Zeki Müren'in de yetiştiği musiki cemiyeti yıllardır sanata katkı sağlıyor

Bursa'da köklü geleneğin öğretilmesi, geliştirilmesi, yeni yeteneklerin yetiştirilmesi, konserler düzenlenmesi ve halka nitelikli eserler sunulması amacıyla kurulan Bursa Türk Musiki Cemiyeti, müzik dünyasına pek çok sanatçı kazandırdı - Bursa Türk Musiki Cemiyeti Başkanı Ferruh Duşdubak: - "Çok önemli sazendeler, bestekarlar, ses sanatçıları yetişmiş burada. Bunların başında bütün Türkiye'nin hatta bütün dünyanın bildiği Zeki Müren'imiz var. İsimlerini sayamadığım birçok sanatçı burada yetişmiş"
Bursa'da Türk musiki geleneğini yıllardır yaşatan, Zeki Müren başta olmak üzere sanat dünyasına katkı sunan pek çok önemli ismin yolunun geçtiği cemiyet, köklü bir musiki ocağı olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Türkiye'nin en eski aktif musiki cemiyetlerinden, temeli 1930'lu yıllara dayanan Bursa Türk Musiki Cemiyeti, köklü geleneğin öğretilmesi, geliştirilmesi, yeni yeteneklerin yetiştirilmesi, konserler düzenlenmesi ve halka nitelikli eserler sunulması amacıyla kuruldu.
Zeki Müren, Erdinç Çelikkol, Müzeyyen Senar, Yıldırım Gürses, Recep Birgit, Serdar Kaşıkçılar, Ergin Kızılay, Avni Anıl, Emin Ongan, Turgay Kızıltuğ ve Musa Kumral gibi pek çok sanatçının yetiştiği cemiyet, bünyesinde nazariyat, usul, solfej, makam, bestekarlar, güftekarlar ve makamlar tarihi dersleri vererek geleneksel musiki kültürünü yeni kuşaklara aktarmaya devam ediyor.
Cemiyetin kurucuları, hayırseverler ve Zeki Müren'in katkılarıyla tahsis edilen mekanda her cuma çalışmalarını sürdüren 7'si sazende 40 aktif üyeden oluşan cemiyet, konserler de düzenliyor.
"Bugünleri yarınlara taşımak gibi bir misyon edindik"
Bursa Türk Musiki Cemiyeti Başkanı Ferruh Duşdubak, AA muhabirine, Bursa'da Cumhuriyetin ilk yıllarında evlerde ve kahvehanelerde yapılan meşklerin, musiki toplantılarının zamanla cemiyet kurma kararına dönüştüğünü anlattı.
Duşdubak, Bursa Türk Musiki Cemiyeti'nin temellerinin 1930'lu yıllara dayandığını belirterek, "Bursa'nın ileri gelen musikişinas köklü aileleri tarafından teşvik edilmiş, 1937'den sonra artık bunun bir cemiyet olması lazım geldiği dillendirilmeye başlanmış ve o yıllarda yavaş yavaş yavaş bu çalışmalara önem verilmiş. Ta ki 1949 yılına gelindiğinde, artık yerel gazetelerde yazılmaya başlanmış. 9 Mayıs 1949'da Bursa Türk Musiki Cemiyeti resmi olarak vazifesine başlamış." dedi.
Ferruh Duşdubak, cemiyete ilk olarak 1982 yılında gelmeye başladığını, 2008 yılında ise Serdar Kaşıkçılar'ın vazifelendirmesiyle koro şefliğiyle başkanlık görevine geldiğini anlattı.
Talep üzerine huzurevlerinde, okullarda ve çeşitli organizasyonlarda sahne aldıklarını, zaman zaman da yakın ilişkiler içinde oldukları Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'ndan destek aldıklarını belirten Duşdubak, şöyle konuştu:
"İstanbul'daki Üsküdar Musiki Cemiyeti'nden sonraki ikinci aktif eski cemiyet burası. Bu yıl 77. yılımızı idrak ediyoruz. Çok önemli sazendeler, bestekarlar, ses sanatçıları yetişmiş burada. Bunların başında bütün Türkiye'nin hatta bütün dünyanın bildiği Zeki Müren'imiz var. İsimlerini sayamadığım birçok sanatçı burada yetişmiş. Bursa birçok bakımdan sanatın öncülüğünü etmiş bir şehir. Dolayısıyla o bakiyeler, birikimler bugüne kadar gelmiş. Biz de o yılların birikimiyle bugünleri yarınlara taşımak gibi bir misyon edindik. Ayrıca Türk musikisinin güzelliği dünyaca malum. Bizim musikimizden başka dünyada usul, makam olan başka bir musiki çeşidi yok."
Duşdubak, cemiyet üyelerinin ilk günkü ciddiyetini ve güzelliğini koruduğunun altını çizerek, aynı zamanda bünyelerinde çok geniş bir arşiv olduğunu anlattı.
Yazılı ve dijital olmak üzere pek çok eser, belge, fotoğraftan oluşan arşivi muhafaza ettiklerini vurgulayan Duşdubak, "Bu büyük bir külliyat tabii. Yani Türk musikisi açısından doğru olarak tanzim edilmiş, yazılmış binlerce eser mevcut. Uzun yıllardır bu işlem devam ediyor ve biz bunu canlı tutuyoruz." diye konuştu.
Duşdubak, cemiyete katılmak isteyenlerin öncelikle istekli olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Eğitimler oradaki ihtiyaca göre yavaş yavaş verilmeye başlanıyor ve daha sonra koromuzun içine adapte süreci başlıyor. Burada birçok arkadaşımız daha evvel hiçbir yerden bir musiki eğitimi almaksızın buraya geldiler. Benim de daha evvel buradan bir öğrenci olarak mezun olduğumu düşünürsek, biz de bu misyonu aynı şekilde yeni gelen arkadaşlarımıza özellikle genç arkadaşlarımıza adapte etmeye çalışıyoruz. En önemli konu Türk musikisinin ileri kuşaklara aktarılması için daha genç arkadaşlarımızın gelmesi gerekiyor. Bu bir bayrak yarışı. Dolayısıyla çok önemsiyoruz bu konuyu. Bu ruh devam ettiği müddetçe diliyoruz ki nice 77 yıllar olsun."
Cemiyetin 30-40 yıllık üyeleri bulunuyor
Bursa Türk Musiki Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi 77 yaşındaki Enver Aydın da Türk musiki dünyasının çok ilginç, derin ve geniş bir yelpazesinin olduğunu söyledi.
Aydın, bu bayrağı mümkün olduğu kadar ileriye taşımak için çalıştıklarını ifade ederek, yaklaşık 40 senedir aralıksız bu yuvada olduğunu sözlerine ekledi.
Cemiyetin üyelerinden 67 yaşındaki Bedia Dobralı da yaklaşık 35 sene önce bir arkadaş tavsiyesiyle cemiyetle tanıştığını anlattı.
Cemiyetin duvarlarındaki fotoğraflara her baktığında çok değerli bir yerde olduğunu hatırladığını dile getiren Dobralı, "İkinci bir ailem gibi oldu burası. Ben uzun yıllar yönetimde de çalıştım. Biz bu misyonu yüklendik, omuzladık. Buranın yürümesi için elimizden ne geliyorsa onu yapmaya gayret ediyoruz." dedi.
Cemiyetin yönetim kurulu üyelerinden 73 yaşındaki Gülçin Turhan da ilk olarak 31 sene önce yaşadığı bir kayıp sonrası cemiyete geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Gençlerin de aramıza katılmasını bekliyoruz, yönlendiriyoruz. Her bir genç geldiği zaman biz de mutlu oluyoruz. Hayatın zaten zorlukları çok. Herkes bir mücadele içinde ama bu mücadeleyi yaparken her zorlukla karşılaştığınızda yeniden nefes aldığınız ve hayata canla başla tutunmaya çalıştığınız, ruhunuzun okşandığı, aklınızın oldukça serinlediği bir yer burası. Bu kadar değerli ve güzel insanların bırakmış olduğu bu emaneti de yaşatmaya gayret ediyoruz. İnşallah gençlerimiz de gelir ve yaşatırlar."















