Dha Yurt Bülteni-4

Dha Yurt Bülteni-4

1)KARADENİZLİ BALIKÇILAR OKYANUS'A AÇILDI.

Dha Yurt Bülteni-4

1)KARADENİZLİ BALIKÇILAR OKYANUS'A AÇILDI.

KARADENİZ'de bu sezon balık avında umduğunu bulamayan balıkçılar rotalarını okyanus aşırı ülkelere çevirdi. Trabzon'dan yola çıkan 60 dolayında tekne sahibinden 30'u Moritanya, 5'i Nijerya, 25'i ise Rusya ve Gürcistan karasularına yöneldi. Karadeniz'de yeni sezona 'Vira bismillah' diyerek başlayan ancak balık avında umduğunu bulamayan balıkçılar geçen sezonlara oranla en kısır dönemlerini yaşıyor. Avlanmada yaşanan sıkıntılar ve beraberinde de balık fiyatlarının tezgahlara yüksek olarak yansımasıyla kötü günler geçiren balıkçılar, teknelerinin rotalarını Okyanus ülkelerine çevirdi. Trabzon'dan son 2 haftada yola çıkan 30 tekne sahibi Moritanya, 5'i Nijerya, 25'i ise Rusya ve Gürcistan karasularına yöneldi. 3 ay önce Okyanus ülkelerine açılan bazı balıkçı tenkeleri de geri dönmeye başladı. Okyanus ülkelerinde iyi bir balık avı dönemi geçiren balıkçılar yeniden Okyanus'a açılmak için hazırlık yapmaya başladı.  

'UMDUĞUNU BULAMAYANLAR MORİTANYA'YA YÖNELDİ'

Balıkçı İsmail Usta hamsi avının erken başlayıp erken bittiğinden yakındı. Usta, Moritanya'da balık avcılığının daha karlı olduğunu dile getirerek şöyle dedi:

"Karadeniz'de hamsi avı erken başladı ve erken bitti. Hamsi Gürcistan'a geçti. Biz de gereken hazırlıklarımızı yaparak oraya gideceğiz. Bazı teknelerde okyanusa açıldı. Moritanya'da yapılan büyük balık avcılığı buradakinden daha karlı. Balıkçılarımızdan bu yüzden buralara gidiyor.Bu yıl Balıkesir tarafından da bir çok balıkçı buraya geldi. Karadeniz'de bu yıl önceki yıllara nazaran daha çok tekne oldu. Karadeniz'de umduğunu bulamayan balıkçı arkadaşlarımızda Moritanya'ya giderek orada avcılık yapıyorlar"

'KARADENİZ ARTIK KÜÇÜK BİR GÖL OLDU'

Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, kötü bir sezon yaşadıklarını, başka ülkelerde balık avlanmak zorunda kaldıklarını ve buna da üzüldüğünü söyledi. Karadeniz'in artık küçük bir göl olduğunu öne süren ve bunun da balıkçıklara yetmediğini kaydeden Denizer, "Karadenizli balıkçılar bu yıl hem palamut hem de hamside umduğunu bulamadı. Artık her geçen yıl bir öncekini aratan bir Karadeniz oldu. Buna yetkiler bir an önce bir önlem almalılar. Her gecen gün tekne sayısı artıyor. Buna müsaade ediliyor kimse de 'Dur' demiyor. Balıkçılarımız dünyanın diğer ülkelerine Okyanus'a açılmaya başladılar. Kendi ülkemizde olan avcılığı bitirip, bu ülkelere gidiyoruz. Buna üzülüyorum. Karadeniz artık küçük bir göl oldu Balıkçılarımıza yetmiyor" dedi.

'BALIKÇILARIMIZ BAŞKA ÜLKELERE YÖNELİYOR'

Avlanmada yaşanan sıkıntılar üzerine Moritanya, Fas, Cezayir gibi ülkelerin denizlerinde avlanma yapıldığına işaret eden Denizer "Teknelerimiz Moritanya, Fas, Cezayir, Tunus gibi okyanus ülkelere gidiyor. Orada sardalye ve 3-5 kiloluk büyük balıklar avlıyorlar. İlk zamanlarda balıkçılarımız buradaki gibi diledikleri kadar balık tutabiliyordu. Bunu gören Moritanyalı yetkililer de bizim teknelere kısıtlama koydu. Bazı kriterler ortaya koyuldu. Artık balıkçılarımız başka ülkeleri arıyorlar. Balıkçılarımızın Karadeniz'deki kazancından çok daha fazlasını buralarda kazanabildikleri için oralara gidiyorlar. Bu tekneler çok büyük masraflar yapılarak Okyanusa çıkıyor. İnşallah bol kazançla dönerler" diye konuştu. 

'KENDİ KARASULARIMIZA SIĞMAZ HALE GELDİK'

Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu ise teknoloji ve imkanların artmasıyla arık kendi kara sularına sığmaz hale geldiklerini kaydederek "'Denizlerimizde bu yıl bandırma bölgesinden gelen balıkçılar vardı. Karedeniz de hamsi ülkemizi terk edince oradan gelen arkadaşlarda geri döndüler. Bizim bölgenin balıkçılarının bir kısmı da hamsi avı için Gürcistan'a gitti. Teknolojimiz ve imkanlarımız o kadar büyüdü ki artık kendi karasularımıza sığmaz hale geldik. Buda aslında Türk karasularındaki avcılık baskısını azaltıyor. Kendi balıkçılarımızın buralara gitmesi bizim denizlerdeki balıkların daha da çoğalması ve üremesini arttıracaktır" ifadelerini kullandı. 

Görüntü Dökümü 

-----------------------

Recep Denize'in konuşması

Ahmet Mutlu'nun konuşması

Balıkçı İsmail Usta'nın açıklaması

Okyanusta balık avı detayları

 Haber: Kamera: Osamn ŞİŞKO TRABZON -DHA

=====================================================

2)HARRAN'DA 12'NCİ YÜZYILDAN KALMA ÜÇ KUBBELİ HAMAM BULUNDU

DÜNYANIN en eski yerleşim yerleri arasında gösterilen Şanlıurfa'nın Harran ilçesindeki İçkale bölgesindeki kazı çalışmaları sırasında 12'nci yüzyıla ait üç kubbeli hamam bulundu. Kalıntılarının günümüze kadar tahribata uğramadan ulaştığı belirlenen hamamın, Harran'ın tarihine ışık tutacağı kaydedildi. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Harran'da, kalabalık bir ekiple İçkale'de süren kazı çalışmaları sırasında 14 adet olduğu rivayet edilen hamamlardan biri bulundu. Asur ve Emevilere bir dönem başkentlik yaptığı bilinen antik kentin birçok yerindeki tarihi eserleri ayağa kaldırma amacıyla yürütülen arkeolojik kazılarda Zengi Atabeyliği ve Eyyubiler Dönemi'ne ait Milattan Sonra 12'nci yüzyıllarına ait üç kubbeli hamam kalıntıları gün yüzüne çıktı. Tarih boyunca okul, tapınak, cami, sur ve medreseleriyle öne çıkan ören yerindeki kazılarda bu yıl önemli bulgulara ulaşılması planlanıyor.

Bu yıl gerçekleştirilen kazılarda tarihe ışık tutacak pek çok kalıntıya ait izleri gün yüzüne çıkmaya başladığını ifade eden Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, şunları söyledi:

"İçkale Saray Hamamı üç kubbelidir. Kubbeleri kısmen, oda duvarları ise tamamen korunarak günümüze ulaşmıştır. Soğukluk odasında çeşme, dairevi formlu havuz ve nişler, ılıklık odasında çeşme ve tas sekiler, iki adet sıcaklık odasında halvetler, kurnalar, sıcak ve soğuk su künk hatları yer alıyor. 13. yüzyılda Harran'ı gezen İbni Şeddad, Harran'da 14 hamamdan bahseder. Bu hamamlardan iki tanesi Harran'da yaptığımız kazı çalışmalarında gün ışığına çıkarıldı, o dönemde Zengi Atabeyi Nureddin Mahmut Zengi'nin de Harran'a geldiğini söyleniyor. Bu hamam diğer özelliği kale saraya ait olması dolayısıyla Selahattin Eyyubi bir kışını da Harran'da geçiriyor. Onların da sarayın hamamı olan hamamda yıkanmış olmasıyla bu hamam da ayrı bir değer veriyor ve bu açıdan da hamam önemlidir."

Kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Vali Abdullah Erin ile Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi çalışmalarından dolayı kazı ekibine teşekkür etti.

Görüntü Dökümü

-----------------------------------

Kazı çalışmaları

Bulunan hamam

Vali Abdullah Erin ile Başkan Nihat Çiftçi'nin inceleme yapması

Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ile röp.

Tarihi Harran Kalesi

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 386 MB

===================================================

3)OTOMOBİL TIR'IN ALTINA GİRDİ: 1 ÖLÜ

 ESKİŞEHİR'de otomobil, önünde giden canlı tavuk yüklü TIR'ın altına girdi. Kazada ölen otomobil sürücüsü Salih Ayaz'ın (27) cesedini itfaiye ekipleri araçtan çıkardı.

Kaza sabah saatlerinde Eskişehir-Ankara karayolu Organize Sanayi Bölgesi, Sarar Fabrikası karşısında meydana geldi. Ankara istikametinden kent merkezine gitmekte olan Salih Ayaz yönetimindeki 16 K 9519 plakalı otomobil, önündeki Nazif Akbaba'nın kullandığı canlı tavuk taşıyan 42 FMA 81 plakalı TIR'a aradan çarptı. TIR'ın altına giren otomobilin sürücüsü Ayaz olay yerinde yaşamını yitirdi. Otomobil, vinçle TIR'ın altından çıkarıldı. Ayaz'ın araçta sıkışan cesedi Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri tarafından çıkarılarak otopsi için Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Yetkililer, TIR Şoförü Nazif Akbaba'nın gözaltına alındığı kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-TIR'ın altına giren otomobilin,

-Olay yerindeki ekiplerin,

-Otomobilin vinçle TIR'ın altından çıkarılma çalışmaları,

-Otomobilin TIR'ın altından çıkarılması,

-TIR'daki canlı tavukların,

-Kaza yeriden detay görüntüler,

-Tabutun cenaze aracına konulmasından çekilen görüntüler bulunuyor.)

Haber-Kamera: Eyüp KELEBEK-ESKİŞEHİR,

===============================================================

(ÖZEL) 

4) GELİN VE DAMAT NİKAHTAN EVE HALK OTOBÜSÜYLE GİTTİ

MALATYA'da 2 yıl önce nişanlanan Selçuk Adaş (30) ile Ayşe Gülçin Bölükbaşı (27), nikah töreni sonrası toplu ulaşım araçlarının kullanımına dikkat çekmek amacıyla evlerine halk otobüsüyle gitti. Halk otobüsünde genç çifti damatlık ve gelinlikle gören yolcular, karşılaştıkları manzara karşısında şaşkınlık yaşadı. Malatya'da askeri personel olarak çalışan Kırıkkaleli Selçuk Adaş ile öğretmen Ayşe Gülçin Bölükbaşı, Fahri Kayahan Caddesi üzerinde bulunan Nikah Sarayı'nda nikahlarını kıydırıp dünya evine girdi. Yeni evli çift, toplu taşıma araçlarının kullanımına dikkat çekmek amacıyla durakta bekleyip gelen halk otobüsüne bindi. Otobüsteki yolcular, karşılarında Adaş'ı damatlıkla, Bölükbaşı'nı ise gelinlikle görünce şaşkınlık yaşadı. Otobüs şoförünün ücret almadığı çift, yolcuların ilgi odağı oldu. Gelin Ayşe Gülçin Bölükbaşı, farkındalık oluşturmak amacıyla eşiyle halk otobüsüne bindiklerini belirterek, "Bugün aynı zamanda doğum günüm, özellikle seçme nedenimizdi. Nişan tarihimize de denk getirdik. Çevreden çok güzel tepki aldık. Herkes tebrik etti" dedi. Otobüsteki yolcuların şaşkınlık yaşadığı çift, Yeşilyurt ilçesinden otobüsle Battalgazi ilçesinde bulunan Battalgazi Öğrenci Yurdu'na kadar yolculuk yapıp ardından yürüyerek evlerine gitti.

Görüntü Dökümü

----------------------------

Halk otobüsü

- Gelin ve damat

Otobüsten detaylar

Ayşe Gülçin Bölükbaşı ile röp.

Vatandaşla röp.

Çiftin otobüsle giderken el sallaması

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 227 MB

========================================================

5)2.5 YAŞINDA İLK KEZ DUYDU

RİZE'de, doğuştan duyma engelli 2.5 yaşındaki Berra Temizel, biyonik kulak cerrahi yöntemiyle iç kulağına yerleştirilen elektronik aygıtla ilk kez duymaya başladı. Ameliyat sonrası serviste doktorların ziyaret ettiği küçük kız ilk kez duyduğu sesleri anlamaya çalışması herkesi duygulandırdı.  

Güneysu İlçesi Adacami Mahallesi'nde oturan Şermin ve Muhammet Temizel çiftinin 3'üncü çocukları olan Berra'ya, 3 aylıkken götürüldüğü hastanede işitme testi uygulandı. Tepki vermeyen çocuğun işitme engelli olduğu tespit edildi. Başka sağlık sorunları da olması nedeniyle işitme tedavisi yaptırılamayan Berra, 2.5 yaşında, Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Burada bir dizi testler uygulanan Berra, biyonik kulak cerrahi yöntemiyle iç kulağına yerleştirilen elektronik aygıtla duymaya başladı.

RTEÜ Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Profesör Doktor  Hasan Türüt, Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Başkanı Profesör Doktor Engin Dursun ile Yardımcı Doçent Doktor Emine Demir, ilk kez duymaya başlayan küçük kızı ameliyat sonrası serviste ziyaret etti. Küçük kız ilk kez duyduğu sesleri anlamaya çalışması herkesi duygulandırdı.  

RTEÜ Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Başkanı Profesör Doktor Engin Dursun, İşitme kaybı hastalığı tedavisinde teknoloji ve tıbbın gelişmesiyle önemli yol kat edildiğini belirterek "Hastamız 2.5 yaşında bir çocuk. Her 2 kulağında da işitme kaybıyla doğuyor. Her bin canlı doğumdan bir hasta bu sağırlık dediğimiz işitme kaybıyla doğar. Eskiden bu hastalığa bir şey yapılamazken günümüzde teknoloji ve tıbbın gelişmesiyle birlikte biyonik kulak cerrahisi uygulanmaya başlandı. İç kulak yerine elektronik aygıt takılıyor. Bizim hastamızda yaptığımız tetkiklerde biyonik kulak kullanımına karar verdik ve ameliyatla her iki kulağa da biyonik kulak yerleştirdik. 1 ay sonra tüm ayarları yapıp şu anda da hastanın işitmesini test ediyoruz. Eskiden sağırlık bir engeldi ama günümüzde aşılması en kolay engellerden biri haline geldiö dedi.

Baba Muhammet Temizel de kızının duymaya başlamasına çok sevindiklerini belirterek "Devletimize teşekkür ediyorum. Bu parayla yapılacak bir iş değil. Hep dudak okumayla bir şeyler anlatıyorduk. Şükürler olsun. Geldik kısa sürede tedavimiz tamamlandı. 2.5 yıl üzerine çocuğumun kulağı ilk sesi duyduö diyerek çok mutlu olduklarını ifade etti.

Görüntü Dökümü

--------------------------

Çocuğun babasının kucağında görüntüleri

Cihazın takılması esnasında görüntüler

Ses gelmeye başladığında huzursuzluğu ağlaması

Doktor Engin Dursun'un açıklamaları

Baba Muhammet Temizel'in açıklaması

 Haber-Kamera: Aytekin KALENDER RİZE-DHA 

====================================================

6)MAHMUT ESAT BOZKURT ÖLÜMÜNÜN 74'ÜNCÜ YILINDA ANILDI

TÜRKİYE Cumhuriyeti'nin hukuki temellerinin atılmasında büyük payı bulunan Atatürk'ün yakın arkadaşlarından, eski Adalet Bakanları'ndan Mahmut Esat Bozkurt, ölümünün 74'üncü yılında, memleketi Aydın'ın Kuşadası ilçesinde törenle anıldı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aydın şubeleri, Aydın Barosu ile Kuşadası Belediyesi'nin düzenlediği bir dizi etkinlik ile Atatürk'ün Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, ölümünün 74'üncü yılında anıldı. Bozkurt önce Kuşadası Selçuk Karayolu üzerindeki Arvalya mevkiindeki mezarı başında dualarla anıldı. Ardından Kuşadası Belediyesi Erkan Yücel Sahnesi'ne geçildi. Buradaki törende Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Bozkurt'un ismini taşıyan torunu Mahmut Esat Bozkurt ve çok sayıda Kuşadalı katıldı. Bozkurt'un ismini taşıyan torunu Mahmut Esat Bozkurt, törene göğsünde dedesinin İstiklal Madalyası ile katıldı.

Anma töreni, Mahmut Esat Bozkurt'un aynı ismi taşıdığı dedesini anlatmasıyla başladı. Ardından konuşan CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı da hemşehrileri Mahmut Ezat Bozkurt ile gurur duyduklarını belirtip, "Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Cumhuriyet'in en temel taşlarını tek tek döşüyor. İktisat Bakanı olarak iki dönem, sonra Adalet Bakanı olarak Mustafa Kemal Atatürk ile beraber Cumhuriyet için çalışıyor" diyerek bu ülke için bu gün de mücadele verecek Bozkurtlar olduğuna inandığını söyledi

"ŞARTLARI DEĞERLENDİRMEK GEREKİR"

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da Mahmut Esat Bozkurt ile ilgili farklı değerlendirmelerin yapıldığını belirtip, "Bugünün şartlarıyla Bozkurt'un cümlelerini değerlendirmek çok kolaycılık olur, onu eksik ve yanlış anlarız. Onun düşüncelerini yıkılmış çökmüş ve paylaşılmayı bekleyen, sürekli toprak kayıplarıyla ağır göçler veren bir imparatorlukla düşünmek zorundayız. Hangi şartlarla fikriyatının geliştiğini, olgunlaştığını bilirsek yaptığı devrimin ve yaptığı her işin arkasındaki gerçekler anlaşılır. Dolaysıyla Bozkurt'un ve Atatürk'ün milliyetçiliği yıkıcı değil, yapıcı bir milliyetçiliktir. ve bu milliyetçiliğin bu günkü çıkış yolu olduğu, Ortadoğu'nun da yeniden birlik ve beraberlik içinde devam edebilmesi için reçetenin orada olduğunu bilmemiz lazım" dedi.

Mahmut Esat Bozkurt'un Cumhuriyet'in temeli sayılan birçok yasa ve çalışmaya imza attığını hatırlatan Feyzioğlu, "Bütün büyük devrimleri trilyonluk saraylardan yapmıyor. Bu devrimleri Ankara garındaki bir vagonda yaşayarak yapıyor. Yani tüm çalışma ofisi bir vagon. Bunları yapacak kadar bilgili, kültürlü olmasına rağmen, Atatürk kendisine Maarif Vekilliği önerdiğinde, 'O konuda bilgim ve kabiliyetim yeterli değildir' diyecek kadar büyük bilim insanıdır" diyerek, Bozkurt'un uygulamaları ve fikirleriyle adalete verdiği önemi anlattı.

"ADALETİN TECELLİ ETTİĞİNE İNANILMASI GEREKİR"

Bozkurt'un bir gezisinde Alanya hakiminin kendisini karşılamaya gelenler arasında yer almadığının belirtilmesi üzerine, "Biz onun ayağına gideriz, çünkü o hakim" dediğini hatırlatan Feyzioğlu, "Adalet mülkün, yani ülkenin temelidir. Adalet mekanizmasına güven yıkılırsa ülke temelsiz kalır. Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanların bir kere değil beş kere, defalarca düşünüp tartıp, ondan sonra cümlelerini sarf etmesi gerekir. Cumhurbaşkanı, eşi ağaca çıkan kadını yanına çağırıp 'Eşinin dosyasına bakarız" diyor. Ardından eşi tahliye edildi. Belki o kadının eşi zaten tahliye edileceği için tahliye edildi. Belki kimse hakimi arayıp, 'Dosyaya bak' demedi. Ama adaletin tecelli etmesi kadar, adalettin tecelli ettiğine herkesin inanması gerekir. Bu sebeple, 'Alanya hakiminin ayağına biz gideceğiz' diyerek tüm ülkeye ders veren Bozkurt'un tavrı bize gerekiyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Kuşadası Belediyesi Erkan Yücel Sahnesi'ndeki anma töreninden görüntü

-Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun konuşmasından görüntü

-Göğsünde dedesi Mahmut Esat Bozkurt'un İstiklal madalyasını ile törene gelen aynı ismi taşıyan torunu Mahmut Esat Bozkurt'un görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Latif SANSÜR/ KUŞADASI (Aydın),

==========================================================

7)YARALI ŞAHİNE İŞÇİLER SAHİP ÇIKTI

KONYA'nın Ereğli İlçesi'nde sağ kanadından yaralı olan şahine belediye işçileri sahip çıktı.

Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı 6'ncı Bölge Şefliğinde çalışan işçiler, Emirgazi İlçesi'nde yol çalışması yaptıkları sırada arazide uçamayan bir kuşun olduğunu fark etti. Bunun üzerine işçiler güçlükle sağ kanadından yaralı olan şahini yakalayıp, şantiye getirdi. Neden yaralı olduğu belirlenemeyen şahini, etle besleyen işçilerden Yaşar Öğül,"Bir kuşun uçamadığını fark ettik. Yanına yaklaştığımızda kuşun şahin olduğunu anladık. Kanadından yaralı olmasına rağmen yakalamakta güçlük çektik. Sonra kuşu alıp şantiyeye getirdik ve etle besliyoruz. Eğer orada bıraksaydık belki kurt ve diğer yırtıcı hayvanlar yiyebilirdi. Yetkililere de haber verip, kuşun tedavisinin yapılmasını sağlayacağız. Sonra tekrar doğaya bırakılır." dedi.  

(Görüntü Dökümü 

--------------

Şahinden detay

-Yaşar Öğül röp.

-Genel ve detay

(Haber- Kamera: Atilla ATMACA EREĞLİ KONYA DHA))

=============================================