Bana göre özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin günümüzde karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri, güçlü bir kurumsal kültür oluşturamamalarıdır. Bu eksiklik, işletmeleri rekabet karşısında kırılgan hale getirmekte; ekonomik dalgalanmalar, yönetim değişiklikleri veya kriz dönemlerinde ayakta kalmalarını zorlaştırmaktadır. Kurumsal kültürü olmayan işletmeler, küçük bir sarsıntıda bile tutunacak sağlam bir dala sahip olamayabiliyor.
Oysa işletmeleri uzun yıllar yaşatan yalnızca ürettikleri ürünler veya elde ettikleri kâr değildir. Asıl kalıcılığı sağlayan unsur; ortak değerler, doğru ilkeler ve bu ilkeler etrafında şekillenen kurum kültürüdür.
Firma sahipleri ve üst yönetimler, şirketlerini geleceğe taşıyacak değerleri belirlemek ve bu değerleri günlük iş hayatının vazgeçilmez bir parçası hâline getirmek için özel bir çaba göstermelidir. Kurumsal kültür, duvarlara asılan birkaç sloganla değil; yöneticilerin davranışları, alınan kararlar ve çalışanlara gösterilen yaklaşım ile oluşur.
Faaliyet gösterilen sektörde firmanızın veya aile şirketinizin nasıl tanındığı son derece önemlidir. Ne yazık ki bazı işletmeler bütün enerjilerini sadece para kazanmaya odaklamakta, itibar, güven, adalet ve etik değerleri ikinci plana bırakmaktadır. Oysa zaman içerisinde kaybedilen güveni yeniden kazanmak, para kazanmaktan çok daha zordur.
Vazgeçilmez Değerler Olmalıdır
Çalışanlarına, müşterilerine ve tedarikçilerine karşı dürüst olmayan, şeffaf davranmayan bir işletme yüksek cirolara ulaşsa bile gerçek anlamda itibar sahibi olamaz. Oysa adaletli, dürüst, sözünün arkasında duran, çalışanlarıyla ve iş ortaklarıyla karşılıklı fayda anlayışı içerisinde hareket eden, devlete ve topluma karşı sorumluluklarının bilincinde olan işletmeler uzun ömürlü olmayı başarırlar. Yeter ki bu alanlara önem verilsin, kaynak ayrılsın. Ve mutlaka da bu alanda çalışmalar yapılmalı, varsa eksiklikler tamamlanmalıdır.
Kurumsal Kültür Nasıl Oluşur?
Kurumsal kültür kendiliğinden meydana gelmez. Bilinçli bir yönetim anlayışıyla inşa edilir. Önemli olan yönetimin bu alana zaman ve kaynak ayırması, hassas davranmasıdır. Tesadüflerle ve bahsedilen alanlara önem vermeden kurumsal kültürün oluşması ve sürekli olması çok mümkün olmayacaktır.
Kurumsal kültür, işletmeler için görünmeyen ancak en değerli sermayelerden biridir. Asırlık firmaları düşünün. Nice yöneticiler değişmiş, makinalar yenilenmiş, teknolojiler ilave edilmiştir. Fakat kurumsal kültür, nesilden nesile aktarılmıştır. 3 asır önce de sözü senet olan firmanın; bugün de sözü senet kabul edilmektedir. Güvenilirlikleri, çalışma prensipleri, etik anlayışları ve yıllar içinde oluşturdukları kurumsal kültür onları kalıcı kılmıştır. Bu güven ise kolay kazanılmadığı gibi, kolay da sürdürülmemiştir.
İşletmelerin gerçek başarısı, sadece bugünün kazancını artırmak değil; yarınlara güvenle devredilebilecek bir kurum inşa edebilmektir. Bunun yolu ise güçlü bir kurumsal kültür oluşturmaktan geçmektedir.










