Ölüm orucu nedir? Açlık grevi nedir? Ölüm orucu ile açlık grevi arasında ne fark var? Bir insan en fazla aç gün aç kalabilir? - Haberler
Haberi Paylaş

Ölüm orucu nedir? Açlık grevi nedir? Ölüm orucu ile açlık grevi arasında ne fark var? Bir insan en fazla aç gün aç kalabilir?

Haberler.com - Haberler | Gündem
Ölüm orucu nedir? Açlık grevi nedir? Ölüm orucu ile açlık grevi arasında ne fark var? Bir insan en fazla aç gün aç kalabilir?

Adli süreçlerde kişiler zaman zaman adli yargılanma talebi ve farklı sebeplerle açlık grevi veya ölüm orucu gibi uygulamalar gitme kararı almaktadır. Ölümle sonuçlanabilen bu durum hakkında ölüm orucu nedir, açlık grevi nedir ve ölüm orucu ile açlık grevi arasında ne fark var gibi sorular soruluyor.

Zaman zaman gündeme gelen ölüm orucu ve açlık grevi, vatandaşların da merak konusu oldu. Ölümle sonuçlanabilen bu uygulamalar ciddi rahatsızlıklara da neden oluyor. Peki, Ölüm orucu nedir? Açlık grevi nedir? Ölüm orucu ile açlık grevi arasında ne fark var? Bir insan en fazla aç gün aç kalabilir?

Açlık grevi, katılımcılarının politik protesto davranışları olarak ya da diğerlerinde suçluluk duygusu yaratmak için genellikle bir yasanın değişmesi gibi belirli özel amaçlarda başarılı olmak için geliştirilmiş şiddet içermeyen bir direniş yöntemidir. Herhangi bir tutum, davranış, uygulama veya olayı benimsemediğini göstermek ya da bazı isteklerini yetkili kişi veya makamlara kabul ettirmek için su, tuz ve şeker dışında vücudun ihtiyaç duyduğu besin maddelerini almayarak aç kalma esasına dayanan bir protesto yöntemidir. Yemek yememe grevidir. 1991 tarihli Malta Bildirgesi'nde açlık grevi, "zihinsel olarak ehliyetli ve kendi iradesiyle açlık grevine karar vermiş kimsenin belirli bir zaman için yiyecek ve/veya sıvı almayı reddetmesi" şeklinde tanımlanmıştır. Açlık grevi eyleminden farklı olarak, ölüm orucu eyleminde hiçbir gıda alınmaz. Genellikle açlık grevi eylemiyle sonuç alınamadığında, daha etkili bir eylem biçimi olduğu düşünülen ölüm orucu eylemine geçilir. Açlık grevleri süreli veya süresiz şekilde olabilir.

Vücutta, enerji depoları glikojen, protein ve yağdır. Açlığın tüm dönemlerinde amaç kan glikoz seviyelerini makul düzeylerde tutabilmektir. Kişinin açlığa yanıtı birçok değişkene bağlıdır. Bunlar; yaş, cinsiyet, boy, vücut ağırlığı, açlık öncesi yağ dokusu, karaciğer, kalp ve renal fonksiyon durumu, ile ek hastalıklar olarak sayılabilirAçlık, vücudun işleyişi için gerekli maddelerin eksikliğine neden olarak, vücutta ağır yıkımlara neden olmakta, bunun sonucunda da nörolojik sekeller ve ölüm gibi ciddi sonuçlara neden olabilmektedir. Mesela bir vitamin olan tiaminin eksikliği sonucunda Wernicke-Korsakoff sendromu görülebilir. Wernicke-Korsakoff sendromu, Wernicke ensefalopatisi bulgularına ek olarak öğrenme ve hafıza defektinin de eşlik ettiği bir komplekstir.

Açlık başlayınca ilk önce glikojen depoları kullanılır ve yaklaşık 24 saatte tüketilir. Ardından yağ depoları enerji kaynağı olarak kullanılmaya başlar. Son olarak proteinler kullanılır, proteinler normalde enerji kaynağı olarak kullanılmaz ancak uzun süren açlıklar sonrası yapı taşları olan proteinler de enerji kaynağı olarak kullanılmaya başlar. 72 saatten sonra glikojen depoları tükenmiştir ve enerji üretimi için sadece yağ asitleri ve proteinler kullanılır. Yeterli sıvı alımı yoksa dehidratasyon nedeniyle kişi birkaç günde hayatını kaybeder, yeterli sıvı ve elektrolit alan kişiler ise birkaç ay yaşayabilir.

Açlık süresi ilk 24 saat, 24-72 saat ve sonrası olarak dönemlere ayırılabilir. İlk 24 saatte karaciğerdeki glikojen depoları enerji kaynağı olarak kullanılır. 6-12 saatlik açlıkta insülin düzeyi düşmeye, glukagon ise artmaya başlar. Glukagon düzeyinde artış karaciğer ve böbrekte glukoneogenezi uyarır. İnsülinin düşmesi ile ise beyin dışı dokularda glikoz kullanımı azaltılır, böylece sadece glikozu kullanabilen santral sinir sistemine kaynak ayrılır. 24-72 saatlerinde, çevre dokular glikoz yerine yağ asidini enerji kaynağı olarak kullanır. Enerji kaynağı için sonraki aşamada çevresel dokulara ait proteinler yıkılmaya başlar Fizik muayenede belirgin bir değişiklik yoktur, erken dönemde hipoglisemiye bağlı sempatik sistem aktive olur; bu nedenle kan basıncı normal, hatta yüksek olabilir ve taşikardi gelişebilir. 72 saatten sonra glikojen depoları tükenmiştir ve enerji üretimi için sadece yağ asitleri ve proteinler kullanılır.[37][39] Bu dönemde karaciğerin yağ yakımı ile ortaya çıkardığı keton cisimcikleri sayesinde kalp ve beyin aktivitelerine devam eder. Kan ve idrarda keton cisimciklerinin ve iştah kaybının başladığı dönem -ketozis- başlar. Uzun süre aç kalan bir kimsenin yağ ve kas kaybına uğrar ve buna bağlı olarak kas gücü azalarak hareket yeteneği azalır. 1-3 hafta süren açlıklarda, yağ asitleri ve keton cisimcikleri kas ve böbrekler için baskın kaynaklardır. Beyin için keton cisimcikleri glikozdan daha önemli konuma gelir. Yağ dokusu yıkımı ve hepatik ketogenez artar. Glikoz hepatik ve renal glukoneogenez ile üretilir. 3 hafta üzerindeki açlıklarda, kas ve böbrekler için başlıca enerji kaynağı yağ asitleri ve keton cisimcikleridir. Beyinde glukoz kullanımının yerini keton cisimciği kullanımı almıştır. Yağ dokusu trigliseridleri başlıca enerji kaynağıdır. Kas proteolizi ve hepatik glukoneogenez çok azalmıştır. Yeterli sıvı alımı yoksa dehidratasyon nedeniyle kişi birkaç günde hayatını kaybeder, yeterli sıvı ve elektrolit alan kişiler ise birkaç ay yaşayabilir. Açlık ilerledikçe kan basıncı düşer, nabız yavaşlar, kardiyak pompa gücü ve atım hacmi azalır, hipotermi olur. Hem kas hem de yağ dokusundaki kayıplara bağlı ekstermite, yüz, toraks ve batında zayıflık belirgindir. Deri soğuk, soluk ve kurudur. Gastrointestinal sistem, lenfatik sistem ve pankreasta atrofi görülür. Bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı enfeksiyonlara karşı vücut direnci azalır, sepsise kadar gidebilen ciddi enfeksiyonlar görülebilir. Konfüzyon ve komaya kadar giden ağır nörolojik sorunlar görülebilir.

İlk hafta genellikle %5-10 kilo kaybı görülür, sonraki dönemlerde %35-50'lere kadar varabilir. Öncesinde kalp ile ilgili sorunu bulunmasa da, uzun süren açlık sonucunda hastalar kardiyak nedenlere bağlı olarak ölebilir.

Açlık grevi şiddet içermeyen, kişinin bir nevi politik protesto babında, yasanın değişmesi için yetkili makamlara karşı bir çeşit direniştir. Su, tuz ve şeker dışında herhangi bir madde tüketilmez. Açlık grevi eyleminden farklı olarak, ölüm orucu eyleminde hiçbir gıda alınmaz. Genellikle açlık grevi eylemiyle sonuç alınamadığında, daha etkili bir eylem biçimi olduğu düşünülen ölüm orucu eylemine geçilir. Açlık grevleri süreli veya süresiz şekilde olabilir.

Haberler.com - Gündem
/beğendim
/alkışladım
/beğenmedim
/güldüm
/üzüldüm
/sinirlendim
/şaşırdım
500
title