Bakan Işıkhan: 15 Temmuz sendikal hareket için dönüm noktası

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"15 Temmuz, Türkiye'de sivil toplumun ve sendikal hareketin demokrasiyle kurduğu ilişkinin de olgunlaştığını gösteren tarihi bir dönüm noktasıdır" - "Artık bölgesinde güven veren, dünyada sözü dinlenen güçlü bir Türkiye var. Bu başarıların temelinde ise milletimizin, 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu irade bulunmaktadır"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, " 15 Temmuz, Türkiye'de sivil toplumun ve sendikal hareketin demokrasiyle kurduğu ilişkinin de olgunlaştığını gösteren tarihi bir dönüm noktasıdır." dedi.

Işıkhan, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen "15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli"ndeki konuşmasında, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden şehitleri andı, gazilere şükranlarını sundu ve Allah'tan millete bir daha böyle acılar yaşatmamasını diledi.

O gece hainlerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığını, milli iradeyi, demokrasiyi, milletin ortak geleceğini ve asırlardır büyük bedeller ödeyerek inşa edilen devlet geleneğini hedef aldıklarını ifade eden Işıkhan, "Ancak hainlerin hesap edemediği bir gerçek vardı. O da aziz milletimizin kanında var olan cesaretin yeniden zuhur etmesidir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı liderliği ve milletin destansı direnişi sayesinde hain darbe teşebbüsünün başarısızlığa uğratıldığını anımsatan Işıkhan, o gece yazılan destanın, sadece Türkiye'nin değil, dünya demokrasi tarihinin de en önemli halk direnişlerinden biri olarak tarihe geçtiğini söyledi.

"Bugün çok daha güçlü demokrasi bilincine sahip bir toplum var"

Işıkhan, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz'un yaşandığı Türkiye'nin, demokrasi tarihinde darbelerden en fazla zarar gören ülkelerden biri olduğuna işaret etti.

Bu müdahalelerin her birinin sadece hükümetleri hedef almadığını belirten Işıkhan, darbelerin aynı zamanda milletin iradesini, ekonomiyi, çalışma hayatını, sosyal barışı, hukuku, özgürlükleri ve geleceğini baltaladığını dile getirdi.

Her darbenin ardından kaybedenin millet, demokrasi, emek, üretim ve Türkiye olduğunu vurgulayan Işıkhan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Geçmiş darbeler incelendiğinde üzülerek görüyoruz ki bazı dönemlerde kendisini sivil toplum olarak tanımlayan birtakım yapılar, bazı sendikalar ve çeşitli meslek örgütleri darbeleri, açık ya da örtülü biçimde desteklemiş, darbecilerin söylemlerine meşruiyet kazandırmaya çalışmış, hatta zaman zaman darbe süreçlerinin toplumsal zemin bulmasına katkı sunmuştur. Millet iradesi yerine vesayeti tercih eden bu anlayış, demokrasimizin güçlenmesini geciktirmiştir. Bugün ise elbette sizlerin de önemli katkılarıyla artık çok farklı bir Türkiye var. Bugün çok daha güçlü demokrasi bilincine sahip bir toplum, belki de en önemlisi çok daha güçlü ve milleti gerçek anlamda temsil eden bir sivil toplum anlayışı var. 15 Temmuz gecesi, bunun en açık göstergesi olmuştur. Siyasi görüşü, dünya görüşü, sendikal tercihi ne olursa olsun, ülkemizin emek dünyasının çok büyük bölümü ortak bir vicdanda, demokraside, milli iradede buluşmuştur, Türkiye'nin yanında saf tutmuştur. Bu, demokrasi kültürümüz adına son derece önemli bir kazanımdır."

Hiçbir hak mücadelesinin demokrasi dışında yürütülemeyeceğini, hiçbir sendikal mücadelenin, milli iradenin karşısında konumlanamayacağını, hiçbir sivil toplum anlayışının da milletin seçtiği yönetime silah doğrultanların yanında yer alamayacağını bildiren Işıkhan, "İşte bu nedenle 15 Temmuz, Türkiye'de sivil toplumun ve sendikal hareketin demokrasiyle kurduğu ilişkinin de olgunlaştığını gösteren tarihi bir dönüm noktasıdır." dedi.

"Sendikalarımızın sergilediği tavır demokrasi tarihimiz açısından son derece önemli"

Işıkhan, panelin başlığının son derece anlamlı olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz gecesi bu ülkenin emekçileri tüm milletimizle beraber büyük bir demokrasi sınavı vermiştir. İşçiler, memurlar, itfaiyeciler, madenciler, kamu görevlileri ve daha nice emekçi... Bir taraftan görevlerini aksatmadan yerine getirirken diğer taraftan meydanlarda milli iradeye sahip çıkmıştır. 15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir. İşçi ve memur konfederasyonlarımız, işveren kuruluşlarımız, meslek örgütlerimiz ve çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz ilk saatlerden itibaren açık ve net bir duruş ortaya koymuştur. Küçük istisnalar dışında sendikalarımız, milletimizin, demokrasimizin yanında durmuşlardır. Darbe girişimini tereddütsüz biçimde reddetmişlerdir. Bu ortak duruş, Türkiye'nin demokratik olgunluğunun ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece kıymetlidir."

Farklı düşünceler, farklı talepler, farklı sendikal anlayışların, demokrasinin zenginliği olduğunu belirten Işıkhan, "Ancak söz konusu milletin iradesi olduğunda ortak paydamız, Türkiye'dir. İşte 15 Temmuz gecesi, bunu hep birlikte gördük. Kendilerini feda ederek tankların önüne atan, alanlara ve meydanlara çıkan, duasıyla Cumhurbaşkanımızın yanında duran aziz milletimizin her bir ferdinden, emekçilerimizden Allah razı olsun." ifadelerini kullandı.

Her darbenin aynı zamanda üretimi ve istihdamı, yatırımı, çalışma barışı ve sosyal huzuru hedef aldığını dile getiren Işıkhan, bu nedenle çalışma hayatının güçlenmesiyle demokrasinin güçlenmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti.

"15 Temmuz'u sadece anmak yetmez, onu doğru anlamak gerekir"

Hukukun üstünlüğünün, milli iradenin ve demokratik düzenin hakim olmadığı bir yerde yatırım güvenliğinin, üretim güvenliğinin ve çalışma barışının olamayacağını vurgulayan Işıkhan, "Tam da bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, sosyal diyaloğu, çalışma barışını, sendikal hakları ve sosyal adaleti güçlendirmeyi demokrasimizin de önemli temellerinden biri olarak görüyoruz." dedi.

Darbecilerin durdurmak istediği Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde her alanda daha da güçlendiğine dikkati çeken Vedat Işıkhan, şunları kaydetti:

"Artık bölgesinde güven veren, dünyada sözü dinlenen güçlü bir Türkiye var. Bu başarıların temelinde ise milletimizin, 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu irade bulunmaktadır. 15 Temmuz'u konuşurken, sadece bu günü anmak yetmez, onu doğru anlamak gerekir. Genç nesillere bunu doğru anlatmak gerekir. Çünkü demokrasi kendiliğinden yaşayan bir değer değildir. Demokrasi, her neslin yeniden sahip çıkması gereken ortak bir emanettir. Bugün burada gerçekleştireceğimiz panelin de bu anlamda çok önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Sendikalarımızın demokrasi mücadeleleri ve tecrübeleriyle, emekçilerimizin hatıralarıyla 15 Temmuz'un çalışma hayatı ve demokrasi açısından taşıdığı anlamı daha güçlü şekilde ortaya koyacağımıza inanıyorum."

Panele, resmi ziyareti kapsamında Ankara'da bulunan Gana Çalışma, İşler ve İstihdam Bakanı Abdul-Rashid Hassan Pelpuo ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcıları Ahmet Aydın, Faruk Özçelik ve Lutfihak Alpkan, İŞKUR Genel Müdürü Samet Güneş, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ile bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Program, Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından basına kapalı devam etti.

Kaynak: AA / Orhan Onur Gemici