Yapay zeka kaynaklı tehditler siber güvenlik mimarilerini yeniden şekillendiriyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Yapay zekanın siber saldırılarda keşif, kimlik avı ve yazılım açıklarının istismarında daha etkin kullanılması, kurumların güvenlik yaklaşımını değiştiriyor. Küresel Siber Güvenlik Görünümü raporlarına göre siber güvenlik liderlerinin yüzde 94'ü yapay zekayı sektördeki en önemli değişim unsurlarından biri, yüzde 87'si ise yapay zeka kaynaklı zafiyetleri en hızlı büyüyen risk olarak görüyor. Yapay zeka güvenliğini değerlendiren kurumların oranı da bir yılda yüzde 37'den 64'e çıktı.
Yapay zekanın siber saldırılarda keşif, kimlik avı ve yazılım açıklarının istismarında daha etkin kullanılmaya başlanması, kurumların siber güvenlik yaklaşımlarını da değiştiriyor. Küresel Siber Güvenlik Görünümü raporlarına göre, siber güvenlik liderlerinin yüzde 94'ü yapay zekayı sektörün karşı karşıya olduğu en önemli değişim unsurlarından biri olarak görüyor. Yüzde 87'si ise yapay zeka kaynaklı zafiyetleri en hızlı büyüyen siber risk olarak değerlendiriyor. Raporda ayrıca kurumların yapay zeka güvenliğini değerlendirme ve bu teknolojiyi altyapılarına dahil etme oranının bir yıl içinde yüzde 37'den yüzde 64'e çıktığı belirtiliyor.
Yapay zekanın saldırganlar tarafından kullanılmasının siber saldırıların hem hızını hem de ölçeğini artırdığını belirten Nesine Bilgi Teknolojileri Direktörü Deniz Görmüşoğlu, bu ortamda geleneksel güvenlik kontrollerinin tek başına yeterli olmadığını söylüyor. Olay gerçekleştikten sonra müdahale etmeye dayanan reaktif güvenlik modellerinin de yeni tehdit ortamında yetersiz kaldığına dikkat çeken Görmüşoğlu, yüksek hacimli dijital platformlarda güvenliğin yazılım katmanından ayrı ele alınamayacağını vurguluyor.
Görmüşoğlu, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Yüksek hacimli dijital platformlarda güvenlik, yazılım katmanından bağımsız düşünülemez; altyapının ayrılmaz, proaktif ve kesintisiz çalışan bir parçası olarak kurgulanmalıdır" ifadelerini kullanıyor.
YÜKSEK TRAFİKLİ SİSTEMLERDE GERÇEK ZAMANLI SAVUNMA VE SOC MİMARİSİ
Yüksek işlem hacmine sahip dijital platformlarda güvenlik mimarisinin doğrudan iş sürekliliğiyle ilişkili olduğunu belirten Görmüşoğlu, yönettiği Nesine altyapısında yaklaşık 10 milyon kullanıcıya ve 1 milyona yakın eşzamanlı kullanıcı trafiğine hizmet veren bir yapıdan sorumlu. Bu ölçekte bir sistemde yalnızca siber güvenliğe odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Görmüşoğlu; sistem, ağ, veri tabanı, siber güvenlik ve operasyon süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade ediyor.
Bu anlayış doğrultusunda kurum bünyesinde 7/24 çalışan Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) yapılanması hayata geçirildi. Yapay zeka destekli otomasyon ve entegre tehdit tespit sistemlerinin kullanıldığı yapı, güvenlik ekiplerinin olayları yalnızca gerçekleştikten sonra ele almak yerine, tehditleri gerçek zamanlı olarak takip etmesine ve gerektiğinde otomatik aksiyon almasına imkan sağlıyor.
Bu yaklaşım sayesinde tehditlerin tespit edilmesi için geçen sürenin kısaltılması ve güvenlik operasyonlarının daha hızlı yürütülmesi hedefleniyor.
KESİNTİSİZ ÖLÇEKLENEBİLİRLİK VE GLOBAL REFERANS UYGULAMASI
Yüksek trafikli dijital platformlarda güvenlik altyapısının, sistem büyüdükçe baştan tasarlanmak zorunda kalmadan ölçeklenebilmesi önem taşıyor. Görmüşoğlu'nun platformun yaklaşık 4 milyon kullanıcıya hizmet verdiği dönemde tasarladığı uygulama odaklı güvenlik mimarisi de bu yaklaşım üzerine kuruldu.
Platformun kullanıcı hacmi zaman içinde arttığında güvenlik mimarisinde kapsamlı bir değişikliğe ihtiyaç duyulmadan ölçeklenebilirliğin korunması, yapının öne çıkan özelliklerinden biri oldu. Mimari aynı zamanda operasyonel karmaşıklığın yüzde 30 oranında azaltılmasına ve sistemin daha kolay izlenebilmesine katkı sağladı.
Söz konusu mimari, uluslararası siber güvenlik şirketi Palo Alto Networks tarafından global ölçekte bir vaka çalışmasına (case study) konu edildi ve sektörde referans uygulamalardan biri olarak yayınlandı.
Yapay zeka kaynaklı tehditlerin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde siber güvenliğin yalnızca yeni araçlar ve yazılımlar satın alarak sağlanamayacağını belirten Deniz Görmüşoğlu, güvenlik yaklaşımının bütünsel olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor:
"Siber savunma tarafında yapay zeka; tehdit tespiti, olaylara müdahale ve büyük veri setlerinin analizini belirgin şekilde hızlandırıyor. Ancak sürdürülebilir bir siber güvenlik; yalnızca anlık müdahale araçlarına değil, gerçek zamanlı tespit, otomasyon, altyapı ölçeklenebilirliği ve iş sürekliliğinin aynı mimari disiplin içinde tasarlanmasına bağlıdır."














