2023'e Doğru Ortak Sanayi Stratejileri Paneli
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin mali disiplininin çok iyi olduğunu belirterek, "Birçok ülkede olmayan siyasi istikrar var, güçlü bir liderlik ve hızlı karar alıp uygulayan bir yönetim var.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin mali disiplininin çok iyi olduğunu belirterek, "Birçok ülkede olmayan siyasi istikrar var, güçlü bir liderlik ve hızlı karar alıp uygulayan bir yönetim var. Bunlar bizim artılarımız, ama dikkat etmemiz gereken bir husus var o da cari açık" dedi.
Yılmaz, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Denizli Şubesi'nce düzenlenen 2023'e Doğru Ortak Sanayi Stratejileri panelinde yaptığı konuşmada, stratejilerin kağıt üzerinde kaldığı sürece bir anlam ifade etmediğini, stratejileri eylem planlarıyla hayata geçirmenin önemli olduğunu söyledi.
Strateji ile ilgili 72 tedbirden oluşan eylem planı olduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu:
"Bunu kamu ve özel sektör olarak birlikte takip etmemiz lazım. Stratejik planlamanın özelliği budur. İyi bir izleme sistemi olmadan strateji olmaz. Dünyadaki gelişmeleri ve planın uygulamasını iyi izleyeceksiniz ve dinamik bir şekilde uygulamaları yaparak bunu hayata geçireceksiniz. Bu anlamda kamu ve özel sektör işbirliğinin önem taşıdığına inanıyorum.
Bir ülkenin toplam rekabet gücü, kamusuyla, özeliyle, bütün ilgili kesimlerin çabasıyla gerçekleşir. Bunlar arasında ilişkiler ne kadar iyi kurgulanırsa, o ülkenin başarı şansı o ölçüde artar."
Bakan Yılmaz Türkiye'de "mali disiplinin çok iyi ve bankacılık sektörünün çok güçlü olduğunu" vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Birçok ülkede olmayan ve gerçekten yokluğu nedeniyle birçok şeylerin yaşandığı siyasi istikrar var, güçlü bir liderlik ve hızlı karar alıp uygulayan bir yönetim var. Bunlar bizim artılarımız ama dikkat etmemiz gereken bir husus var o da cari açık.
Bu sene yüksek cari açığımız var ama bu da artık en yüksek düzeyi geride kalmış bir cari açık. Tedbirler alındı yavaş yavaş aşağıya doğru inecek. Tabii ki Türkiye belli oranda cari açık vermeye devam edecek. Gelişmekte olan bir ülkeyiz. Cari açık demek, dış dünyanın tasarruflarını kullanmak demek. Biz dış dünyanın tasarruflarını bir süre kullanacağız. Bizim sermaye ve kaynağa ihtiyacımız var. Ama bunun düzeyi önemli. Nasıl finanse edildiği önemli. Finansmanın kalitesinde bu yıl iyileşme görüyoruz. Türkiye güvenli bir ülke. Gerek bu anlamda doğrudan yatırımlarla, gerekse başka kanallarla ciddi anlamda sermayeyi cezbeden bir ülke.
Bir taraftan da orta vadeli tedbirlerle cari açığı azaltmamız gerekiyor. Bu noktada enerji son derece önemli. Yenilenebilir ve nükleer enerjiden başka alternatifimiz yok. Bu alanların üzerine gitmek durumundayız. Dışa bağımlılığımızı azaltmak durumundayız."
-"Dünyada kriz var, şükür bizde söz konusu değil"
Küresel krizde Türkiye'nin birçok ülkeyi kıskandıracak bir performans gösterdiğini ifade eden Bakan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"2001'de kriz dünyada yoktu bizde vardı. Şimdi biraz iş tersine dönmüş durumda. Dünyada kriz var, şükür bizde söz konusu değil. Oradan bir takım dersler de çıkardık. Yapısal reformlar gerçekleştirdik. Bugün Türkiye'nin mali yapısı çok güçlü. Yüzde 40'ın altını göreceğiz inşallah borçların milli gelire oranı itibarıyla. Birçok Avrupa ülkesi bugün Maastricht Kriterleri ile uzaktan yakından ilgili olmayan seviyelerde borçlu durumda.
İtalya yüzde 120, Yunanistan'ın yüzde 150'yi aştığını tahmin ediyoruz. Türkiye yüzde 40'ın altını görecek bu sene ve giderek de bu düşecek inşallah."
-Mali disiplin-
Bakan Yılmaz, mali disipline önem verdiklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Krizin en derin olduğu zaman, herkesin 'bak IMF de söylüyor, Dünya Bankası da söylüyor. Harcayalım edelim' dedikleri zamanda dahi biz dikkatli harcama yaptık. Yeri geldiğinde gerekli harcamaları yaptık. Birtakım teşvik unsurları da sağladık. Ama onları zamanında geri çekmeyi de bildik ve kriz sürecini iyi yönettik. En az etkiyle atlattık. 2010 yılında disipline gittiğimiz kamu harcamalarında yüzde 9 büyüdük. 2011 yılında orta vade programında tahminimiz yüzde 7,5 büyüyeceğiz."
Dünyada talebin daraldığı bir ortamda, en büyük ihraç pazarı Avrupa'da ciddi sarsıntıların, bölgede siyasi çalkantıların ve köklü dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde bunun başarıldığını vurgulayan Yılmaz, "Bunu özel sektörle başardık. Sağladığımız güven ortamında mali disipline dikkat ettiğimiz bir ortamda hem tüketici güvenimizde hem de üretici güvenimizde sağladığımız artışla, özel sektörümüzün dinamizmi ile bunu yakaladık" dedi.
-Katma değeri yüksek sektörler-
Katma değeri yüksek sektörlerin unutulmaması gerektiğini belirten Bakan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bunlar hiçbir zaman modası geçecek sektörler değil. Bunlar hem sosyal, hem ekonomik açıdan önem verdiğimiz anlamlı sektörlerdir. İşsizlik probleminin giderek bütün dünyada en önemli sorunlardan biri haline geldiği bu ortamda bu sektörlerimizin önemi daha da artmıştır.
Gerek cari açık dediğimiz dış ticaret meselelerinde gerekse istihdam konusunda katma değeri yüksek emek yoğun sektörlerin hiçbir şekilde ihmal edilme lüksü yoktur. Bu sektörlerde Çin başta olmak üzere çok yoğun bir rekabet baskısı da söz konusu. Hem bu sektörlerimizi koruyacağız hem de onları geliştireceğiz.
Bu sektörlerimiz gerilediği için değil fakat başka sektörler daha hızlı geliştiği için ihracatımızda, üretimimizde başka sektörlerin ortaya çıktığını görüyoruz. Geleneksel sektörlerimizin yanı sıra otomotiv, makine, beyaz eşya, ana metal ve petrol ürünleri ihracat artışları son derece önemli miktarlara ulaşmış durumda."
-2023 vizyonu-
2023 vizyonunun bütün topluma mal olmuş bir vizyon olduğunu dile getiren Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:
"2015'lerde 1 trilyon doları aşan bir ekonomimiz olacak. 2023'te 2 trilyon dolar milli gelir, 500 milyar dolar ihracata yürüyeceğiz. Bunlar bize hep inandırıcı geliyor, bizi eleştiren muhalefet partileri daha fazlasını söyleyerek eleştiriyorlar. Demek ki artık Türkiye o noktaya geldi.
Güçlü bir zenginliğimiz var ki bu vizyonu gerçekçi bir şekilde ortaya koyabiliyor ve paylaşabiliyoruz. Sağlam bir zemine basıyor ve ileriye bakabiliyoruz. Türkiye'de ihracat deyince akla sanayi geliyor. Güçlü bir sanayi politikası, sanayi üretimi olmadan 2023 ihracat hedefini tutturmamız mümkün değil. İhracat hedefiyle sanayi politikamız arasında birebir ilişki var. Yüksek teknoloji ürünlerde ihracatımızı artırmamız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde başta makine ve otomotiv olmak üzere demir-çelik, tekstil, hazırgiyim ve konfeksiyon, elektrik, elektronik ile kimyevi maddeler ihracatımızın lokomotif sektörleri olmaya devam edecek."
- DENİZLİ













