Akar: Krizlerde samimi dost sayısı azalır, işbirliği şart
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Çekya heyetiyle görüştü. Diyalog ve işbirliğinin önemini vurguladı, terörle mücadelede dayanışma çağrısı yaptı. Türkiye'nin caydırıcı gücüne dikkat çekti.
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Çekya Senatosu Başkanvekili Jiri Obelfalzer, Çekya Parlamentosu Dışişleri, Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Pavel Fischer ve beraberindeki heyetle görüştü.
Meclis'teki görüşmede konuşan Akar, parlamenter diplomasiyi her zaman desteklediklerini, krizlere karşı çözüm oluşturmak isteyen siyasi, idari ve akademik kişilerin sahip olması gereken temel özelliğinin "diyalog" olduğunu gördüklerini söyledi.
Uluslararası ilişkilerde en önemli olgunun "ulusların diyaloğu" olduğunu ifade eden Akar, devletler arası münasebetlerde fiiliyata geçmeden siyasetin tespitinin ve çerçevenin çizilmesinin çok önemli olduğunu belirtti.
Akar, 3. Dünya Savaşı'nın çıkmasını kesin gördüklerini değil, ülkelerin savunma kabiliyetinin şart olduğunu söyleyerek, "Hiçbir ülke kendi başına yeterli olamayacak, dolayısıyla işbirliği şart. Normal zamanlarda ülkelerin onlarca dostu var. Bir kriz halinde bu sayı düşüyor. Bir savaş halinde samimi olarak karşılıklı güvene dayalı 2-3 dostunuz varsa çok şanslısınız." dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bu konuda yapmaya çalıştıkları şeyin "güçlü olmak" olduğunu ifade eden Akar, güçten maksatlarının yayılmacılık, işgal ve başkalarının toprağına göz dikmek olmadığını, caydırıcılık olduğunu vurguladı. Akar, "Birinci görevimizin caydırıcılık olduğuna inanıyoruz. Ordumuzla, ekonomimizle, siyasi ve sosyal yapımızla o kadar güçlü olmamız lazım ki, herhangi bir bize karşı olan riski, tehdidi başlangıçta yok etmek amacımız." diye konuştu.
"Terörle mücadelede Çek dostlarımızın bizimle işbirliği yapmasını bekledik, bekliyoruz"
Komisyon Başkanı Akar, Çekya ile Türkiye'nin inişli çıkışlı ilişkileri olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Birlikte çok şey yapılabileceğini her zaman söylüyoruz. Karşılıklı işbirliği çerçevesinde alışverişler var. Karşılıklı yardım ve destekler var. Bunlar bazen unutulabilir. Bazı jestler var ki unutulmaz. 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında bu Meclis bombalandı. Avizeler parçalandı. Çek avizeler. Çek dostlarımız tarafından hemen yenilendi. Bu parlamentoda bunu kimse unutmaz. Dostluğumuzun simgesi olarak önümüzde duruyor. Parlamentolararası münasebetlerimizi sürdürmemiz lazım. Savunmamızın temeli olan NATO'nun güçlenmesi bakımından da NATO üyesi ülkeler arasındaki ilişkilerin güçlü ve güvenilir olması lazım. Çek Cumhuriyeti ile olan ilişkilerimizi parlamento düzeyinde de geliştirmek için gayret göstermeye devam edeceğiz."
Akar, Türkiye'de bugüne kadar birçok terör örgütüyle mücadele etmek zorunda kaldıklarını dile getirerek, "Bir tarafta PKK/YPG, diğer tarafta FETÖ ve DEAŞ. Avrupalı dostlarımızdan bununla ilgili anlayış ve işbirliği bekliyoruz. Maalesef bazı müttefiklerimiz doğru yerde durmadılar. Büyük bir mücadeleyle, askerimizin kahramanlıklarıyla terör bitme noktasında. Kim olursa olsun, hangi terör örgütü olursa olsun hepsiyle mücadele edeceğiz. Çok önemli, arkalarında kim olursa olsun. Bütün müttefiklerimize açık bir şekilde söylüyoruz. Terörle mücadelede Çek dostlarımızın bizimle işbirliği yapmasını bekledik, bekliyoruz. FETÖ, çok yönlü değişken bir örgüt. Birtakım masum görüntüler altında her türlü hileyi yapabilen bir örgüt. Çek Cumhuriyeti'nden bu teröristlere müsaade edilmemesini, gerekli tedbirlerin alınmasını bekliyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
Türkiye'nin stratejik temel amacının Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik olduğunu ifade eden Akar, AB üyelerinin bu konuda 60 yıldır hala karar veremediklerini, bu durumun ilişkilerini aşındırdığını, bu konuda AB kurum ve kuruluşlarındaki Çek dostlarından dengeli ve yapıcı yaklaşım beklediklerini belirtti.
Kıbrıs'ta adalet istediklerini söyleyen Akar, orada yaşayan Kıbrıslı Türklere adil davranılmasını istediklerini dile getirdi.
Akar, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın yayılmasından korktuklarını da belirterek, "Ateşkesin kalıcı olmasına, görüşmeler yoluyla sorunların çözülmesine, tarafların bir barış ve diplomasi masası etrafında oturmasına önem veriyor, yapabileceğimiz ne varsa yaptık, yapıyoruz. Burada mesele askeri olmanın ötesinde bir algı ve medya operasyonu var. Ateşkesin kalıcı olması için çalışmaları destekledik, Pakistan'ın girişimlerini de destekliyoruz." dedi.
"Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyoruz"
Çekya Senatosu Başkanvekili Obelfalzer, iki ülkenin parlamentoları arasında 15 yıldır bir ziyaret gerçekleşmediğini, karşılıklı buluşmalar açısından bu ziyaretin yeni bir başlangıç olmasını ümit ettiklerini söyledi.
Türkiye'yi bölgede kilit bir ülke olarak gördüklerini belirten Obelfalzer, "Türkiye'nin Orta Doğu'daki gelişmelere olumlu katkıları nedeniyle Avrupa Birliği'nin de Türkiye'ye yeni bir bakış açısı ile bakması ve atılan frenlerin ortadan kaldırılması gerektiği ortadadır. Biz Avrupa Birliği üye ülkesi olarak, Türkiye'nin bu sürecini destekliyoruz, önümüzdeki süreçlerde de daima destekleyeceğiz." ifadelerini kullandı.












