Baba-kız arasında böbrek nakli mutluluğu

Diyarbakır'da 3 yıl önce her iki böbreği iflas eden 65 yaşındaki Hasan Baykut, 40 yaşındaki kızı Zeynep Baykut'un böbreğini bağışlamasıyla yeniden sağlığına kavuştu.
Diyarbakır'da 3 yıl önce her iki böbreği iflas eden 65 yaşındaki Hasan Baykut, 40 yaşındaki kızı Zeynep Baykut'un böbreğini bağışlamasıyla yeniden sağlığına kavuştu. Baba-kız arasında gerçekleştirilen nakil, aileye büyük mutluluk yaşattı.
Diyarbakır'da yaşayan 65 yaşındaki 8 çocuk babası Hasan Baykut'a 3 yıl önce her iki böbreğinin de iflas ettiği söylendi. Uzun süre tedavi gören ve diyalize bağlı yaşamını sürdüren Baykut için en uygun donör, kızı Zeynep Baykut oldu. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tetkiklerin ardından 40 yaşındaki Zeynep Baykut'un böbreğini babasına verebileceği belirlendi. Başarıyla gerçekleştirilen böbrek nakli operasyonunun ardından Hasan Baykut yeniden sağlığına kavuşurken, baba-kız büyük bir sevinç yaşadı.
12 kurban kesip 700 kişiye yemek verdi
Hasan Baykut, kızının yaptığı fedakarlık sayesinde hayata yeniden tutunduğunu belirtirken, Zeynep Baykut ise babasının sağlığına kavuşmasının kendileri için her şeyden önemli olduğunu ve Babalar Günü'nde böylesi güzel bir hediyeyi babasına verdiği için çok mutlu olduğunu söyledi. Hasan Baykut, 3 yıl boyunca farklı hastanelere ve doktorlara gittiğini dile getirdi. Baba Baykut, "3 yılın ardından bana 'böbreklerin bitmiş' dediler. Ben de araştırdım, doktorlara sordum 'hemen nakil olman lazım' dediler. Böbrek naklini yapağımız zaman kalbimde problem çıktı. Anjiyo oldum. Anjiyo olduktan sonra 6 ay bekledim ve diyalize girdim. 6 ay sonra kalp kendini yeniledi ve böbrek nakli için müracaat ettim. Öncelikle hemen benim dişlerimi çektiler sonrada beni ameliyata aldılar. Allah doktorlarımızdan razı olsun. Çok teşekkür ederim. Bana dediler 'bize güvenin' bende dedim size güveniyorum. İyi ki de burada ameliyat olmuşum. Başka illere git gel daha zor oluyor. Burası bizim memleketimiz arabamıza binip gelip kontrollerimizi oluyoruz. Kızıma da canı gönülden teşekkür ediyorum. benim 8 çocuğum var hepsi böbreğini vermek istedi. Her evlat da bunu yapmaz Allah herkese böyle evlatlar nasip etsin. Şimdi sağlığıma kavuştum. 12 tane kurban kestim, aşure pişirdim ve 700 kişiye yemek verdim" dedi.
"Babalar Günü'nde en güzel hediyeyi ben verdim"
Zeynep Baykut ise her babanın biz kızı olması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Ben babamı çok seviyorum. Hastalığını duyduğum zaman çok etkilenmiştim. İnsanın başına gelmeden bilemiyor. Böbrek naklinin bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Bunu bence herkes bilmeli. İlk duyduğumda hissettim bence ben böbreğimi vermeliyim dedim. Zor bir sürece girdik. Babam ile birlikte defalarca hastaneye gidip geldik. Tüm doktorlarımız bize çok yardımcı oldu. Hem zordu hem de güzeldi. Yorucuydu ve bu vesile ile birçok şey de öğrendik. 8 kardeşiz hepsi böbreğini vermek istedi. Verirlerdi de bundan eminim. Kendi aramızda yarışıyorduk kim verecek diye. Ben kazandım çünkü benim iş şartlarım ve bekar olmam önemli faktörlerdi. Maneviyata da çok inanıyorum benim olmam gerektiğini hissetmiştim. Rüya bile gördüm ve bence ben böbreğimi vermem lazım dedim ve babam için böbreğimi seve seve verdim. Çalıştığım iş nedeniyle birçok insanla konuşma fırsatım oluyor. Birçok kişi bana Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesini önerdi ama ben ilk başta korkuyordum. Devlet hastanesi olunca kötü bir izlenim var korkuyor insan. Fakat tüm ön yargılarımı kırdı. Doktorlarımız çok çok iyi. Ben bilmiyordum gerçekten bu kadar başarılı olabileceğini düşünmemiştim. Bu tür durumlarda insanlar ilk başta özel hastanelere giderler veya büyük illere giderler. Buraya geldik ve çok memnun kaldık. Babama bunun şakasını sürekli yapıyorum. Babalar Günü'nde bence ben en güzel hediyeyi verdim. Bir insana can olmak çok güzel bir şey."
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. İdris Oruç ise, organ naklinin sadece bir cerrahi işlem olmadığını aynı zamanda hayat kalitesini artırabilen bir tedavi şekli olduğunu söyledi. Oruç, "Sadece nakil yetmiyor. Nakil çok önemlidir. Nakil sonrası hastaların poliklinikte düzenli bir şekilde takiplere gelmesi önemli. Çünkü hastalar bu süreçte zayıflatıcı ilaçlar alıyorlar ve bu ilaçların yan etkileri olabiliyor. Sürekli takip dememizdeki amaç budur. İlaçların yan etkilerini kontrol etmek. Babalar günü vesilesi ile kızı babasına donör oldu ve böbreğini bağışladı. Tüm babaların Babalar Günü'nü kutluyoruz" diye konuştu.
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Genel Cerrah Dr. Ünal Beyazıt ise hastanın 3 yıllık kronik böbrek yetmezliği süreci ve kalp problemleri sonucunda hastaneye başvurduğunu fakat kalp problemi olduğundan dolayı böbrek naklini ertelemek zorunda kaldıklarını söyledi. Beyazıt, "Ya bypass ya da stent takılması gerekiyordu. Gerekli konsültasyonları yaptıktan sonra stent takılması gerektiği kararı verildi. Bu nedenle 6 ay kalbin kendine gelmesini bekledik. Kalp kendine geldikten sonrada yaklaşık 6 ay önce böbrek naklimizi gerçekleştirdik. Şu an hastamız takip altında ve durumu gayet iyi gidiyor. Değerleri istediğimiz seviyede. Birlerin altında. Takibimiz ve tedavimiz devam ediyor" şeklinde konuştu. - DİYARBAKIR















