Göz Çizdirme Eskide Kaldı

Göz Çizdirme Eskide Kaldı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının lazerle tedavisi toplumda uzun yıllardır “göz çizdirme” olarak biliniyor. Bu ifade o kadar yerleşmiş durumda ki pek çok kişi lazer tedavisini düşünürken gerçekten gözünün çizileceğini, kesileceğini veya üzerinde kalıcı bir iz oluşacağını düşünüyor.

Veni Vidi Göz hekimlerinden Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Akın Akyurt, “göz çizdirme” ifadesinin günümüzde kullanılan lazer teknolojilerini tam olarak anlatmadığını belirterek, hastaların en çok merak ettiği sorulara açıklık getirdi.

“Aslında göz çizilmiyor”

Göz çizdirme ” sözünün yıllar içerisinde halk arasında yerleşmiş bir tanım olduğunu belirten Dr. Akın Akyurt, işlemin temelinde gözün üzerine bir çizgi atılmasının bulunmadığını söyledi.

Akyurt, “Hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri ‘Gerçekten gözümü mü çizeceksiniz?’ oluyor. Aslında yapılan işlem bu değil. Lazer tedavilerinde gözün saydam ön tabakası olan korneanın şekli, kişinin kırma kusuruna göre çok hassas şekilde yeniden düzenleniyor. Amaç ışığın göz içerisinde doğru noktaya odaklanmasını sağlamak” dedi.

“Göz çizdirme” sözü neden hâlâ kullanılıyor?

Geçmişte kullanılan bazı yöntemlerin toplumda “göz çizdirme” ifadesiyle tanınmaya başladığını söyleyen Akyurt, teknolojinin zaman içerisinde önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekti.

“Bugün bir hasta internette ‘göz çizdirme’ diye arama yapabiliyor ancak karşısına birbirinden farklı lazer yöntemleri çıkıyor. Çünkü artık tek bir lazer yönteminden söz etmiyoruz. Kornea yapısı, göz numarası, yaş, kornea kalınlığı ve kişinin göz yapısına göre farklı yöntemler değerlendirilebiliyor.”

Her göze aynı lazer yapılmıyor

Lazer tedavisinde en önemli konulardan birinin doğru hasta seçimi olduğunu vurgulayan Dr. Akyurt, yalnızca göz numarasına bakarak yöntem belirlenemeyeceğini söyledi.

“İki kişinin göz numarası aynı olabilir ama kornea yapıları birbirinden tamamen farklı olabilir. Bu nedenle ‘Arkadaşım şu yöntemi oldu, ben de onu olayım’ yaklaşımı doğru değil. Önce ayrıntılı muayene ve kornea tetkikleri yapılmalı. Hangi yöntemin uygun olduğuna bundan sonra karar verilmeli.”

Günümüzde hangi lazer yöntemleri kullanılıyor?

Göz lazeri alanında farklı teknolojilerin bulunduğunu belirten Dr. Akın Akyurt, günümüzde No Touch (TransPRK), SMILE Pro ve SILK gibi farklı yöntemlerin değerlendirilebildiğini söyledi.

Akyurt, “Bu yöntemlerin çalışma şekilleri ve hangi göz yapılarında tercih edildikleri birbirinden farklı. Önemli olan hastanın bir yöntem seçmesi değil, muayene sonucunda hangi yöntemin o kişi için uygun olduğunun belirlenmesi” ifadelerini kullandı.

“Bıçak kullanılacak mı?” korkusu da eski bilgilerden kaynaklanıyor

Lazer tedavisi konusunda hastaların bir diğer çekincesinin “gözüm kesilecek mi?” sorusu olduğunu belirten Akyurt, internette yıllar öncesine ait videoların hâlâ izlenmesinin kafa karışıklığına yol açabildiğini söyledi.

“Lazer teknolojileri zaman içerisinde çok değişti. Günümüzde bıçaksız ve bazı yöntemlerde flep oluşturulmadan gerçekleştirilen seçenekler bulunuyor. Bu nedenle 15-20 yıl önce çekilmiş bir lazer ameliyatı videosunu izleyerek bugünkü teknolojiler hakkında fikir edinmeye çalışmak hastayı gereksiz yere endişelendirebiliyor.”

İşlem sırasında hasta ne görüyor?

Hastaların en çok merak ettiği konulardan birinin işlem anı olduğunu söyleyen Dr. Akyurt, lazer tedavilerinin lokal damla anestezisi altında gerçekleştirildiğini belirtti.

“Hasta işlem sırasında tamamen uyuyor durumda değil; göze anestezik damla uygulanıyor. Kullanılan yönteme göre işlem süreci değişebiliyor. Hastaların önemli bir kısmı işlemden önce, işlem sırasında yaşayacaklarından çok daha fazla kaygı duyuyor. Bu nedenle işlem öncesinde sürecin hastaya açık biçimde anlatılması önemli.”

“Lazer olmak için tek kriter gözlükten sıkılmak değil”

Her gözlük veya kontakt lens kullanan kişinin lazer için uygun olmayabileceğini vurgulayan Akyurt, yaş, numaranın stabil olması, kornea yapısı ve genel göz sağlığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Lazer tedavisine karar verirken yalnızca ‘Gözlük kullanmak istemiyorum’ demek yeterli değil. Öncelikle gözün lazer için uygun olup olmadığını anlamamız gerekiyor. Kornea haritası, kornea kalınlığı, göz numarası ve gözün diğer yapıları birlikte değerlendiriliyor.”

“Doğru soru artık ‘Gözümü çizdirebilir miyim?’ değil”

Dr. Akın Akyurt, toplumda kullanılan dilin de teknolojiyle birlikte değişmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“‘Göz çizdirme’ hâlâ herkesin bildiği bir ifade olduğu için kullanılmaya devam ediyor. Ancak günümüzde yapılan işlemleri tam olarak tarif etmiyor. Göze çizgi çizilmiyor; lazer teknolojileriyle korneanın kırma gücü yeniden düzenleniyor. Bu nedenle hastaların artık ‘Gözümü çizdirebilir miyim?’ yerine ‘Göz yapım lazer tedavisine uygun mu ve benim için hangi yöntem değerlendirilebilir?’ sorusunu sorması daha doğru olur.”

Ece Güneş
Haberler.com
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.