Bir asırlık kulübün yarım asırlık taraftarı

Ankara’da yaşayan 70 yaşındaki Süreyya Altıntaş, 15 yaşında gönül verdiği Gençlerbirliği sevgisini yarım asrı aşkın süredir ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
Ankara'da yaşayan 70 yaşındaki Süreyya Altıntaş, 15 yaşında gönül verdiği Gençlerbirliği sevgisini yarım asrı aşkın süredir ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
Ankara'da yaşayan Süreyya Altıntaş'ın Gençlerbirliği tutkusu yıllara meydan okuyor. Henüz 15 yaşındayken kırmızı-siyahlı takımı desteklemeye başlayan Altıntaş, geçen 55 yıl boyunca takımını iyi günde de kötü günde de yalnız bırakmadı. Gençlerbirliği sevgisinin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu belirten Altıntaş, çocukluk yıllarında başlayan bu bağlılığın zamanla büyük bir aşka dönüştüğünü ifade etti. Takımın başarılarıyla sevindiğini, yaşadığı zor dönemlerde ise üzüldüğünü dile getiren Altıntaş, Gençlerbirliği'nin hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Ömrü boyunca kırmızı-siyahlı renklere bağlı kaldığını vurgulayan Altıntaş, 15 yaşından beri Gençlerbirliği'ni desteklediğini ve ömrü yettiği müddetçe de desteklemeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
"Babamdan gizli maçlara gidiyordum"
Gençlerbirliği sevdasının küçüklükten beri var olduğunu ve bu heyecanı hala yaşadığını belirten Altıntaş, "Küçüklüğümüzde 19 Mayıs Stadı'nda maçlara gidiyorduk. Gençlerbirliği'nin renkleri, benim hoşuma gitti ve bende Gençlerbirliği sevdası başladı. Bu yüzden maçlarına daha çok gitmeye başladım. Babamdan gizli maçlara gidiyordum. O zamanlar küme düştük. Neredeyse kaybolmak üzereydik. O günleri de yaşadık. O günleri hatırlamak bile istemiyor insan. 1981-1982 sezonunda yeniden yükseldiğimizde, o sene ben maçlara gücümün yettiği kadar deplasman dahil olmak üç arkadaşımla gidiyordum. Gençlerbirliği şu anda benim için Cumhuriyet'i anımsatıyor. Cumhuriyet'te kurulmuştur. Hatta bunu çok kişi bilmez ama Atatürk'ün emriyle kurulmuş bir takımdır. Atatürk, bu kulübün kurucusudur. Emrini verip de kurdurandır. Fakat kulübe kimse yardım etmiyor. Atatürk'ün kurduğu bir kulübe, 'Atatürk'ü seviyorum' diyenler bile sahip çıkmıyor" diye konuştu.
"Ailem bir tarafa Gençlerbirliği bir tarafa"
Yaşına rağmen neredeyse her maça gittiğini ve takımı desteklemeye çalıştığını dile getiren Altıntaş, "Ailem, bu sevdama hiçbir şey demedi. Onun için diyorum ailem bir tarafa Gençlerbirliği bir tarafa. Çocukları geride bıraktım, deplasmana maça gittim. 2-3 gün evde yoktum. Kızlarım da Gençlerbirliği'ni tutuyor. Ben maçı izlerken kendimi kaybediyorum. Sesimin yettiği kadar tezahüratlara eşlik ediyorum ama gırtlak kanseriyim. Buradaki Valencia maçını unutamıyorum. Böyle bir kalabalık, böyle bir izdiham görülmemişti. Taraftarların çoğu da zaten dışarıda kaldı. Bizim bir eksikliğimiz de hedefsiz takım olmamız. Gençlerbirliği'nin sevgisi Türkiye'nin her yerinde var. Fenerbahçe'yi tutan gibi Gençlerbirliği'ni sevenler ve tutanlar da var. Gençlerbirliği'nin bir çizgisi vardır. Çok eskiden taraftarlar maçlara kravatla gelirdi. Fair Play'i (dürüst oyun) kaybetmesinler. Mühim olan bu. Ankara'ya gelen takımlar Gençlerbirliği'ni yenseler bile bizim taraftarlar alkışlasınlar. Önemli olan centilmenliktir. Bugün Türkiye'de en çok Fair Play'i ödülü alan Gençlerbirliği taraftarıdır. Bunu 8 sefer almıştır" şeklinde konuştu.
"Bu kulüp küllerinden doğdu, yine de doğacaktır"
Ankara takımlarının da Süper Lig'de şampiyon olmasını temenni eden Altıntaş, "Ankara başarıya aç. Dünyada şampiyon olamamış tek başkent Ankara'dır ama nasıl yapacağız bilemiyorum. Gençlerbirliği'nin kendi yağında kavrulacak şekilde tekrardan ayağa kalkması lazım. Fakat kimseye de ihtiyacı olmaması lazım. O şekilde yönetilmesi ve bu durumun ömür boyu olacak şekilde olması lazım. Türkiye Cumhuriyeti yaşadığı sürece gideceğine de eminim. Bu kulüp küllerinden doğdu. Yine de küllerinden yine doğar. Bu kulübe hiçbir şey olmaz. Elimizden geldiği kadar tribünlerde yerimizdeyiz" dedi.













