İmamoğlu, Yıldırım'ın "AK Partiliye Benzeyen Seçmenlere Pusula Verilmedi" İddiasına Yanıt Verdi

İmamoğlu, Yıldırım'ın "AK Partiliye Benzeyen Seçmenlere Pusula Verilmedi" İddiasına Yanıt Verdi

CHP İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, AK Parti İstanbul adayı Binali Yıldırım'ın, "AK Parti adayına verecek gibi anladığı seçmene büyükşehir pusulasını vermiyor." iddiasına yanıt verdi.

CNN Türk televizyonunda Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtlayan CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım'ın "31 Mart günü AK Partiliye benzeyen seçmenlere İBB adayı için oy kullanmamaları için pusula verilmediği" iddialarına yanıt verdi. Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için seçmenlere pusula verilememiş olması halinde toplam oy pusulasının ilçe seçimlerinde kullanılan oy pusulasından daha az olacağına dikkat çeken İmamoğlu, pusula sayılarını açıkladı.

İmamoğlu "Büyükşehir belediyesi oylarının diğer oylardan düşük olması lazım. Büyükşehir seçimlerinde kullanılan oy 8 milyon 865 bin 86. İlçe seçimlerinde kullanılan oy 8 milyon 850 bin 705. Yani ilçe seçimlerindeki oy 14 bin 381 oy eksik. Binali Yıldırım'ın oylarının azalıp azalmadığını tespit edemeyiz ama pusula veriliyor. Pusula verilmemiş olsa toplam pusula sayısı daha az olurdu" diye konuştu.

İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"BİNALİ BEY BUNLARI YANLIŞ ANLAMIŞ"

Aile bunu onaylamıyorsa gitmemek lazım tabi. Böyle bir gelenek gelişti kimseyi yadırgamıyorum bu anlamda. Sokak iftarı bir nebze masum ama bir noktadan sonra siyasileşiyor. Son 15 yılda 8 seçim yaşayan bir ülkeyiz Ramazan'a gelmeme ihtimali ortadan kalktı. Beylikdüzü Belediye Başkanlığım döneminde sadece Kadir Gecesi'nde bir iftar programımız olsun dedik ve evlere yemek götürelim, 60-70 evde iftar açalım dedik aynı anda. Binali Bey bunları yanlış anlamış.

"YSK KARARI BENİ ŞAŞIRTMADI"

Karar beni şaşırtmadı. YSK'nın seçimi iptal edeceğini düşünmemi istedi birçok kişi. Rakibimiz diyelim. Ancak ben İstanbul'a hizmeti düşündüm. Türkiye'nin demokrasi sürecine yönelik bir temenni olarak düşünmedim bunu. Stratejik olarak bunu zihnime koymadım. Şaşırmadım çünkü bir analizim var çok şaşırmadım. Öfke tabii ki demokrasi adına öfke duydum.

"RAKİBİMİZ 18 BİN OYLA YANILDI, BEN 3 BİN OYLA YANILDIM"

Çok basit. Sayıyı net söyleyeyim. YSK'nın ilk açıkladığı veri 27 bin 899. Aradaki fark. Seçimin gecesi Sayın Binali Yıldırım 3 bin 700 oyla kazandım dedi. Ben de dedim ki: Biz seçimi yaptığımız hesaba göre, son düzeltmelere göre değişebilir, 17 bin civarında farkla kazandık dedim. Rakibimiz 18 bin oyla yanıldı, ben 3 bin oyla yanıldım.

"O BİLGİSAYAR BAŞINDAKİ İNSANLARIN HATASI"

Çaldılar diyorlar ya! Biz 250 oy aldığımız sandıkta 0 oy yazılmış. Bakanın açıklaması var kıyameti koparmayalım da ne yapalım diyorlar. 4234 nolu sandıkta 145 oy aldık 0 yazılmış. Bilgisayara girerken 0 giriliyor. Bizim itirazlarımız oldu, AK Parti'nin itirazları oldu. 20 bine düştü. 13 seçim gördüm. Her seçimde olur. İnsani hata da kabul edebiliriz, abur cubur şeyler de olabilir. Bu 20 bine inerken her iki partinin de oyu yükseldi. İptal oylar, geçersiz oylar sayıldı. İptal oyların tekrar sayılması YSK tarihinde görülmüş şey değil. Altına yazıldı, üstüne yazıldı kabul edildi. O bilgisayar başındaki insanların hatası.

"BEN HAYATTA HİÇBİR ŞEY ÇALMADIM"

1 kişi karar vermiyor kurul karar veriyor geçerli mi geçersiz mi diye. Her sandıkta bu böyle. Sayısal baktığımızda Binali Bey'e de bana da haksızlık yapılmış. 11 bin öbür tarafta, 16-17 bin oy diğer tarafta var. Bana da ona da haksızlık yapılmış. Çaldılar kime? Enteresan bunu da yorumlamak lazım. AK Parti bir belge hazırlamış: Neden yenileniyor? İstanbul seçimlerinin yenileme kararının nedenleri? Tarattırdım arkadaşlara okuyun dedim. Tek bir kelime çaldılar yok. Cumhurbaşkanı çaldılar dedi. Rakibimiz 31 Mart öncesi bir başka Binali Yıldırım. Sonrasında başka. Ben hayatta hiçbir şey çalmadım. Sadece manevi olarak gönül çaldım.

Onlar itiraz ettiler tümü sayılsın diye. YSK kabul etmedi. YSK'nın buna gerekçe üretmesi lazım. Geçersiz oylar sayıldıktan sonra bunun için bir gerekçe olması lazım.

"BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANINA GELİNCE SORUN BAŞLIYOR"

Hepsini yenileyelim dedim mi dedim. Sandıktan daha evla. 25 seçimin sonucunu etkilemiyormuş. Zamanında itiraz etmediniz, ettik. Gidelim 39 ilçede bir daha seçim yapalım. Millet karar versin. 25 ilçede seçime etki edecek sayıda sorun yok. O ilçelerde, muhtarda, ilçe belediye başkanında, meclis üyelerinde sorun yok. Büyükşehir belediye başkanına gelince sorun başlıyor.

Kamu görevlilerini suçluyorlar 123 sandıkta. (Bu görevliler) Bizi arıyorlar; referandumda vardık, cumhurbaşkanlığı seçiminde vardık diye. Bu insanlar şimdi FETÖ'cü oldu. Şaibe varsa, kanıt varsa açıklayın. 15 gündür gerekçeli kararı açıklamıyorsunuz. Şimdi sızdırıyorsunuz.