25 dosyada 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, "Hiçbir faili meçhul karanlıkta kalmayacak; adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir" sözleri sahada karşılık buldu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, "Hiçbir faili meçhul karanlıkta kalmayacak; adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir" sözleri sahada karşılık buldu. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Başkanlığı'nın çalışmalarıyla, üç ay gibi kısa bir sürede 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla, 24 Nisan 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kamuoyunda infial oluşturan kasten öldürme ve kayıp olaylarını yeniden mercek altına aldı. Türkiye'nin farklı illerinde yıllardır karanlıkta kalan 638 cinayet ve kayıp dosyanın tozlu raflardan indirilmesiyle açılan yeni soruşturmalarla, 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Türkiye genelinde 75 ilde bulunan 638 dosya üzerinde araştırma ve değerlendirme süreci başlatıldı. Bu çalışmalar sonucunda 59 ilde, 168 maktulün bulunduğu 155 dosya yeniden incelemeye alındı. Bunlardan 47 kişinin hayatını kaybettiği 44 dosya için Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleri bünyesinde özel çalışma ekipleri oluşturuldu.

Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli hakkında tutuklama, 21 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

'En son teknolojiler kullanılıyor'

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nda bugüne kadar çözülememiş dosyalarla ilgili tecrübeli isimlerden oluşan özel ekipler oluşturuldu. Alanında ihtisas yapmış uzmanlar dosyalarda yer alan mevcut tüm adli kayıtları, kriminal bulgular, HTS raporları ve baz kayıtları, dijital materyallerden oluşan tüm delilleri günümüzün gelişen son teknolojik imkanlarını da kullanarak incelemeye alıyor. Geçmişte verilen takipsizlik kararları yeni bulgular doğrultusunda yeniden değerlendirilirken, dairenin incelemesiyle ilerletilen süreçte Savcılıklara bilgi verilmek suretiyle faili meçhulleri aydınlatmak için yürütülen çalışmalar devam ediyor.

Eski kamera görüntülerinden HTS kayıtlarına, İstanbulkart verilerinden topuk kanı bilgilerine, sigara izmaritlerindeki DNA'dan yıllar önce yazılmış bir cezaevi dilekçesine kadar çok sayıda delil yeniden değerlendirildi.

Kaza denildi cinayet çıktı

Yeniden ele alınan dosyalardan biri, 28 Mart 2023 tarihinde Marmaris'te silahla vurularak hayatını kaybeden Abdullah Uslu'ya aitti. İlk soruşturmada Uslu'nun alkollü olduğu ve silahı beline takarken kendisini vurduğu kabul edilerek takipsizlik kararı verilmişti.

Maktulün kızının itirazı üzerine kaldırılan takipsizlik kararının ardından olay yeri inceleme raporları, iletişim ve kamera kayıtları ile yeni ifadeler yeniden değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda olayın kaza değil cinayet olduğu yönünde bulgulara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında iki şüpheli tutuklanırken iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2016 yılında öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin dosyasında da aile içindeki suç gizleme girişiminin çözüldüğü belirtildi. Daha önce yargılanıp beraat eden bir kişinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla yeni ifadeler alındı. Soruşturmada cinayetin aile bireylerinin planlamasıyla gerçekleştirildiği iddiasına ulaşıldı. Bir şüpheli tutuklanırken diğer şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi.

24 yıllık dosyayı 14 yıllık dilekçe çözdü

Aydın'ın Germencik ilçesinde 2002 yılında öldürülen Galip Öztürker'in dosyası, yıllar önce cezaevinden gönderilen ancak soruşturmanın sonuçlandırılmasını sağlayamayan bir dilekçenin yeniden incelenmesiyle açıldı.

Dosyada, şüphelilerden birinin 2012 yılında cezaevinden savcılığa gönderdiği ve suçla ilgili ayrıntılı anlatımlar içeren dilekçesi bulundu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından bu dilekçe; tanık teşhisleri, telefon kayıtları ve diğer delillerle birlikte tekrar değerlendirildi.

Yürütülen çalışmalar sonucunda beş şüpheli tutuklandı ve haklarında dava açıldı. İlk duruşmada verilen tahliye kararına yapılan itiraz üzerine dört sanık hakkında yeniden tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarıldı. 4 sanık yakalanarak tutuklandı.

İstanbulkart, HTS ve 372 saatlik kamera kaydı

Başkanlığın çalışmalarında dijital veriler de önemli rol oynadı. 2016 yılında İstanbul Şişli'de, "Mezdeke Dans Üçlüsü" üyelerinden Aynur Kanbur'un öldürülmesine ilişkin dosyada HTS, baz istasyonu, kamera ve İstanbulkart kayıtları birlikte incelendi.

Şüphelilerin telefonlarını olaydan önce kapattıkları, olaydan sonraki gün yeniden açtıkları ve aralarında mesajlaşma bulunduğu tespit edildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalanan üç şüpheli tutuklandı.

Karaman'da 2008 yılında kaybolduktan sonra cesedi baraj yakınlarında bulunan terzi Erkan Erkara'nın dosyasında ise 372 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü ile yaklaşık 40 kişinin HTS ve baz kayıtları incelendi.

Teknik analizlerde maktulün son görüştüğü kişi ve şüphelinin telefonunun cesedin bulunduğu bölgeden sinyal verdiği belirlendi. Yakalanan şüpheli tutuklanırken hakkında kasten öldürme ve gece vakti silahlı yağma suçlarından dava açıldı.

Çalınan telefon 12 yıl sonra şüphelilere ulaştırdı

Antalya'da 2014 yılında bir inşaatın bekçi kulübesinde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık'ın dosyasında, olay yerinden çalınan cep telefonu soruşturmanın kilidini açtı.

Maktule ait telefonun olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep'te kullanıldığı belirlendi. Telefonu kullanan kişilerle maktulün çalıştığı inşaatta bulunan kişiler arasındaki bağlantılar, HTS ve baz kayıtları üzerinden ortaya çıkarıldı. Yapılan operasyonlar sonucunda üç şüpheli tutuklanırken iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Yurt dışında bulunduğu belirlenen bir şüpheli hakkındaki çalışmaların ise sürdüğü kaydedildi.

Çöpte bulunan bebeğin kimliği topuk kanından belirlendi

Manisa'da 2010 yılında bir çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin dosyasında da sağlık kayıtları belirleyici oldu. Otopsi bulgularından bebeğin hastanede doğmuş ve topuk kanı alınmış olabileceği değerlendirildi. Olay tarihinde doğan ve topuk kanı alınan bebeklere ait Sağlık Bakanlığı kayıtları incelendi. Kayıtlarda bir kadının kız bebeğinden topuk kanı alındığı ancak sistemde yaşayan bir çocuk kaydının bulunmadığı tespit edildi. Yakalanan şüphelinin bebeği doğumdan sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığını söylediği, kardeşinin de bu anlatımı doğruladığı belirtildi. Anne tutuklanırken kardeşi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı uygulandı.

20 yıldır resmi kaydı olmayan kişi DNA ile bulundu

Batman'ın Kozluk ilçesinde 2007 yılında bulunan ve yüzü teşhis edilemeyen erkek cesedinin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi. Başkanlığın koordinasyonunda yapılan çalışmalarda, kayıp başvurusu bulunan kişilerin yanı sıra uzun yıllardır hiçbir resmi kurumla işlem yapmayan kişiler de araştırıldı. 2007 yılından beri resmi kaydı bulunmayan Aydın Özcan üzerinde yoğunlaşıldı.

Özcan'ın çocuklarından alınan DNA örnekleri ile cesetten elde edilen DNA'nın eşleşmesi sonucunda kimlik tespiti yapıldı. Saha çalışmaları, tanık anlatımları ve iletişim kayıtlarının ardından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden altısı tutuklandı, dört şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Sigara izmaritlerindeki dna failleri işaret etti

Diyarbakır'da 2016 yılında mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp'in dosyasında, olay yerinde bulunan dört sigara izmariti yeniden incelendi.

Adli Tıp Kurumunun moleküler genetik çalışmalarında izmaritlerden elde edilen DNA profilleri ile şüphelilerden alınan örnekler arasında eşleşme sağlandı. HTS ve daraltılmış baz incelemeleriyle bazı şüphelilerin olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi.

Mera kullanımı ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan husumet nedeniyle işlendiği değerlendirilen cinayetle ilgili beş şüpheli tutuklanırken üç şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Cansız beden portakal bahçesinde bulundu

Hatay'da 2012 yılından beri kayıp olan Selbi Uyğur'un dosyasında ise cezaevindeki şüphelilerin anlatımları ve yer gösterme işlemleri sonucunda yeni bulgulara ulaşıldı.

Şüphelilerden birinin Selbi Uyğur'un öldürülerek Dörtyol ilçesindeki portakal bahçelerinin yakınına gömüldüğünü söylemesi üzerine yaklaşık 300 metrelik alan belirlendi. Başka bir şüphelinin de cinayeti itiraf etmesinin ardından kazı çalışmaları başlatıldı.

Çalışmalarda kadın kıyafetleri içerisinde insan kemikleri bulundu. Kemiklerden elde edilen DNA profili ile Selbi Uyğur'un anne ve babasından alınan örneklerin eşleşmesi sonucunda 14 yıllık kayıp dosyasındaki cansız bedenin kimliği tespit edildi.

"Suç ve suçlu ile mücadele konusunda kararlıyız"

Bu büroyu kurma amaçlarının suç ve suçlu ile mücadele konusunda kararlılığı ortaya koymak olduğunun altını çizen Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Faili meçhul suçlarla mücadeleyi ben şahsen çok önemsiyorum. Ben göreve geldikten sonra 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çok önemli. 20-25 yıl önce işlenmiş olan cinayetler. Yani devlet mutlaka hesabını sorar. Yani o zaman ortaya çıkmamıştır ama daha sonradan mutlaka bunu yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir" demişti.

Bakan Gürlek, 15-20 yıl önce işlenmiş bir cinayetin ortaya çıkarılmasının vatandaş nezdinde de önemli olduğunu söylemişti.

Yeniden incelenen dosyalar arasında Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay ve Rabia Naz Vatan'ın dosyaları ile Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yönelik silahlı saldırı soruşturması da bulunuyor. Bu dosyalara ilişkin inceleme ve soruşturmalar ise devam ediyor.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kuruluşunun ardından yürüttüğü kapsamlı çalışmalarla kısa sürede 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet ve kayıp olayını aydınlattı. Çözüme kavuşturulan dosyalardan Teryaki dosyasında iki, Elmalı-Korkuteli dosyasında ise üç kişinin yer aldığı belirlendi. İşte başkanlığın düğümünü çözdüğü dosyalardaki o isimler:

"Abdullah Uslu, Fatma Teryaki, İbrahim Teryaki, Kübra Yapıcı, Kadriye Tetik, Havva Yıldırım, Sevda Atalay, Galip Öztürker, Zeynep Aydın, Aynur Kanbur, Şeref Kocabıyık, Maia Khimshiashvili, Erkan Erkara, Dorukhan Büyükışık, Mehmet Şirin, kimliği belirlenemeyen kız bebek, Aysel Yıldırım, Nesim Bayram, Evindar Tiğrak, Aydın Özcan, Ahmet Aktaş, Yusuf Sayaner, Mehmet Emin Karaalp, Esra Aşık, Ali Sarıoğlu, Gültekin Yıldırım, Selbi Uyğur ve Mehmet Ali Türkmen."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.