardından araçlar kamplara hareket etti.

Görüntü Dökümü
-----------
-İHH'dan Şuayip Altun'un konuşması
-Araçlar hareket ederken
-Detaylar

SÜRE: 01'50", BOYUT: 206 MB

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI(Hatay),

==================

Futbol topuyla akrobatik hareketler yapan genç, ilgi topladı

Elazığ'da Afganistan uyruklu 15 yaşındaki Shahrokh Mohammadi, futbol topuyla yaptığı akrobatik hareketlerle ilgi odağı oldu.
Ülkesi Afganistan'dan 7 yıl önce ailesiyle birlikte Türkiye'ye gelerek Elazığ'da yerleşen Shahrokh Mohammedi, futbola olan sevgisi nedeniyle zamanının büyük bölümünü futbol topuyla geçiriyor. Topla akrobatik hareketler yapan Mohammedi, Gazi Caddesi'nde hünerlerini sergiliyor.
Çevredekilerin yoğun ilgi gösterdiği Mohammadi, futbolu çok sevdiğini belirterek, "Kendimi geliştirmek istiyorum. Futbol topu benim her şeyim" dedi.

Görüntü Dökümü
--------
Akrobatik hareketlerden görüntü
Genel ve detay görüntü

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 118 MB

Haber- Kamera: Erkan BAY/ELAZIĞ,


Kaynak: DHA