Başbakan Erdoğan, Cnn Türk-Kanal D Ortak Yayınında Açıklaması

Başbakan Erdoğan, Cnn Türk-Kanal D Ortak Yayınında Açıklaması
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Büyük bir milletiz."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Büyük bir milletiz. Büyük bir millet kendisine yakışanı rahatlıkla yapmalı. Özgürlükler noktasında, inancımıza güveniyorsak inanç hürriyetinden korkmayacağız, düşüncemize güveniyorsak düşünce hürriyetinden korkmayacağız. Bu yola da böyle devam edeceğiz" dedi.

Başbakan Erdoğan, canlı yayınlanan CNN Türk- Kanal D ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Erdoğan, Afyonkarahisar'da içki içilmesini yasaklayan valilik genelgesini mahkemenin reddetmesi, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in İzmir hakkındaki sözlerinin tartışılması konusu hatırlatılarak, "Bunlara dair değerlendirmeniz olacak mı- Bunlar niye yaşanıyor Türkiye'de artık-" şeklinde sorulması üzerine, Afyon'daki konuyu tam bilmediği için bir değerlendirme yapmasının doğru olmayacağını söyledi. Ancak Kadıköy'de CHP'li belediyenin belli saatlerden sonra alkollü mekanları kapatma, alkollü içki satışlarını yasaklama gibi bir karar aldığını duyduğunu anlatan Erdoğan, "Yaptığı iş yanlıştır demiyorum. Bana göre doğrudur" ifadesini kullandı.

Erdoğan, medyada bu konuyla ilgili konuşulmadığını ifade ederek, bunu AK Parti'li bir belediye yapsaydı "kıyamet kopacağını" söyledi.

"Alkol almaz, aile olarak karşı, AK Parti yöneticilerinin büyük bir kısmının alkolle işi yok" şeklinde değerlendirildiğini belirten Başbakan Erdoğan, Anayasa'nın 58. maddesinde devletin gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alması gerektiğinin belirtildiğini kaydetti. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz bunu devlet olarak yaptığımızda, hükümet olarak böyle bir adımı attığımızda buna ters yaklaşılıyor. Biz şu anda Anayasa'nın amir hükmünü yerine getiriyoruz. Getiremediğimiz için de mahcubum milletime karşı. Niye- Çünkü şu anda bu uygulamaları fütursuzca, sınırsızca yapanlar var. Her yerde, okulların yanlarına kadar bir aralar geldi, girdi. Ben şu anda Yeşilay'ı destekliyorum. Diyorum ki 'çok ciddi bir STK faaliyeti olarak bu işin başını alın çekin."

İlimle baş başa, teknolojiyle iç içe, kitabı elinde tutan, ufku olan, sportmen, bilimle, sanatla uğraşan bir gençlik istediklerini dile getiren Erdoğan, "Alkolik bir gençlik istemiyoruz ve bu da bizim anayasamızın amir hükmü. Yaptığımız iş bu" diye konuştu.

Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'in İzmir için "irfan sahibi bir ilim adamını buraya müftü olarak atıyoruz" dediğini belirterek, Görmez'in bu sözleriyle atanılan müftünün tanımını yaptığını söyledi.

Görmez'in hem alim, hem arif bir müftün atadığını söylediğini bildiren Erdoğan, buradan başka şeyler çıkarma gayretinin yanlış olduğunu belirtti.

-HSYK üyelerinin seçimi-

HSYK üyesi 22 kişiden 16'sının son reformdan sonra üst ve alt kademe yargı mensuplarınca, kalanının siyasilerce seçildiği, ancak hazırlanan Anayasa taslağında bunun tam tersi bir durumun söz konusu olduğu belirtilerek, "Bu değişmez mi, değişmesi gerekmez mi- Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı bakımından..." şeklindeki soruya karşılık Erdoğan, "Böyle bir kesinleşmiş bir hüküm yok. Bunların hepsi bizim teklifimiz olarak bunlar oraya sunuldu. Müzakereye açık" yanıtını verdi.

Dünyada bunun uygulamaları olduğunu ifade eden Erdoğan, üzerinde tartışmalar, müzakereler yapılıp nihai neticeye varılabileceğini bildirdi.

-Ruhban okulu-

Erdoğan, Gökçeada'da Rum ilkokulunun eğitime başlatılması kararı alındığı belirtilerek, Ruhban Okulu'nun açılması konusunda bir engel olup olmadığının sorulması üzerine, "Engel var" dedi.

Erdoğan, bu konuyla ilgili ABD Başkanı Barack Obama başta, eski başkan George W. Bush, ABD dışişleri bakanları, Yunanistan başbakanlarıyla, bazı hükümet ve devlet başkanlarıyla konuştuğunu söyledi.

Ruhban Okulu hakkında "anlayışlı olsanız" dendiğini anlatan Erdoğan, kendisinin de bu işin çözülebileceğini söylediğini anlattı.

Bunun için Atina'daki iki caminin açılması isteğinde bulunduğunu belirten Erdoğan, Fener Rum Patriği Bartholomeos'a da Ruhban Okulu bulunmadığı, işlevi olmadığı için üyesi biten Sen Sinod Meclisi için "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak üzere dışarıdan papaz getirin, bunlar Sen Sinod Meclisi'nin üyesi olsun" dediğini bildirdi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ziyareti sırasında dini liderlerin misafir edildiğini ve konunun konuşulduğunu dile getiren Erdoğan, şu anda Sen Sinod Meclisi'nin 21 üyesi bulunduğunu söyledi. Erdoğan, bunun karşılığında Batı Trakya'da baş müftünün atamayla değil seçimle gelmesi isteğinde bulunduğunu ifade ederek, Merkel'e de buradaki yanlışın giderilmesi gerektiğini söylediğini dile getirdi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim oradaki müftülerimiz, kendi baş müftüsünü seçme yetkisine sahip olması lazım. Lozan buna amirdir, bunu gerektiriyor. 'Ben bunları görüşeceğim' dedi. 'Onu siz halledin. Ondan sonra siz buradaki Ruhban Okulu meselesini eş zamanlı olarak çözmeye ben hazırım' dedim. Hatta Samaras da buraya geldiğinde, Fethiye Cami ile alakalı olarak Meclis'ten geçirdiklerini söyledi.

Burada kilise tamir edeceksen, restore edeceksen gelin edin dedik. Bizim burada bir sıkıntımız, endişemiz yok. İnancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz. Biz burada rahatız. Eski, Türkiye'de doğmuş, büyümüş Rumlara 'tekrar Türkiye'ye dönün diyoruz' dedim."

Dönmek isterlerse vatandaşlık verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine ise Erdoğan, "Niye vermeyelim. Rahat olalım bu konularda" yanıtını verdi.

Süryaniler ve Ermenilerin buna dahil olup olmayacağı sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Süryanilerden dönüş var zaten. Şu anda Türkiye'de 40 bini aşkın kaçak Ermeni var. Biz bunlara göz yumuyoruz. Bütün olumsuzluklara rağmen göz yumuyoruz. Niye, çünkü Ermenistan'da durumlar çok kötü. Ekonomik durum berbat ama göz yumuyoruz, insandır diyoruz."

-İsrail'in özrü-

"İsrail, beklediğimiz adımları atarsa eskiden olduğu gibi stratejik seviyede ilişkilerin yükselmesi gibi bir durum söz konusu olabilir mi-" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, son gelişmeleri bölge için önemli gördüğünü söyledi.

Erdoğan, "Attığımız adımlar bu noktada bizim bölgedeki bakışımızın bir gereğidir" dedi.

Özür safhasının aşıldığını belirten Erdoğan, ikinci safhanın tazminat safhası olduğunu bildirdi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tazminat safhasızyla ilgili de bir heyet ayın 12'sinde Türkiye'ye gelecek ve burada biz Bülent Bey'in başkanlığında bir ekip oluşturduk. Bu ekip çalışmasını yaptı, yapıyor. Kendileriyle görüşmeleri yapacaklar. Bu arada ailelerle bu heyetimiz görüşmeleri yapacak. Üçüncü safhada Filistin'e ambargonun kaldırılması olayı... Şu anda kapılardan 2 tanesi daha açıldı. Oralardan da artık

Filistin'e malzemeler, gıdaydı, ilaçtı, inşaat malzemesiydi... Bunlar girmeye başladı. Bunlar olumlu adımlar."

Erdoğan, kendisinin de bölgeye bir ziyaret planladığını belirterek, tarihinin henüz netleşmediğini bildirdi. Erdoğan, "Herhangi bir sıkıntıya vesile olmadan onu da yapalım istiyoruz ama yaparken de elimiz güçlü gidelim istiyoruz. Şu tazminat görüşmeleri onlar da burada bir yapıldıktan sonra o adımı inşallah atarız" diye konuştu.

Süryani Patriği'nin 1936'da Şam'a yerleştiği hatırlatılarak dönme çağrısı yapması istenmesi üzerine Erdoğan, bu çağrıyı yaptığını anlattı.

-"Büyük bir milletiz"-

"Büyük bir milletiz. Büyük bir millet kendisine yakışanı rahatlıkla yapmalı. Özgürlükler noktasında, inancımıza güveniyorsak inanç hürriyetinden korkmayacağız, düşüncemize güveniyorsak düşünce hürriyetinden korkmayacağız. Bu yola da böyle devam edeceğiz. İyi bir yoldayız" diyen Erdoğan, bir kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's'un Türkiye'nin notunu yükseltmesi konusuna da değindi.

Anlaşmanın bitirilmesine rağmen bu kuruluşun Türkiye'nin notunu yükselttiğini dile getiren Erdoğan, ideolojik bir boyut olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Kim ne derse desin, biz büyük bir ülkeyiz. Tarihi iyi okumamız lazım. Tarihimizin bize verdiği, ruh köklerimize verdiği canlılıkla yeniden ayağa kalkıyoruz, kalkacağız" ifadelerini kullandı.

-"Torun, canlılık, güç veriyor"-

Erdoğan, torunlarını görüp görmediği şeklindeki soruya, "İstanbul'a gidişimi daha çok onlar sağlıyor" yanıtını verdi.

İki büyük torununun ilkokula başladığını anlatan Erdoğan, kız torununun da 3 yaşında olduğunu, hepsinin kendisine canlılık verdiğini, güç kattığını kaydetti.

Erdoğan, "Bazıları 'evlat torundan daha fazla sevilir' filan diyorlar ama bana göre tam tersi. Torun evlattan daha fazla seviliyor" diye konuştu.

(Bitti) - ANKARA

Kaynak: AA