Şırnak CHP'li Havutça: 1 Kasım 2015'te Tayyip'in Saltanatını Yıkacağız
Haberler » Güncel » Şırnak CHP'li Havutça: 1 Kasım 2015'te Tayyip'in Saltanatını Yıkacağız - Haber

Şırnak CHP'li Havutça: 1 Kasım 2015'te Tayyip'in Saltanatını Yıkacağız

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Bursa Ceyhun İrgil ve İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'dan oluşan heyet, Şırnak'ta incelemelerde bulundu.

Şırnak CHP'li Havutça: 1 Kasım 2015'te Tayyip'in Saltanatını Yıkacağız

Milletvekili , Ceyhun İrgil ve İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'dan oluşan heyet, Şırnak'ta incelemelerde bulundu. Heyet adına konuşan CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye'nin saltanattan kurtulduğunu hatırlatarak, "Nasıl ki 1 Kasım 1922'de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde saltanatı saltanatı kaldırdıysak, 1 Kasım 2015'te de Tayyip'in saltanatını yıkacağız" dedi.

Şırnak Belediyesi ve Şırnak Barosu'nu ziyaret eden CHP heyeti, daha sonra CHP İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi.

"CHP SALTANATI 1 KASIM'DA YIKACAK"

Basın toplantısında ilk olarak konuşan CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, 7 Haziran öncesi sonrasında farklı bir Türkiye'nin olduğunu belirterek, "7 Hazirana kadar başka bir Türkiye vardı. 7 Haziran'dan sonra farklı bir Türkiye oldu. 7 Haziran öncesi toplumda bir umut vardı. İnsanların can güvenliği vardı. Demokrasiye inancı olan bir Türkiye vardı. Fakat 7 Haziran'dan sonra sanki bir sihirli değnek değdi ve Türkiye'de şuanda herkes kaygılı, herkes korkulu, herkesin can güvenliği endişesi var. Burada gördüğüm en çarpıcı şey, şuanda bölgede hiç kimsenin can güvenliği yok. Şırnak'ta insanlar geceleri sokaklara çıkamıyor. Biz gece gelirken bize geç kalmamamız gerektiği ve güvenliğimizi sağlayamayacaklarını söylediler. 13 yıldan beri Türkiye'yi yöneten bu iktidarın, ülkeyi getirdiği noktaya bakınız; Türkiye'de Doğu ve Güneydoğu'da olan insanların can güvenliği yok. Daha da kötüsü faili meçhul cinayetler başlamış. 7 yaşındaki Baran öldürülüyor, kimin öldürdüğü belli değil. Aslında belli, kimin elini tetikten çektiği. Hastalara müdahale eden sağlık memuru öldürülüyor. Bunların da kim olduğu belli değil. Aslında emirleri kimin verdiği belli. Dolayısıyla Türkiye yeniden çok tehlikeli bir sürece doğru gidiyor" dedi.

"ÜLKE, DİNDAR-KİNDAR DİYE İKİYE BÖLÜNDÜ"

Türkiye'nin kötü bir sürece doğru gittiğini, ülkenin 'dindar-kindar' diye ikiye bölündüğünü Havutça, "Türkiye 13 yıldan beri, bu ülkeyi yöneten AKP iktidarı döneminde zaten Dindar-Kindar diye bölündü, mezhepsel bölündü. Şimdi daha kötü bir sürece doğru gidiyor. Şuanda Türkiye'de en çok ihtiyacımız olan şey, derhal hemen barış. Türkiye'de silahların hemen susması gerekiyor. Bölgede hukuk devletini, demokrasiyi hemen konuşmamız gerekiyor. Arkadaşlarımızla buraya geldiğimizden beri, tüylerimizi ürperten olayları duyuyoruz. Bölgede hiç kimsenin güvenliğinin kalmadığı, ekonomi ile ilgili ciddi kaygıların olduğu bize aktarılıyor. bitiyor, insanlar bölgeden göç ediyor. Gençlerin geleceğe ilişkin umutları tükeniyor" diye konuştu.

"BÖLGE'DE OPERASYONLARIN DURDURULMASI SİLAHLARIN SUSMASI LAZIM"

Şırnak ve Cizre'deki iş adamlarının ciddi ekonomik kaygılarının olduğunu anlatan Havutça, "Cizre'deki işadamlarımız bize ciddi kaygılarını anlattı. Evet doğrudur, bu bölgede silahların gölgesinde, şiddettin gölgesinde, hiç kimsenin güvenliğinin olamadığı bir yerde ticaret olur mu? Ekonomi gelişir mi? İnsanlar bu bölgeye gelir mi? Bu nedenle Türkiye'yi kan ve göz yaşı ile yönetmek isteyen siyasi iktidara buradan sesleniyoruz; Derhal bölgede silahları susturarak, bölge insanlarının hassasiyetlerine, bölge insanının barış ve kardeşlik çağrılarına cevap vermesi gerekiyor. Operasyonların durdurulması gerekiyor. Derhal ve acil bir şekilde Türkiye'de barışı ve kardeşliği tesis edecek adımların atılması gerekiyor" şeklinde konuştu.

SİLAH ZORUYLA OY ALABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNÜYORLAR

Daha sonra konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, bu dönemde oy kullanmanın namus borcu olduğunu ifade ederek, "Basının etkili bir araç olduğu, bilgilendirme görevlerinin olduğunu dünden beri, biz buradayken çoğu yerde bakıyoruz internet yok, iletişim yok. Burada gerçekten Şırnak ve civarı iller dış dünyadan bağımsız. Bu da doğrunun aydınlanmasından, buradaki olayları bilmesinden çekiniyorlar korkuyorlar. Biz şunu söylüyoruz basın dördüncü küvettir, toplumun gözü, kulağıdır. Eğer bir ülkenin rengine bakmak istiyorsan, basının özgürce görevini yapıp yapmadığına bakılmalıdır. Görebildiğimiz kadarıyla burada maalesef iletişim ve medya örgütlenmesi, toplumu hem değiştirir, hem biçimlendirir. Ama burada iletişim kanallarının kapalı olması, düşünce özgürlüğünün, Türkiye'nin şeffaflık hakları ihlali anlamına gelmektedir. Tabii ki tüm bu konuları toparladığımız zaman ülke yoğun bir göç altında, bu göç ve şiddet ortamını AKP bilinçli olarak bir seçim propagandası haline getirmiştir. Çünkü sayın Cumhurbaşkanı, dün akşamki açıklamalarını 6 Haziran'da olan, 7 Haziran'da olanlar 1 kasımda yaşanmayacak. Neden? Silah zoruyla oyları alabileceklerini düşünüyorlar. Silahların gölgesinde seçim yapmak istiyorlarki bu gerçekten adil, adaletli olan bir seçimi gölgede bırakacaktır" ifadelerini kullandı.

CHP BU ÜLKENİN ORTAK AKLIDIR

Son olarak konuşan Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil de, kendilerine yıllarca, "Sivas'tan öteye gidemeyen" yakıştırması yapıldığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

"1 Eylül Dünya Barış Günü bize yılarca, 'Sivas'tan öteye gidemeyen iktidara sesleniyorum' dediler. Biz Şırnak'tayız, biz Silopi'deyiz, biz Cizre'deyiz. Arkadaşlarımız Yüksekova'da, Hakkari'de Varto'da, Muş'ta siz nerdesiniz? Gelin 1 Eylül Dünya Barış çağırısını şimdi bize yılarca hakaret eden, haksızlık edenleri bekliyoruz. Gelsinler 1 Eylül barış çağırısını Şırnak'ta yapsınlar görelim. Şu anda benim, Şırnak'ta, Sivas'ın ötesinde, Ankara'da camiye giderken bile bir sürü koruma ile giden insanların, o yüzden biz yılarca büyük bir sabırla sakinlikle bekledik. CHP bu ülkenin ortak aklıdır. Şu anda herkesle görüşebilen, her yere gidebilen, herkesin bölgeden ve herkesi buluşturabilen bir tek parti kaldı. CHP'si şehit cenazesine de, sivillerin cenazesine de, çevre eylemine de, sivil vatandaşların sorunlarına da, askerin sorununa da, polisin sorununa da gidebilen bir parti durumunda. Oysa diğer partiler kutuplaştılar, bir yerlere savruldular. Bunu da özelikle iktidardaki Tayip Erdoğan yaptı. Ülkeyi son 10 yılda kutuplaştırdı, birbirimizden uzaklaştırdı, nefret tohumları ekti. ve bu nefret tohumlarının şimdi sonuçlarını görüyoruz. Ortaya gerçek çıktı aslında. Bu çözüm sürecinde samimi olmadığı, sadece bu süreci oy için götürdüğünü, gerçek kardeşlik duygusuna sahip olmadığı gördük."

Kaynak: DHA