Dha Yurt Bülteni - 16

Dha Yurt Bülteni - 16

Katil zanlısı kadın, Ceylin'i havluyla bayıltmış, makyaj kutusuyla vurmuş (4)CEYLİN'İN SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTIİzmir'in Ödemiş İlçesi'nde parkta kaybolan 10 yaşındaki Ceylin Atik'in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, komşusu tarafından öldürülen 10 yaşındaki Ceylin...

Dha Yurt Bülteni - 16

Katil zanlısı kadın, Ceylin'i havluyla bayıltmış, makyaj kutusuyla vurmuş (4)

CEYLİN'İN SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

İzmir'in Ödemiş İlçesi'nde parkta kaybolan 10 yaşındaki Ceylin Atik'in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, komşusu tarafından öldürülen 10 yaşındaki Ceylin Atik'in son görüntüleri ortaya çıktı. Ceylin'in katil zanlısı Ş.T.'nin evine girmeden önce yakındaki bir apartmana ait güvenlik kamerasınca görüntülendiği belirlendi. Görüntülerde Ceylin'in tek başına olduğu görüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

Güvenlik kamerası görüntüleri

Haber: İZMİR,

===============================

Küçük Tuğra, son yolculuğuna uğurlandı

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde, kalp damarları ters olarak dünyaya gelen ve yapay kalpli çocuklardan olan, akciğerinde su toplanması ve enfeksiyon nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü İzmir'deki Ege Üniversitesi Hastanesi'nde yaşamını yitiren 7 yaşındaki Tuğra Dizyörür, gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı. Tabutuna taraftarı olduğu Fenerbahçe'nin atkısı serilen küçük Tuğra, ailesinin yaşadığı Bodrum'u yasa boğdu.

Bodrum'da yaşayan Çiğdem- Mehmet Dizyörür çiftinin kalp damarları ters olarak dünyaya gelen ve 4 açık kalp ameliyatından sonra 11 Mart 2016'da takılan yapay kalp cihazıyla yaşamaya başlayan ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nde yoğun bakım servisinde yaşam mücadelesi veren çocukları Tuğra Dizyörür'den dün (çarşamba) akşam acı haber geldi. Aranan uygun kalp bulunamayan küçük Tuğra, doktorların müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi. Yaşam mücadelesini kaybeden Tuğra, annesi Çiğdem Dizyörür ve babası Mehmet Dizyörür ile sevenlerini yasa boğdu.

Küçük Tuğra'nın yakınları tarafından alınan cenazesi, bugün ikindide ailesinin yaşadığı Bodrum'un Bitez Mahallesi'ne götürüldü. Buradaki Adliye Camisi'nde düzenlenen cenaze törenine Dizyörürür'ün anne ve babası, yakınlarının da aralarıda bulunduğu yaklaşık 500 kişi katıldı. Tabutuna çok sevdiği ve taraftarı olduğu Fenerbahçe'nin atkısı serildi. Kılınan namazın ardından bir süre omuzlarda taşınan Dizyörür'ün cenazesi Bitez Mezarlığı'na götürülüp, toprağa verildi. Gözüyaşlı anne Çiğdem Dizyörür, kara toprağa verdiği oğlunun mezarı başından uzun süre ayrılamadı.

Dizyörür Ailesi'nin cenazeye katılan yakınlarından İdris Akbulut ve Selçuk Akbulut, acılarının büyük olduğunu belirtip, organ bağışının ne kadar önemli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------------------

-Tuğra Dizyörür'ün fotoğrafı

-Cenaze namazından görüntü

-Anne Çiğdem ve baba Mehmet Dizyörür'ün güçlükle mezarlığa yürümesinden görüntü

-Anne Çiğdem Dizyörür'ün oulunun mezarını başından uzun süre ayrılmamasından görüntü

-Dizyörür Ailesi'nin yakınları ile röp

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM (Muğla),

====================================

Hemşerilerinden Kılıçdaroğlu'na destek 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun memleketi Tunceli'de akşam saatlerinde açıklama yapan bir grup Tuncelili vatandaş, Kılıçdaroğlu'nun başlattığı adalet yürüyüşüne destek verdi. 

Akşam saat 17.30'da Cumhuriyet Caddesi üzerinde toplanan CHP'li grup ile CHP'li olmayan başka bir grup vatandaş, Kılıçdaroğlu lehine slogan atarak destek açıklaması yaptı. Basın açıklaması metnini okuyan CHP Tunceli İl Başkan Yardımcısı Kemal Zeki Solmaz, Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının kabul edilmez bir durum olduğunu belirterek, "Hepimiz görünmez bir çevrede yaşıyoruz. Kesintisiz ve doğru bilgi akışı olmadıkça, kör ve savunmasız kaldığımız bir dünyadır bu. Özgür basın olmazsa; o bakanın bileğine vurulmuş 700 milyarlık köle prangasını, tüm o köprülerin temelinde havuz medyasından haraç kesilen milyar eurolar olduğunu, Soma'daki ve Tuzla'daki işçinin aslında birer köle olarak çalıştırıldığını ve MİT tırlarında aslında silah olduğunu bilemezdik. Ne yazık ki bugünün Türkiyesi'nde dürüst gazetecilik bedelsiz değildir. Gerçeğin peşindeki gazeteci faşist, dikta rejimlerinin en ucuz, en adi suçlamasına uğramaktadır. Vatan hainliği. Hitler faşizminde Carl von Ossietzky, Putin Rusyası'nda Anna Politkovskaya, Mc Carthy Amerikasında Edward Murrow'un kaderini Erdoğan rejiminde Enis Berberoglu, Can Dündar ve Erdem Gül paylaşmaktadır. Niçin buradayız ve ne umuyoruz? Arkamızda soğuk hapishane duvarları ve önümüzdeki şu boşluğa haykırdığımız sözlerin kime ulaşmasını ve ne etki yaratmasını bekliyoruz ki? Türkiye Cumhuriyeti ordusunun neredeyse lağvedildiği, Genelkurmay Başkanı'nın terör örgütü liderliğinden hapis yattığı, haberciliğin bedelinin 'kara gömlekli' ve 'uzun bıçaklı' yargıç ve polisin elinde hapislerde sürünmek olduğu bu ülkede ne gücümüz olabilir ki? Buradayız çünkü Robert Kennedy'nin bundan 50 yıl ve biraz önce söylediği şu sözler, her zaman kulağımızın bir köşesindedir; 'Ne zaman bir insan bir ideal uğruna, başkalarının yaşamını güzelleştirmek için, veya haksızlığa karşı başkaldırdığında, baskı ve zorbalığın duvarlarını yıkan küçücük bir umut dalgası yaratır.' Bu umuda sarıldığımız için buradayız; özgürlük uğruna, özgürlüğünden ve yeri geldiğinde yaşamından vazgeçmenin boşuna olmadığına, inancımızdan ve bu şiara inanmış haysiyetli ve dürüst bir gazetecinin önünde saygı duruşunda bulunmak için buradayız. Enis Berberoglu ise Suriye'de ve Irak'taki kirli savaşta 'demokrasinin cephanesi' olmak yerine 'ırkçılığın ve mezhepçiliğin süngüsü' olmayı yeğlemiş, insan kalbi yiyen insanların başını kesen iblislere silah taşırken suçüstü yakalanmış bir tiranın kabadayılığı karşısında boyun eğmediği, diz çökmedigi için hapishanede. Enis Berberoglu, Can Dündar ve Erdem Gül, sade yurttaşa, atalarımızın bu ülkeyi özgür ve cesur insanın yurdu olsun diye kurduğunu hatırlattılar. Yapılan konuşmanın ardından grup, 5 dakikalık oturma eylemi yaptıktan sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Kalabalığın toplanması

-Kemal Zeki Solmaz'ın konuşması

-Atılan sloganlar

-Oturma eylemi

-Grubun dağılması

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ferit DEMİR/TUNCELİ, -

====================================

Foça'da 50 Suriyeli kaçak yakalandı

İZMİR'in Foça İlçesi'nden lastik botla ve yasa dışı yollarla Yunanistan'a geçmeye çalışan Suriye uyruklu 50 kişilik grup, sahil güvenlik ekiplerince yakalandı.

Foça- Yenifoça arasındaki Arslan Burnu Mevkii açıklarında, bugün saat 06.30'da, bir grubun arkasında motoru bulunan lastik botla ilerlediğini öğrenen sahil güvenlik ekipleri, bölgeye hareket etti. Grubun yerini tespit eden ekipler, motoru arıza yaptığı görülen bottaki grubun kaçak olduğunu belirledi. Suriyeli olan 14'ü çocuk, 8'i kadın 50 kişilik grup, sahil güvenlik botuna alındı. Karaya getirilen kaçaklar, Foça Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Yiyecek ve içecek gibi insani yardım yapılan kaçakların sorgularının ardından İzmir'deki İl Göç İdaresi'ne gönderileceği belirtildi.

Kaçakların Suriye'nin Başkenti Şam'dan yola çıktıkları, İzmir'in Basmane semtinde bir süre kaldıkları, kişi başı 400-500 dolar para vererek Yunanistan'ın Midilli Adası'na gitmek üzere organizatörlerle anlaştıkları, ancak sahilden ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra motorlarının arıza yaptığı öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Foça Balıkçı Barınağı'ndan genel görüntü

Toplama barakası dışında oturanlardan görünümler

Baraka içindeki mültecilerden görünümler

Haber- Kamera: Seyfi GÜL/ FOÇA (İzmir),

=========================================

Modacı Ege kardeşlerin acı günü

 BURSA'da yaşamını yitiren, Avrupa'nın tanınmış modacıları arasında yer alan Ayşe-Ece Ege kardeşlerin babası 82 yaşındaki Orhan Ege, gözyaşları arasında toprağa verildi.

Tedavi gördüğü Acıbadem Bursa Hastanesi'nde dün, yaşlılığa bağlı olarak yaşamını yitiren Orhan Ege için Ulu Camii'nde tören düzenlendi. Törene Paris'te kurdukları Dice Kayek markasıyla tanınan ve Türkiye'nin en önemli modacıları arasında yer alan Ege'nin kızları Ayşe ve Ece Ege kardeşler, yakınları, Milli Savunma eski Bakanı Turhan Tayan ile işadamları Hüseyin Özdelik, Ali Dinçkök, İlhan Parseker, Kadir Şankaya, Ömer Kızıl ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bursa'da bir dönem antikacılık yapan Orhan Ege, Pınarbaşı Mezarlığı'nda gözyaşları arasında toprağa verildi. 

Görüntü Dökümü:

--------------------------

-Ayşe - Ece Ege kardeşlerden görüntü

-Ayşe Ece kardeşler taziyeleri kabul ederken

-Ünlüler taziyede bulunması

-Cenaze namazının kılınması

-Tabutun taşınması

Detaylar

Haber: Recai GÜLER-Mehmet İNAN/BURSA, -

==========================================

Moğollar arkadaşının mezarını ziyaret etti

BODRUM'da 2010 yılında geçirdiği akciğer kanseri rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybeden Moğollar Grubu'nun bateristi Engin Yörükoğlu, aynı sahneyi paylaştığı arkadaşları ve dostları tarafından mezarı başında anıldı. 

Bodrum'da dün açılışı gerçekleşen 'Erkmen Sağlam'ın Objektifinden 7'den 77'ye Barış Manço Fotoğrafları' sergisinin açılışında sahne almak için gelen Moğollar Grubu, birlikte yıllarca sahne aldıkları baterist Engin Yörükoğlu'nun Kızılağaç Mahallesi Mezarlığı'nda bulunan mezarını ziyaret etti. Cahit Berkay, Taner Öngür, Kemal Küçükbakkal, Murat Küçük, Deniz Kahya'dan oluşan Moğollar Grubu'na, Yörükoğlu'nun yengesi İnci Yörükoğlu, sunucu ve televizyon yapımcısı İzzet Öz, Barış Manço'nun yapımcısı ve dostu Erkmen Sağlam, Manço'nun menajeri Tamer Şahin ve serginin genel yönetmeni Özden Dindar eşlik etti. 

Moğollar Grubu'nun kurucularından Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu ile gruptan öncesine dayanan arkadaşlıkları ve anıları olduğunu belirterek, "Selçuk Alagöz sayesinde 1966 yılında tanıdım ve o günden sonra onu kaybedene kadar birlikte müzik yaptık. Grubun dağıldığı dönemde de Fransa'da beraberdik. Barış Manço'nun sergisi vesilesiyle Bodrum'a geldik. Elimizden geldiğince, vaktimiz olduğunda mutlaka Engin'i ziyarete geliyoruz. Mekanı cennet olsun. Onu çok özledim" dedi. 

"YAŞAMAYI, HAYATI ÇOK SEVERDİ"

Taner Öngür de "Engin, yaşam sanatçısıydı. Sürekli pozitif enerji içinde yaşardı. İnsanlarla harika muhabbetleri olurdu, güldürürdü, neşeli, kızıl saçlı, çilli bir çocuktu. Sonra saçları döküldü ama hiç değişmedi. Yaşamayı, hayatı çok severdi. Davulla sevişerek davul çalan adam derlerdi. Davul çalarken de dili dışarıda, eğlenerek çalardı. Onu tanıyan herkes gülümseyerek hatırlıyor" ifadelerini kullandı. Grup üyeleri, Yörükoğlu'nu her Bodrum'a geldiklerinde andıklarını ifade ederek mezarlıktan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------------------

Cahit Berkay ile Taner Öngür ile röp.

Mezarlıktan görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber: Nilüfer DEMİR - Kamera: Hülya ELTEŞ/ BODRUM (Muğla),