2015 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

2015 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

2015 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda
Anadolu Ajansı - Haberler | Politika

CHP'li Kulkuloğlu: "Atatürk'ten rahatsız olan zihniyet, Çankaya Köşkü'nde oturamayıp, bin odalı olduğu söylenen kaçak saraylara kapağı atarak Atatürk’ün manevi şahsiyetinden kaçmak yolunu deniyor" CHP'li Yalçınkaya: "Artık Atatürkçü olmak suç haline gelmiştir.

CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu, "Atatürk'ten rahatsız olan zihniyet, Çankaya Köşkü'nde oturamayıp, yerin altından kaçış tünelleriyle, bin odalı olduğu söylenen kaçak saraylara kapağı atarak Atatürk'ün manevi şahsiyetinden kaçmak yolunu deniyor" dedi.

CHP'li milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen RTÜK, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Hazine Müsteşarlığı, BDDK, SPK, AFAD Başkanlığı, TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu'nun 2015 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı. 

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, artık bir ülkeyi ele geçirmek için askeri operasyonlar düzenlemek yerine, medya üzerinden operasyon düzenlendiğini, bu nedenle bir ülkenin ulusal kanalları ve medyasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Televizyon kanallarının, ülke bütünlüğü için ortak paydayı artırmak yerine AK Parti'nin paydalarını artırmaya çalıştığını iddia eden Balbay, RTÜK'ün, AK Parti ve yöneticilerinin çıkarlarını gözeten bir kurum haline geldiğini söyledi. Balbay, Cumhurbaşkanlığı seçiminde, dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 39 kanalın canlı verdiğini, diğer adaylar Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş'ın ise 2'şer, 3'er dakika banttan verildiğini ifade ederek, "RTÜK, Recep Tayyip Üst Kurulu olarak işlem görmektedir" dedi.

Balbay, RTÜK'ün, CHP'li üyeleri Ali Öztunç ve Süleyman Demirkan'ı üyelikten atmak için komisyon kurduğunu savunarak, "Bu iki üye, Kanal A Televizyonu'na Atatürk'le ilgili programdan dolayı ceza verilmesini istiyor. Televizyona ceza verilmek yerine, bu iki üyeye ceza verilmesi gündeme geliyor" diye konuştu.

RTÜK'ün Piyanist filmine ceza verdiğini belirten Balbay, "Dünya bu filme oscar verdi, RTÜK ceza verdi" dedi.

Balbay, CHP iktidarında daha özgür medya vaat ettiklerini söyledi. 

 

"Türk dizilerinin dünyada 400 milyon seyircisi var"

 

CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, Türk dizilerinin dünyanın 75 ülkesinde 400 milyon seyircisinin olduğunu belirterek, "Bu dizilerin o ülkelerde bazı siyasi gelişmelerde bile rol oynadığı düşünülmekte iken, bu diziler Türkiye'de RTÜK'ün sıkı denetimi altında" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, 1961'de yürürlüğe giren 212 sayılı Yasadan, 5 gazeteciden 4'ünün yararlanamadığını söyleyerek, "Gazeteciler, sosyal güvenceden yoksun bir şekilde, hapsedilme korkusu içinde ve geleceği patronunun iki dudağı arasında olan bir kaderi yaşamak gibi ciddi bir sorunla karşı karşıyadır. Bu sorunu gidermenin tek çözüm yolu, gazetecilerin özgürce görevini yapabilme imkanı veren 212 sayılı yasanın günün koşullarına uygun bir şekilde değiştirilmesi ve iyileştirilmesidir" diye konuştu.

Son günlerde Osmanlı Türkçesi merakının başladığını belirten Ekşi, "1950'li yıllarda gazeteciydim. O tarihlerde Başbakan Adnan Menderes idi. Sizin Osmanlıca dediğiniz dili harikulade konuşurdu, çok iyi bir hatipti. O da sizin bugünkü sevdanıza kapıldı o zaman, ancak sonuç alamadı. Gereksiz bir sevdaya kendinizi kaptırdınız. Temiz bir Türkçe ile konuşuyorsunuz, temiz bir Türkçe ile konuşuyorken, bu kavramı angaje etmeye ne gerek var?" diye konuştu.

 

"Millet er ya da geç olanları bilecektir"

 

CHP Adana Milletvekili Turgay Develi, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Murat Karakaya'nın, Kıbrıs'ta gittiği bir çalıştayda görevden alındığını anımsatarak, "Acaba gitmeden bir gün önce görevden alsaydınız ya da geldikten sonra alsaydınız olmaz mıydı? Bülent Arınç'ın da Kıbrıs'ta davetli olması mıdır görevden almanızın nedeni?" diye sordu.

Develi, AK Parti'nin basına uyguladığı akrediteyi eleştirdi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'ın basına da yansıyan, Sayıştay'a söylediği, "Bizi idare edin, görmeyin" sözlerini de eleştiren Develi, "Hükümet Sayıştay'dan neden korkuyor? AK Parti yaptığı hiç bir şeyin denetlenmemesini, 'ben çalıyım, çırpıyım', bunu kimse bilmesin istiyor. Ama millet er ya da geç olanları bilecektir, gerçekler bir gün ortaya çıkacaktır" dedi.

CHP'li Develi, TBMM Başkanvekili Meral Akşener'in uyarması üzerine, "sömürge ülkesi" lafını geri aldığını belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, AK Parti'nin ekonomide günü kurtaran politikalarının başarı gibi sunulduğunu öne sürdü.

"Gelecek 10 yılda, geçmiş 10 yıldan çok daha zor bir 10 yılı geride bırakacağız" diyen Ayaydın, işsizliğin yüzde 10'u aştığını kaydetti. "AK Parti'nin ekonomi sayfası bomboş bir sayfa" diyen Ayaydın, "12 yılda hangi yapısal reformlara imza attınız? Kamunun borcu düştü ama özel sektörün borcu arttı, onlar bu ülkenin borcu değil mi?" diye sordu.

 

"AFAD Soma'da tek tek döküldü"

 

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, AFAD'ın riski yönetmek yerine krizi yönetmeyi tercih ettiğini söyledi.

AFAD'ın Ermenek'teki maden faciasına zamanında gelmediğini iddia eden Özel, "Kurtarma çalışmaları için 12 saatte 3 boru geldi, gelen her boru patladı" diye konuştu.

Özel, AFAD'ın Soma'da da tek tek döküldüğünü ileri sürerek, "Manisa milletvekillerine faciadan hemen sonra haber geldi. AFAD'ın sonradan haberi oldu. Ben bilseydim, haber gelir gelmez olay yerine gitmek için hazırlık yapmak yerine AFAD'ı arardım" dedi.

CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile Atatürk Araştırma Merkezi'nin başkanlarının geçmişte Atatürk'le ilgili bir çalışmasının olmadığını söyleyerek, iki başkanın da Atatürk'ü etkisizleştirmek için yapılan karalama kampanyalarına susarak destek verdiklerini iddia etti. Yalçınkaya, bu iki kurumun başına getirilen kişilerin ikisinin de Osmanlı üzerinde çalışma yapan kişiler olmasının tesadüf olmadığını söyledi.

Bu kurumların kuruluş amaçlarına uygun hale getirilmesi gerektiğine işaret eden Yalçınkaya, "Atatürk, Atatükçü düşünce ve Türkçe yoğun bir kirli kampanya ile karşı karşıyadır. Atatürk'ün ilkelerine karşı her türlü olumsuz çaba gösterilmektedir. Artık Atatürkçü olmak suç haline gelmiştir. Hedeflenen Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak ve yerine kendine özgü sultanlık kurmaktır. Siyasi iktidar bu hedefe ulaşmak için çalışmaktadır. Meclis'te düzenlenen Hz. Mevlana'yı anma konferasında, bir kişi, harf devrimi hakkında Atatürk'ün yaptıkları hakkında ağza alınmayacak sözler söyleyebilmiştir. Bu gücü kimden almaktadır? AKP yıllardır içine attığı, Atatürk dönemine karşı kin ve nefreti bugün açık bir şekilde dile getirmektedir" dedi.

 

- "Atatürk kelimesi sonsuza kadar bu gök kubbe altında yankılanacak"

 

 CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu, Atatürk Kültür Merkezi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin kurucusunun adını taşıyan bir kuruluşa ait binanın tadilatının altı yıldır sürüncemede kalmasının esas nedeninin, ekonomik gerekçelerde değil, AK Parti'nin 12 yıllık icraatlarında ve Atatürk'e bakış açısında, sahip olduğu zihniyette aramak gerektiğini söyledi.

"Atatürk kelimesinden besmele duymuş şeytan gibi rahatsız olanlar, siyasi arenada bugün maalesef ziyadesiyle fazladırlar" diyen Kulkuloğlu, "Ancak bunlar unutmasınlar ki Atatürk kelimesi sonsuza kadar bu gök kubbe altında yankılanacak, Atatürk ilkeleriyle beraber yaşatılacaktır" dedi.

Kulkuloğlu, Atatürk'ün manevi şahsiyetinden, ilke ve devrimlerinden korkan ve rahatsız olanların kaçacak yer aradıklarını iddia ederek, "Bir zamanlar Türkler'den korkan Çinliler uzaydan bile görünen bir set yapıp, o setin arkasına sığınmışlardı. Atatürk'ten rahatsız olan bu zihniyet, Çankaya Köşkü'nde oturamayıp, yerin altından kaçış tünelleriyle, bin odalı olduğu söylenen kaçak saraylara kapağı atarak Atatürk'ün manevi şahsiyetinden kaçmak yolunu deniyor" diye konuştu.

Osmanlıca tartışmalarına değinen Kulkuloğlu, "Eğer gündem değiştirmek, bazı kelimelerin günümüzde sık kullanımını unutturmaksa amacınız, o zaman sizlere Osmanlıcadan Türkçe'ye bazı kelimelerin karşılıklarını hatırlatarak konuşmama son vermek istiyorum: Ayyar hırsız, bertal rüşvet almak, mahfazai pabuç ayakkabı kutusu, keş-i nakdi kumbara, para kasası, hıyanet-i vataniyye vatan hainliği. Yani değil Osmanlıcaya, Çince'ye, hatta Aborjinceye ve hatta Sıvahilice'ye dahi dönseniz, AKP hükümetlerinin marifetlerinin karşılığı her dilde vardır" dedi.

CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar da Atatürkçüyüm diyen 12 Eylül darbecilerinin Atatürk'ün vasiyetini yerine getirmediğini, bu vasiyanatnameyi kanunla bozduklarını ifade ederek, "Biz 12 Eylül darbecilerinin yaptığı bu ayıba son verelim diyoruz ama AKP, darbecilerin yaptığı bu yasayı aynen devam ettiriyor. Yandaş yayınlardan, kalemlerden Atatürk'e hakaretler yağıyor ama devletin kurumlarından hiçbir ses çıkmıyor" sözlerini sarfetti. - TBMM

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title