Ömer Aydın Yazıları

Ömer Aydın
Ömer Aydın
Yazarın Profili
15.08.2026 14:57

Doğru Duvar Yıkılmaz

Haber Detay Image

Bütün atasözlerimizde olduğu gibi “Doğru duvar yıkılmaz” sözü de çok büyük bir anlam ve hayat tecrübesi taşır. Bu sözü hem özel hayatımıza hem de iş hayatımıza uyarladığımızda, ne kadar güncel ve ne kadar hayatımızın içerisinde olduğunu daha iyi görürüz.

Hayatımızın her aşamasında, yaratılışımıza uygun olan doğruluk üzere hareket etmeli ve doğruluktan ayrılmadan bir hayat yaşamanın yollarını bulmalı, tabi olduğumuz sistemleri de buna uygun kurgulamalıyız. İş hayatımız da bunun dışında değildir.

İster yönetici, ister yönetilen olalım, yaşanan olaylara sürekli doğruluk penceresinden bakmalı ve çevremize bu konuda örnek olabilmeliyiz. Çünkü insanın sahip olabileceği en değerli sermayelerden biri, güvenilir bir insan olarak tanınmaktır.

Her zaman doğruyu yapan, doğruyu savunan ve yanlışları karşısında tavır koyan bir insanın, yanlış işler karşısında en küçük bir şüphe uyandırmadığını söyleyebiliriz. Örneğin işletme içerisinde bir çalışan hakkında yanlış işler yapılmış veya yanlış sözler söylenmişse, geçmişte bu tür davranışların hiçbirinin içerisinde bulunmamış, aksine bunları kınamış bir kişinin bu olaylara müdahil olmasından kimse şüphelenmez. Çünkü insanlar onun karakterini ve duruşunu bilir.

Bunun tam tersine, geçmişinde benzer yanlışların içerisinde bulunmuş, çıkarı için doğruluktan taviz vermiş kişiler ise en küçük bir olayda dahi ilk şüphelenilen kişiler olabilir. İnsan, zaman içerisinde yaptığı davranışlarla kendi hakkında bir itibar hafızası oluşturur.

Bazen işletmelerde resmi olarak yönetici olmayan ancak adeta gizli yöneticilik yapan insanlar vardır. Çalışanın unvanı veya işletmedeki pozisyonu ne olursa olsun, bazı kritik konularda sırf doğru oldukları, güvenilir oldukları ve olaylara dürüstçe yaklaşabildikleri için onların görüşlerine başvurulur.

Bu insanların sahip olduğu güç, makamdan veya yetkiden gelmez. Onların gücü karakterlerinden ve güvenilirliklerinden gelir. Sistemler kurulurken de bu kişilere danışılmalı, fikirleri alınmalıdır.

Yaşamlarını yalnızca kendi çıkarları üzerine kuran, olaylara hak ve hukuk çerçevesinden bakamayan insanlar ise uzun vadede kaybederler. Kısa vadede bazı kazançlar elde etmiş olsalar bile, yaptıkları yanlışların mutlaka bir karşılığı olur. Çünkü yanlışın üzerini ne kadar örterseniz örtün, zaman içerisinde ortaya çıkma ihtimali ortadan kalkmaz.

İnsanların size güvenmesi için sizinle her konuda aynı düşünmesi gerekmez.

Siyasi veya dini görüşünüz farklı olan, olaylara sizin baktığınızdan tamamen farklı bakan bir insana dahi güvenebilirsiniz. Hatta bazı konularda onunla aynı düşünmeseniz, hatta söylediklerinin tam tersini düşünseniz bile onun sözünü önemseyebilirsiniz.

Bunun temel nedeni karakteridir.

Çünkü bazı insanlar vardır; düşüncelerinden önce doğruluklarıyla, duruşlarıyla ve güvenilirlikleriyle kendilerini kabul ettirirler. Halk arasında kullanılan güzel bir ifadeyle söylemek gerekirse, “elif gibi dümdüz” insanlardır.

İşletmelerde de durum bundan farklı değildir.

Çalışanına güvenmeyen, insanı yalnızca bir maliyet unsuru olarak gören, sistemlerini insanın mutluluğunu ve onurunu dikkate almadan kuran yöneticilerin oluşturduğu yapılar uzun süre ayakta kalamayabilir.

Aynı şekilde insanı merkeze almayan, adalet duygusunu zedeleyen ve doğruluk ilkesinden uzaklaşan yönetim anlayışları da zaman içerisinde güven kaybeder.

Çünkü insanlar yalnızca ücret karşılığında çalışmazlar. Adalet, güven, saygı ve değer görme duygusu da insanı bir yapının içerisinde tutan önemli unsurlardır.

Bir işletmenin en sağlam duvarları beton ve demirden değil, doğruluktan ve güvenden oluşur.

Bu duvarı doğru insanlar örerse kolay kolay yıkılmaz.

Yazarın Yazıları