Göz Çizdirme Eskide Kaldı; Artık Kişiye Özel Lazer Dönemi Var

Veni Vidi Göz Ataşehir hekimlerinden Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Akın Akyurt sizler için değerlendiriyor.
Halk arasında hâlâ “ göz çizdirme ” olarak bilinen lazer göz ameliyatları, aslında bugünün teknolojisini anlatmakta yetersiz kalan eski bir ifadedir. Çünkü modern refraktif cerrahi artık gözün “çizilmesi” gibi kaba bir anlatımla değil; kornea yapısının detaylı ölçülmesi, kırma kusurunun değerlendirilmesi ve kişiye uygun lazer yönteminin seçilmesiyle açıklanmalıdır.
Veni Vidi Göz Ataşehir hekimlerinden Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Akın Akyurt sizler için değerlendiriyor.
Geçmişte lazer göz ameliyatları denildiğinde toplumun zihninde daha çok korku, temas, bıçak ve ağrılı işlem algısı oluşuyordu. Bugün ise miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarının değerlendirilmesinde kullanılan yöntemler çok daha planlı, ölçüme dayalı ve hasta özelinde ele alınan bir noktaya gelmiştir. Amerikan Oftalmoloji Akademisi de LASIK’i, kırma kusurlarına bağlı görme problemlerini düzeltmek için lazer kullanılan refraktif cerrahi yöntemlerinden biri olarak tanımlar.
Aslında değişen yalnızca cihazlar değildir; değişen asıl şey bakış açısıdır. Eski yaklaşımda soru çoğu zaman “Lazer olabilir miyim?” şeklindeydi. Bugünün bilimsel yaklaşımında ise soru şudur: “Benim göz yapım için hangi lazer yöntemi uygundur?”
Çünkü her göz aynı değildir. Kornea kalınlığı, kornea haritası, göz numarası, göz kuruluğu, yaş, meslek, günlük yaşam alışkanlıkları ve göz sağlığının genel durumu, lazer planlamasında belirleyici unsurlardır. Bu nedenle yeni nesil lazer cerrahisinde tek bir yöntemden değil, farklı göz yapılarına göre değerlendirilebilen seçeneklerden söz etmek gerekir.
Bugün No Touch Lazer olarak bilinen yüzey lazer uygulamaları, SMILE ve SMILE Pro gibi küçük kesili lentikül cerrahileri, SILK gibi yeni nesil femtosaniye lazer tabanlı yaklaşımlar, lazer göz cerrahisinin artık daha hassas ve daha kişiselleştirilmiş bir alana taşındığını gösteriyor. SMILE yönteminde femtosaniye lazerle kornea içinde lentikül oluşturulup küçük bir kesiden çıkarılması, literatürde kapaksız bir refraktif cerrahi yaklaşımı olarak tanımlanır. Çalışmalarda SMILE yönteminin etkinlik, öngörülebilirlik ve güvenlik açısından femtosaniye LASIK ile benzer sonuçlar gösterebildiği belirtilmektedir.
No Touch Lazer olarak bilinen TransPRK yaklaşımında ise işlem, kornea yüzeyinden uygulanır ve bazı hasta gruplarında önemli bir seçenek olarak değerlendirilir. 2024 tarihli bir literatür incelemesinde TransPRK’nin farklı hasta gruplarında kullanılan güvenli ve etkili bir refraktif cerrahi seçeneği olduğu belirtilmiştir.
SILK gibi daha yeni lentikül temelli teknolojiler de bu dönüşümün güncel örnekleri arasında yer alır. Yeni nesil femtosaniye lazer sistemleriyle uygulanan bu yöntemler, miyopi ve miyop astigmatizma gibi kırma kusurlarının değerlendirilmesinde kullanılan güncel refraktif cerrahi yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Bu gelişmeler, lazer göz cerrahisinin artık daha hassas, daha planlı ve göz yapısına göre kişiselleştirilebilen bir alana taşındığını göstermektedir.
Ancak burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Yeni teknoloji, herkes için aynı yöntem anlamına gelmez. Lazer cerrahisinde amaç, hastaya en yeni görünen yöntemi sunmak değil; göz yapısına en uygun yöntemi belirlemektir. Bu nedenle ayrıntılı göz muayenesi, kornea topografisi, göz kuruluğu değerlendirmesi ve göz numarasının stabil olup olmadığının incelenmesi büyük önem taşır.
Bilimsel gerçeklik bize şunu söyler: Lazer göz cerrahisi gelişmiştir; fakat uygunluk değerlendirmesi hâlâ sürecin en kritik basamağıdır. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, LASIK gibi işlemler için hastaların olası riskler, uygunluk kriterleri ve işlem sonrası süreç konusunda doğru bilgilendirilmesi gerektiğini vurgular.
Bu nedenle “göz çizdirme” ifadesi artık bugünün lazer teknolojilerini karşılamıyor. Çünkü günümüzde mesele gözü çizdirmek değil; gözün optik yapısını, korneasını ve kişisel ihtiyaçlarını değerlendirerek doğru yöntemi belirlemektir.
Kısacası, lazer göz cerrahisinde eski kalan şey teknoloji değil; ona bakış biçimidir. Artık soru “Göz çizdirilir mi?” değil, “Bu göz için hangi teknoloji daha uygun olabilir?” sorusudur. Modern yaklaşım da tam olarak burada başlar: kişiye özel değerlendirme, doğru hasta seçimi ve bilimsel planlama.














