Elitaş: NATO 2026 Zirvesi Türkiye'nin stratejik rolünü gösterdi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, NATO 2026 Zirvesi'nde Türkiye'nin barış üreten, güven veren ve stratejik bir aktör olduğunu dünyaya kanıtladığını belirtti. Türkiye'nin savunma sanayisi ve diplomasiyle NATO'da vazgeçilmez konuma geldiğini vurguladı.

AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, "NATO 2026 Zirvesi, Türkiye'nin yalnızca güçlü bir müttefik değil barış üreten, güven veren, kriz çözen ve sözüne itibar edilen stratejik bir aktör olduğunu bütün dünyaya göstermiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Elitaş, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Türkiye'nin 2026 NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak yalnızca uluslararası bir organizasyonu başarıyla gerçekleştirmediğini belirten Elitaş, değişen dünya dengeleri içinde üstlendiği stratejik rolünü de bütün dünyaya bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

Elitaş, bu ev sahipliğinin sıradan bir organizasyon olmadığına dikkati çekerek, "Yakın coğrafyamızın savaşlar, krizler ve belirsizliklerle çevrelendiği, jeopolitik dengelerin adeta akşamdan sabaha değiştiği bir dönemde gerçekleştirilen zirve, Türkiye'nin istikrar üreten devlet kimliğinin en somut tezahürlerinden biri oldu." ifadesini kullandı.

"Zirve boyunca oluşan diplomatik atmosfer, Türkiye'nin gücünün ulaştığı seviyeyi açık biçimde gösterdi"

Türkiye'nin yalnızca kendi güvenliğini değil bölgesel barışı, küresel istikrarı ve insanlığın huzurunu önceleyen yaklaşımını da ortaya koyduğuna işaret eden Elitaş, "Zirve boyunca oluşan diplomatik atmosfer, Türkiye'nin siyasi, askeri, teknolojik ve diplomatik gücünün ulaştığı seviyeyi açık biçimde gösterdi. Zirveye katılan liderlerin açıklamaları da Türkiye'nin çok boyutlu gücüne duyulan saygıyı ortaya koydu." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, NATO'yu hiçbir zaman saldırgan bir güç gösterisi olarak görmediğini belirten Elitaş, "İttifak'ın caydırıcılığını önemserken diplomasiyi önceledi. Savaşın değil barışın, çatışmanın değil uzlaşının tarafında durdu. Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden 'Yurtta sulh, cihanda sulh' anlayışı da zirve boyunca Türkiye'nin dış politika vizyonu olarak hissedildi. Bu zirveyle birlikte Türkiye'nin NATO içerisindeki konumu yeni bir evreye taşındı." ifadelerini kullandı.

Elitaş, geçmişte daha çok asker sayısıyla öne çıkan Türkiye'nin bugün savunma sanayisi, askeri teknoloji, stratejik üretim kapasitesi ve diplomatik etkinliğiyle İttifak'ın en önemli aktörlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, " Türkiye, yalnızca nicelik bakımından güçlü değildir. Yerli ve milli savunma teknolojileri, nitelikli askeri gücü, kriz yönetme kabiliyeti ve diplomatik ağırlığıyla NATO'nun vazgeçilmez ülkeleri arasındadır. Türkiye'nin İttifak içindeki ağırlığı, artık insan gücüyle olduğu kadar ürettiği teknoloji, yürüttüğü diplomasi ve üstlendiği stratejik sorumluluklarla da ölçülmektedir." görüşünü paylaştı.

"Bugün Türkiye, söz alan değil gerektiğinde sözünü söyleyen, sözü dinlenen ve sözüne değer verilen bir ülkedir"

Zirvenin Türkiye'nin NATO'daki konumunun nicelikten niteliğe evrildiğini en güçlü biçimde ortaya koyduğunu belirten Elitaş, bu değişimin yalnızca Türkiye'nin NATO içindeki konumunu değil İttifak'ın Türkiye'ye bakışını da değiştirdiğine işaret etti.

Elitaş, Türkiye'nin kriz anlarında desteği aranan, güvenlik politikalarının şekillenmesinde görüşüne başvurulan ve stratejik ağırlığı giderek artan bir müttefik konumunda olduğunu ifade ederek, bu dönüşümün Türkiye'nin yalnızca askeri kapasitesini değil uluslararası siyasetteki söz hakkını da güçlendirdiğini vurguladı.

"Bugün Türkiye, söz alan değil gerektiğinde sözünü söyleyen, sözü dinlenen ve sözüne değer verilen bir ülkedir." ifadesini kullanan Elitaş, Türkiye'nin güvenliğinin artık yalnızca kendi sınırlarının değil Avrupa'nın güvenliğinin de ayrılmaz parçası olduğunun altını çizdi.

Elitaş, Orta Doğu'daki savaşların ardından oluşan göç hareketlerinin Avrupa'yı daha ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakmamasında Türkiye'nin üstlendiği tarihi sorumluluğun payının büyük olduğuna dikkati çekerek, Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca izlediği dengeli diplomasinin de bölgesel ve küresel güvenliğe önemli katkılar sağladığını belirtti.

"NATO 2026 Zirvesi, Türkiye'nin stratejik bir aktör olduğunu bütün dünyaya göstermiştir"

Bugün NATO ülkelerinin Türkiye'nin hem nicelik hem de nitelik bakımından vazgeçilmez bir müttefik olduğunu daha güçlü biçimde idrak ettiklerini anlatan Elitaş, Türkiye'nin dostluğunun değeri kadar onu dışlamanın doğuracağı stratejik sonuçların da artık daha net görüldüğünü ifade etti.

AK Parti Genel Başkanvekili Elitaş, şunları kaydetti:

"Sonuç olarak NATO 2026 Zirvesi, Türkiye'nin yalnızca güçlü bir müttefik değil barış üreten, güven veren, kriz çözen ve sözüne itibar edilen stratejik bir aktör olduğunu bütün dünyaya göstermiştir. Bugün Türkiye, söz alan değil sözü dinlenen, dünya barışı, küresel güvenlik ve insanlığın huzuru adına sözünü cesaretle söyleyen bir devlettir.

Bu vizyonun mimarı Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ulaşılan diplomatik ve stratejik seviyeyi, Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli kazanımlarından biri olarak görüyor, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanı'mız küresel lider Erdoğan'a milletimiz adına şükranlarımı arz ediyorum."

Kaynak: AA / Duygu Yener
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.