TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel’de AYM’nin 'süresiz nafaka' kararına ilk yorum

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel’de AYM’nin 'süresiz nafaka' kararına ilk yorum
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" talep edilmesine imkan tanıyan düzenlemeyi iptal etti. Kararı değerlendiren TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, iptal kararının "nafakanın tamamen kaldırıldığı" anlamına gelmediğini vurgulayarak, yeni dönemde evlilik süresi, yaş ve sağlık durumu gibi kriterlerin dikkate alınacağı adalet ve hakkaniyet odaklı yeni bir yasal düzenleme sinyali verdi.

  • Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasının süresiz talep edilmesine imkan tanıyan Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesini iptal etti.
  • İptal kararı, Resmî Gazete'de yayımlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
  • Yoksulluk nafakasının evlilik süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, çocuk sayısı, yaş ve sağlık durumu gibi kriterlere bağlanması değerlendiriliyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilmesine imkan tanıyan hükmü iptal etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN 9 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK”

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 4 Haziran 2026 tarihinde verdiği kararla, yoksulluk nafakasının süresiz olarak talep edilmesine imkan sağlayan düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal ettiğini hatırlatan Yüksel, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğini belirtti.

Kararın henüz gerekçeli olarak yayımlanmadığını ifade eden Yüksel, anayasal gerekçelerin ve Mahkemenin değerlendirmelerinin ancak gerekçeli kararın yayımlanmasının ardından bütün yönleriyle değerlendirilebileceğini söyledi.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal hükmünün yürürlüğünü dokuz ay ertelemesinin ayrıca önem taşıdığını vurgulayan Yüksel, bu süre içerisinde mevcut hükmün uygulanmaya devam edeceğini, aynı zamanda yasama organına yeni bir düzenleme yapabilmesi için gerekli zamanın tanınmış olduğunu söyledi.

 Prof. Dr. Cüneyt Yüksel

“BOŞANMA NEDENİYLE YOKSULLUĞA DÜŞECEK TARAFIN SÜRESİZ NAFAKA TALEP EDEBİLMESİNE İMKAN TANINIYOR”

Bununla beraber Anayasa’nın 17’nci maddesinde yer alan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına ilişkin olarak Devletin, Anayasa’nın 5’nci maddesinden kaynaklanan pozitif yükümlülükleri uyarınca, nafaka yükümlüsü ile alacaklısının menfaatleri arasında adil dengenin sağlanması gerektiğinin Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş olabileceğini ifade etti.

Kamuoyunda uzun yıllardır tartışılan süresiz nafaka meselesi bakımından önemli bir hukuki aşamaya gelindiğini belirten Yüksel, mevcut düzenlemenin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın şartları oluştuğu takdirde diğer taraftan süresiz olarak nafaka talep edebilmesine imkan tanıdığını hatırlattı.

Uygulamada bazı durumlarda çok kısa süreli evliliklerin ardından dahi uzun yıllar devam eden nafaka yükümlülüklerinin ortaya çıkmasının hakkaniyet, ölçülülük, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleri bakımından çeşitli tartışmalara neden olduğunu kaydeden Yüksel, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın bu yönüyle önemli bir hukuki dönüm noktası niteliği taşıdığını ifade etti.

Bu yaklaşımın, konunun yalnızca bireysel uyuşmazlık boyutuyla değil sosyal ve hukuki sonuçları itibarıyla da kapsamlı bir değerlendirme gerektirdiğini ortaya koyduğunu belirten Yüksel, yoksulluk nafakasına ilişkin düzenleme ihtiyacının yeni ortaya çıkmış bir konu olmadığını ifade etti.

“NAFAKA ALACAKLISININ ÖZEL KORUMAYA İHTİYAÇ DUYDUĞU DURUMLARDA DAHA UZUN SÜRELİ KORUMA MEKANİZMALARININ DA ÖNGÖRÜLEBİLİR”

Vatandaşlardan gelen talepler, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve yargı kararları dikkate alınarak bir süredir çeşitli reform önerileri üzerinde çalışıldığını belirten Yüksel, hazırlıkları sürdürülen yargı reformu çalışmalarında da bu konunun temel başlıklardan biri olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Üzerinde çalışılan modellerden birinde, yoksulluk nafakasının evlilik süresiyle bağlantılı olarak belirlenmesinin değerlendirildiğini aktaran Yüksel, nafaka alacaklısının yaş, sağlık durumu, çalışma imkanı bulunmaması nedeniyle özel korumaya ihtiyaç duyduğu durumlarda daha uzun süreli koruma mekanizmalarının da öngörülebileceğini söyledi.

“KARARIN ‘NAFAKA TAMAMEN KALDIRILDI’ ŞEKLİNDE YORUMLANMASI DOĞRU DEĞİL”

Böylece hem sosyal devlet ilkesinin hem de hakkaniyet ilkesinin birlikte gözetilmiş olacağını ifade eden Yüksel, tartışmaların nafakanın tamamen kaldırılmasına ilişkin olmadığının özellikle altını çizdi.

Hukuk sisteminde iştirak nafakası, tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası olmak üzere farklı nafaka türlerinin bulunduğunu belirten Yüksel, bunların amaçlarının, şartlarının ve hukuki sonuçlarının birbirinden farklı olduğunu söyledi.

Bu nedenle Anayasa Mahkemesi kararının “nafaka tamamen kaldırıldı” ya da “tüm nafaka türleri sona eriyor” şeklinde yorumlanmasının doğru olmadığını ifade eden Yüksel, asıl meselenin korunmaya ihtiyaç duyan tarafın haklarının güvence altına alınması ile diğer taraf açısından süresiz ve öngörülemez yükümlülüklerin ortaya çıkmasının önlenmesi arasında adil bir denge kurulabilmesi olduğunu kaydetti.

“EVLİLİK SÜRESİ, SOSYAL VE EKONOMİK DURUMLAR, ÇOCUK SAYISI, YAŞ VE SAĞLIK DURUMU GİBİ UNSURLAR DİKKATE ALINACAK”

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında ortaya çıkacak hukuki durumun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yüksel, mevcut kanunda yoksulluk nafakasına hükmedilirken süre belirlenmesine esas alınacak somut kriterlere ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını ifade etti.

Bu nedenle herhangi bir yeni düzenleme yapılmadığı ve iptal hükmü yürürlüğe girdiği takdirde hakimlerin evlilik süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuk sayısı, yaş ve sağlık durumu gibi unsurları dikkate alarak somut olayın özelliklerine göre karar vereceklerini belirten Yüksel, bazı durumlarda belirli süreli nafakaya hükmedilebileceği gibi bazı durumlarda süresiz nafaka uygulanmasının da mümkün olabileceğini söyledi.

Bu durumun uygulamada farklı yorumların ve içtihat farklılıklarının ortaya çıkmasına neden olabileceğini ifade eden Yüksel, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi, ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla yoksulluk nafakasının süresine ve uygulanmasına ilişkin esasların kanun koyucu tarafından da düzenlenebileceğini değerlendirdi.

“MESELE KADIN İLE ERKEK ARASINDA BİR TERCİH YAPMAK DEĞİLDİR; MESELE ADALET MESELESİDİR”

TBMM Adalet Komisyonu olarak amaçlarının toplumsal gerçekliği dikkate alan, aile hukukundaki hassas dengeleri koruyan, kadın-erkek ayrımı üzerinden değil adalet ve hakkaniyet ekseninde şekillenen dengeli bir düzenlemenin hayata geçirilmesi olduğunu belirten Yüksel, korunmaya ihtiyaç duyan kişileri güvence altına alırken ölçüsüz ve süresiz yükümlülükleri de önleyen bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

“Mesele kadın ile erkek arasında bir tercih yapmak değildir; mesele adalet meselesidir” diyen Yüksel, boşanma sonrasında ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sonuçların hakkaniyet temelinde yönetilebilmesinin önemine dikkat çekti.

Yüksel, Anayasa Mahkemesi’nin ortaya koyduğu yeni hukuki çerçeveyi ve gerekçeli kararı dikkatle değerlendireceklerini belirterek, toplumun beklentilerini, aile kurumunun korunmasını, hukuki güvenliği ve hakkaniyet ilkesini birlikte gözeten, uygulamada belirliliği ve öngörülebilirliği sağlayan dengeli bir düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin takdirine sunulabileceğini ifade etti.

Kaynak: Haberler.com
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

let originalTop = masthead.offsetTop; let hasShown = false; let timer = null; function hasAdContent() { return masthead.querySelector("iframe, img, video, ins, object, embed") || masthead.innerHTML.trim().length >30; } function getTop() { const bottomSection = document.querySelector(".bottom-section.h-100px"); if (bottomSection) { return bottomSection.getBoundingClientRect().bottom; } return 102; } function showAd() { if (hasShown || !hasAdContent()) return; hasShown = true; wrapper.style.setProperty("--masthead-top", getTop() + "px"); wrapper.classList.add("is-overlay"); masthead.classList.add("is-fixed"); requestAnimationFrame(function () { masthead.classList.add("is-visible"); }); clearTimeout(timer); timer = setTimeout(function () { masthead.classList.remove("is-visible"); masthead.classList.remove("is-fixed"); wrapper.classList.remove("is-overlay"); wrapper.style.removeProperty("--masthead-top"); }, 5000); } window.addEventListener("scroll", function () { if (window.scrollY >originalTop + 50 && !hasShown) { showAd(); } }); }); --%>