Geleneksel Kukla Sanatı Eskişehir'de Yaşıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sanatçısı Filiz Çankaya Uzun, 10 yıldır yaptığı kuklalar ve düzenlediği atölyelerle geleneksel Türk kukla sanatını tanıtıyor, bugüne kadar yaklaşık 1000 kukla üretti ve yüzlerce kişiye eğitim verdi.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında kukla ve butafor (tiyatro aksesuarları) sanatçısı olarak görev yapan Filiz Çankaya Uzun, hazırladığı kuklalar ve düzenlediği uygulamalı atölyelerle geleneksel Türk kukla sanatının yaşatılmasına katkı sağlıyor.
Yaklaşık 10 yıldır kukla sanatı ile ilgilenen ve 2021 yılından beri Şehir Tiyatrolarında kukla ve butafor sanatçısı olarak çalışan 49 yaşındaki Uzun'un kukla sanatına ilgisi çocukluk yıllarında oyuncak kuklalarla başladı.
Ege Üniversitesi Seramik Bölümü mezunu olan Uzun'un kukla sanatına profesyonel olarak yönelmesinde, oğlunun katıldığı bir aile etkinliği etkili oldu. Etkinlikte çocukların kuklalara gösterdiği ilgiden etkilenen Uzun, bu alanda üretim yapmaya karar verdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2021'de "kukla yapım sanatçısı" ünvanı verilen Uzun, şehir tiyatrolarında sahnelenen oyunlar için farklı tekniklerle kuklalar ve sahne aksesuarları hazırlamaya başladı.
Uzun, tiyatro prodüksiyonlarının yanı sıra çocuklara ve yetişkinlere yönelik uygulamalı atölyeler düzenleyip, katılımcılara kukla yapım sürecini deneyimleme fırsatı sunarken geleneksel Türk kukla sanatını da tanıtıyor.
Hazırladığı kukla ve sahne tasarımlarıyla tiyatro oyunlarının görsel dünyasını zenginleştiren Uzun, eğitim çalışmalarıyla kukla sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlıyor.
Yaklaşık 1000 kukla yaptı
Uzun, AA muhabirine, tiyatro prodüksiyonlarının yanı sıra çocuklara ve yetişkinlere yönelik uygulamalı kukla atölyeleri düzenlediklerini, katılımcılara gölge kuklası, el kuklası ve ahşap kukla gibi farklı teknikleri uygulamalı olarak öğrettiklerini söyledi.
Bugüne kadar yüzlerce kişiye eğitim verdiklerini belirten Uzun, çocuk gruplarının çoğunlukla 30-40 kişiden oluştuğunu, atölyelerde üretilen kukla sayısının 1000'e ulaştığını ifade etti.
Uzun, kuklanın Türk kültüründe önemli bir yere sahip olduğunun altını çizerek, Karagöz, Hacivat ve İbiş gibi karakterlerin yalnızca eğlence unsuru olmadığını, aynı zamanda toplumsal olayları anlatan kültürel figürler olduğunu dile getirdi.
Hazırladığı gösterilerde geleneksel yöntemlerle çağdaş uygulamaları bir araya getirdiğini anlatan Uzun, "İnteraktif kukla atölyelerinde çocuklarla çeşitli konuları ele alıyoruz. Aslında çocuklarla tartışan ben değil, kuklam oluyor. Böylece hem çocuklarla daha güçlü bir iletişim kuruyoruz hem de kültürümüzden gelen kukla geleneğini günümüze taşıyoruz." diye konuştu.
Kukla bir iletişim aracı
Canlı kukla gösterilerinin çocuklar üzerindeki etkisinin ekran deneyiminden daha güçlü olduğunu belirten Uzun, dijital teknolojileri ise daha çok tanıtım ve arşivleme amacıyla kullandıklarını kaydetti.
Uzun, kuklanın yalnızca çocuklara yönelik bir sanat olarak görülmemesi gerektiğini, okul öncesi eğitimden psikolojik danışmanlığa kadar birçok alanda etkili bir iletişim aracı olarak kullanıldığını ifade etti.
Kukla sanatının daha fazla tanıtılması gerektiğini dile getiren Uzun, "Kuklayı gördüğümüzde aklımıza hep çocuklar geliyor. Oysa kukla her yaştan insana hitap eden, iletişimi güçlendiren çok önemli bir sanat dalı. Daha fazla tanıtılması ve hak ettiği değeri görmesi gerektiğine inanıyorum." dedi.












