Sarallar ve Şahinlerin Karşı Karşıya Geldiği Dava Başladı, Komandolar Adliyede Nöbet Tuttu

Sarallar ve Şahinlerin Karşı Karşıya Geldiği Dava Başladı, Komandolar Adliyede Nöbet Tuttu

Sarallar ve Şahinler'in karşı karşıya geldiği cinayetle ilgili Hüseyin Saral'ın oğlu Mert Saral'ın yargılanmasına başlandı. Jandarma komandolar adliyede nöbet tuttu.

Sarallar ve Şahinler'in karşı karşıya geldiği cinayetle ilgili Hüseyin Saral'ın oğlu Mert Saral'ın yargılanmasına başlandı. Jandarma komandolar adliyede nöbet tuttu.

Beykoz'da ünlü bir restoranda yemek yediği sırada Sedat Şahin'ne yakınlığıyla tanınan Mehmet Ali Büyüksarıoğlu'nun öldürülmesine ilişkin Hüseyin Saral'ın oğlu Hüseyin Mert Saral'ın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı.

JANDARMA KOMANDO BİRLİKLERİ ADLİYEDE NÖBET TUTTU

İstanbul Anadolu 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Hüseyin Mert Saral cezaevinden getirilirken, sanık avukatı da salonda hazır bulundu. Öte yandan, duruşma öncesi adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Duruşma salonu önünde jandarma komando birlikleri ve çevik kuvvet polisleri hazır edildi.

"İNTİKAM ARZUM OLMADI"

Kimlik tespiti sırasında aylık kazancının asgari ücret olduğunu söyleyen sanık Saral, savunmasında, "Ben okula gidiyorum. Normal bir sosyal çevrem vardır. Ben bu zamana kadar hiçbir suça karışmadım. Herhangi bir intikam arzum olmadı. Okulum dolayısıyla geleceğe dönük planlarım vardı. Planlarım arasında intikam almak gibi bir planım yoktur" dedi.

Üniversitede yeni medya bölümünde okuduğunu belirten Saral, "Olaya dair önceden bir plan yapamadım çünkü benim bulunduğum yere kendileri geldi. Çocukluktan beri tanıyorum. Maktülün kız kardeşiyle babam birlikte yaşıyorlardı" ifadelerini kullandı.

"ÖNLEM OLARAK YANIMDA SİLAH TAŞIYORDUM"

Mahkeme başkanının, 'Sürekli silah taşır mısın?' sorusunda sanık, "Sürekli taşımam ancak medyada da bilindiği olaylardan ötürü bilmediğim, çok sık gitmediğim yerlere giderken önlem olarak yanımda silah taşıyordum. Her zaman silah taşımıyorum. Zaman zaman silah taşıyorum" şeklinde cevap verdi.

"BABAMIN ÖLÜMÜNDEN DOLAYI TEDİRGİNDİM"

Sanık Saral, olay günü restorana öğle yemeği yemek için gittiğini söyleyerek, "Restorana tek başıma gittim. Maktülün oraya geleceğinden haberim yoktu, önceden haberim olması mümkün değil. Biz orada tesadüfen karşılaştık. Hatta ilk gördüğümde tereddüt ettim. 'O mu, değil mi' diye. İlk geldiğimde kapının orada duruyordu. Babamın ölümünden dolayı tedirgin haldeydim, çünkü babamın ölüm yıldönümüydü. Bana bir şey yapacaklar diye tedirgin oldum. Daha sonra tuvalete gittim, duygu silsilesi oldu aklıma geldikçe. Daha sonra içeri geldiğimde maktül masasında oturuyordu" dedi.

"PANİKLEYEREK ATEŞ ETTİM"

"Onlar dışarı çıktıklarında ben de çıktım, onlar iskeleyi geziyorlardı. Gözlerine bakmamaya çalışıyordum, ancak onları gözetliyordum" diyen sanık, "Bana doğru gelirken 'Mehmet' diye seslenmemle bana bakıp hareketlenmesi bir oldu. Ben de bana doğru hareketlenince panikleyerek silahı çekip 4-5 el ateş ettim. Sonra şahsı kontrol ettiğimde yaşıyordu, içerideki çalışanlara durumu kendim bildirdim" şeklinde konuştu.

Duruşmada olay günü restoranda garsonluk yapan Arif Yıldız tanık olarak dinlendi. Yıldız ifadesinde, "Ses duydum cam patladı sandım, maktül yere düştü, vuran kişiyi de ateş ederken gördüm. 4 el ateş etti sanırım. Sanık ölen şahsa küfür ediyordu. '12 sene sonra karşılaştım ve şans eseri burada öldürdüm' dedi" ifadelerini kullandı.

"TEKMEYLE VURDU, 'ÖLMEDİN Mİ SEN DAHA DEDİ"'

Tanık olarak dinlenen Barış Elitoğ ise beyanında, "Olay tarihinde garsonluk yapıyordum. Silah sesi duydum herkesin koştuğu tarafa doğru gittim. Gördüğümde vurulan kişi yerdeydi. 3-4 el silah sesi duydum. Daha sonra vuran kişi vurulan kişinin yanına geldi, tekmeyle vurdu ve ölmedin mi sen daha dedi. Tekrar ateş etmedi. Ölen kişiye küfür etti. 'Benim babamı öldürdü, kaç yıldır bu anı bekledim. Burada çıktı karşıma' dedi. Daha sonra ekipler gelip şahsı aldılar" dedi. Sanık avukatı söz alarak müvekkilinin tahliyesi yönünde beyanda bulundu.

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Hüseyin Mert Saral'ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumunu dikkate alarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPSİ İSTENİYOR

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 30 Ocak 2017'de Beykoz Anadolu Hisarı'nda ünlü bir restoranda meydana gelen silahlı saldırıda 58 yaşındaki Mehmet Ali Büyüksarıoğlu'nun hayatını kaybettiği ve iki kişinin yaralandığı anlatılmıştı.

Olaya ilişkin İtalya'nın başkenti Roma'da 31 Ocak 2005'te öldürülen Hüseyin Saral'ın oğlu Hüseyin Mert Saral'ın gözaltına alındığının kaydedildiği iddianamede, olayın kan gütme güdüsüyle planlı bir şekilde gerçekleştirildiği, aynı zamanda olay esnasında restorandaki genel güvenliğin tehlikeye sokulduğu belirtilmişti.

İddianame Hüseyin Mert Saral'ın "tasarlayarak kan gütme saikiyle öldürme", "korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 1 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.