Trabzonlu 89 yaşındaki Selfinaz nine el emeği ürünleriyle gönülleri fethediyor

Trabzon’un Düzköy ilçesinde 89 yaşındaki Selfinaz Birinci, örgü şişlerini elinden bırakmıyor; ürettiği çorap, kaytan, çanta gibi ürünleri çevresine hediye ederek gönülleri fethediyor. 9 çocuğunu tek başına büyüten Birinci, 'Boş duranın zihni de kapanır rızkı da' diyerek çalışmaya devam ediyor.
Trabzon'un Düzköy ilçesinde yaşayan Selfinaz Birinci, 89 yaşında olmasına rağmen elinden bırakmadığı örgü şişleriyle hem zamana meydan okuyor hem de ürettiği ürünleri çevresindekilere hediye ederek gönülleri fethediyor.
Genç yaşta eşini kaybeden ve 9 çocuğunu tek başına büyüten Birinci, kentin geleneksel el dokuması ürünlerinden kaytan başta olmak üzere çorap, tozluk, çanta ve çeşitli süs eşyaları örüyor.
Günlük işlerini tamamladıktan sonra rengarenk iplerle hayal gücüne dayalı desenler oluşturan Birinci, gününün büyük bölümünü misafirlere, yenidoğanlara ve evlenecek çiftlere hediyelikler hazırlayarak geçiriyor.
Güler yüzü ve sohbetiyle çevresindekilerin sevgisini kazanan 62 torun sahibi Birinci, AA muhabirine, eşini kaybettikten sonra çocuklarına yokluk hissettirmemek için yıllarca hayvancılık ve tarımla uğraştığını söyledi.
Birinci, zorluklara göğüs gerdiğini ve bundan hiçbir zaman şikayetçi olmadığını dile getirerek, "Allah bize cesaret, takat ve derman verdi, çalıştık, külfeti darı yaptık. Ben 35 yaşındaydım, eşim 40 yaşındaydı, öldü. Çocuklarımın hiçbirine açlık, gariplik çektirmedim. Allah hepsine ömür bereketi versin. Hepsine de hakkımı helal ettim." dedi.
"Boş duranın zihni de kapanır rızkı da"
Örgü örmeye ilk olarak çarık ve yün çorapla başladığını anlatan Birinci, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunları bana biri öğretmedi, aklıma ne gelirse onu ördüm. Kafam üretti, ben de yaptım. Kaytan ördüm, boncuklar buldum onlarla ürettim. Evvelden yün çorap örer giyerdik öyle alıştım örgüye. Bu köyün hepsine hediye verdim. Çoraplardan verdim, kaytan ördüm verdim, çanta verdim. Ben sevap kazanacağım. Parayla vermiyorum, para verseler de almam. Benim aylığım var, idare ediyorum. İpleri buradaki kızım alıyor. Boncuk, pul her şeyden getiriyor."
Birinci, evdeki atıl malzemeleri de değerlendirebilmek için örgüyle süsleyip yeni ürünler yaptığını ifade etti.
Sağlığına daima şükrettiğini vurgulayan Birinci, "Şükür olsun bu halime. Gözüm görüyor ama kulağım pek iyi işitmiyor. Kızlarım doktora götürüyor. Yaşıma göre iyiyim. Tarlaya gidiyorum, mısır ekiyorum, lahana dikiyorum. Yavaş yavaş bunları yapıyorum. Ben boş duramam. Boş duranın zihni de kapanır rızkı da. İlla çalışacaksın." diye konuştu.
Birinci, aynı zamanda vefat eden kayınbiraderi ve eltisinin çocuklarını da kayınvalidesinin desteğiyle büyüttüğünü sözlerine ekledi.
"Vücut olarak yaşlandı ama ruh olarak çok genç"
Selfinaz Birinci'nin kızı Emine Birinci Şahinkaya ise annesinin kendisini ve kardeşlerini çok iyi yetiştirdiğini belirtti.
Annesinin örgülerinin yanı sıra elinde olan her şeyi insanlarla paylaşmayı sevdiğini anlatan Şahinkaya, şunları kaydetti:
"Boş zamanlarını değerlendirdi annem. Kendi tasarımları bunlar, kendi düşünceleri. Bir yerden örnek almadı. Düğünler oluyor yeni gelinlere hem parasını hem yaptığı şeylerden hediye veriyor. Annem sabah erken kalkar, sobasını yakar, kahvaltısını yapar. Bağına, bahçesine gider. Hiçbir şeyden elini çekmedi annem. Vücut olarak yaşlandı ama ruh olarak çok genç. Annemiz çok vefalı bir kadın. Bize annelik ve babalık yaptı, yetimliği hissettirmedi. Annemizden biz memnunuz, razıyız, Allah da razı olsun."












