İstanbul'da 3 projeden daire alan yabancılara vatandaşlık şoku: Evleri burada, gelecekleri belirsiz

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
İstanbul'da 3 projeden daire alan yabancılara vatandaşlık şoku: Evleri burada, gelecekleri belirsiz
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan bazı yabancıların vatandaşlıklarının iptal edilmesi, Türkiye’de kurdukları hayatı da belirsizliğe sürükledi. Hayatpark, Babacan ve Vira İstanbul projelerinden konut alan yatırımcıların da etkilendiği süreçte; ikamet, seyahat, bankacılık işlemleri ve çocukların eğitimi gibi birçok alanda sorunlar yaşanırken, avukatlar her dosyanın ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

  • İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı işlemlerinde tespit edilen usulsüzlükler sonrası 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesini iptal etti.
  • Bu kişiler ve aile fertleri dahil 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi; kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçesiyle vatandaşlığı geri alınanlarla toplam sayı 6 bin 134'e ulaştı.
  • Hayatpark projesinin ardından Babacan ve Vira İstanbul projelerinden konut alan bazı yabancı yatırımcılar da vatandaşlık statülerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.

Türkiye'den taşınmaz satın alarak yatırım yoluyla vatandaşlık hakkı elde eden bazı yabancılar, yıllar sonra vatandaşlık statülerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Daha önce Hayatpark projesindeki yatırımcılarla gündeme gelen sürecin Babacan ve Vira İstanbul projelerinden konut alan bazı kişiler için de yaşandığı bildirildi.

Vatandaşlık işlemleri sırasında gerekli resmi süreçlerden geçtiklerini belirten yatırımcılar, projeler hakkında daha sonra ortaya atılan usulsüzlük iddialarından haberdar olmadıklarını ve her dosyanın kendi koşulları dikkate alınarak incelenmesi gerektiğini savunuyor.

VATANDAŞLIĞIN İPTALİ AİLELERİ DE ETKİLEDİ

Alınan kararların sonuçları yalnızca vatandaşlık statüsüyle sınırlı kalmıyor. Türkiye'de yaşam kuran aileler açısından ikamet izinlerinden seyahate, banka işlemlerinden çocukların eğitim durumuna kadar farklı alanlarda yeni sorunların ortaya çıktığı belirtiliyor.

Vatandaşlıkları geri alınan çok sayıda kişinin hukuki sürecini takip eden Avukat Bayram Kocamer, yatırımcıların Türkiye'ye sermaye getirerek taşınmaz satın aldığını ve resmi incelemelerin ardından vatandaşlık kazandığını belirtti.

Türkiye Kent Haber’e konuşan Kocamer, "Bu kararların arkasında aileler, çocuklar ve yıllar içinde kurulmuş hayatlar var. İnsanlar birikimlerini Türkiye'ye getirmiş, taşınmaz satın almış ve devletin incelemesinden sonra vatandaşlık kazanmıştır. Resmi onaylara güvenen yatırımcıların yaşadığı mağduriyet göz ardı edilmemelidir" dedi.

"HER YATIRIMCI AYNI ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLEMEZ"

Projeler hakkındaki iddialarla taşınmaz sahiplerinin durumlarının birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Kocamer, yatırımcının yaptığı ödemenin, sunduğu belgelerin ve iddia edilen usulsüzlükle herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının ayrı ayrı araştırılması gerektiğini söyledi.

"Bir projede usulsüzlük tespit edilmesi, o projeden taşınmaz alan herkesin bilerek yanlış beyanda bulunduğunu göstermez. Gerçek ödeme kayıtları, başvuru belgeleri ve kişinin iddia edilen usulsüzlükle bağlantısı ayrı ayrı incelenmelidir. Devletin onayına güvenerek yatırım yapan insanlarla usulsüzlüğe bilerek katılan kişiler aynı şekilde değerlendirilemez."

Kocamer, idarenin olası usulsüzlükleri araştırmasının doğal olduğunu ancak incelemeler sırasında iyi niyetli yatırımcıların haklarının da korunması gerektiğini ifade etti.

TEBLİGAT TARİHİNE DİKKAT

Vatandaşlıkları hakkında işlem yapılan kişilere süreler konusunda da uyarıda bulunan Kocamer, başka yatırımcıların açtığı davaların sonucunu beklemenin hak kaybına neden olabileceğini belirtti.

Kararın gerekçesi ile tebliğ tarihinin kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Kocamer, vatandaşlık, uygunluk belgesi, ikamet ve sınır dışı işlemlerinin farklı hukuki süreçlere tabi olabileceğine dikkat çekti.

Kocamer, "Bir işlem için dava açılması, diğer işlemler bakımından da hakların korunduğu anlamına gelmez" ifadelerini kullandı.

İLK İFADELER DE ÖNEM TAŞIYOR

Süreç kapsamında savcılık veya kolluk tarafından ifadeye çağrılan yatırımcıların, haklarındaki iddianın ne olduğunu öğrenmesinin önemli olduğunu belirten Kocamer, verilecek ifadelerin ödeme ve başvuru belgeleriyle uyumlu biçimde hazırlanması gerektiğini söyledi.

Kocamer, hatırlanmayan ayrıntılar konusunda tahminde bulunulmaması, ifade tutanaklarının imzalanmadan önce kontrol edilmesi ve dil problemi yaşayan kişilerin tercüman desteğinden yararlanması gerektiğini kaydetti.

EŞ VE ÇOCUKLAR İÇİN AYRI SÜREÇ GÜNDEME GELEBİLİR

Vatandaşlıkla ilgili uyuşmazlığın tek bir idari işlemden ibaret olmadığını belirten Kocamer, bazı dosyalarda vatandaşlık hukuku, ceza soruşturması, ikamet işlemleri ve idari yargı süreçlerinin aynı anda yürüyebildiğini ifade etti.

Ana yatırımcı hakkında başlatılan hukuki girişimlerin eş ve çocukların durumunu otomatik olarak güvence altına aldığı varsayımının yanlış olabileceğini belirten Kocamer, aile bireylerinin statülerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"DAVA SÜRERKEN MAĞDURİYET BÜYÜMEMELİ"

Vatandaşlığın geri alınmasına karşı açılan davalar devam ederken ailelerin Türkiye'deki yaşamlarının da sürdüğüne dikkat çeken Kocamer, ikamet ve diğer idari başvuruların ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

"Bu ailelerin çocukları okula gidiyor, sağlık ihtiyaçları ve geçindirmek zorunda oldukları haneleri var. Hukuki süreç devam ederken insanların belirsizlik içinde kalmasını önleyecek, mevzuatın izin verdiği çözümler değerlendirilmelidir. Sonradan verilecek olumlu bir karar, kesintiye uğrayan eğitimi veya ailelerin yaşadığı bütün kayıpları telafi edemeyebilir."

Kocamer, yatırım yaparak ve resmi prosedürleri tamamlayarak vatandaşlık kazandığını belirten kişilerin yaşadığı sürecin Türkiye'ye yönelik yatırım güveni açısından da önem taşıdığını ifade ederek, her yatırımcının dosyasının somut belgeler ve bireysel koşullar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

NE OLMUŞTU?

İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına ilişkin işlemlerde tespit edilen usulsüzlükler sonrası 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiğini açıklamıştı. Bu kişiler ve aile fertleri dahil 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmişti. Kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçesiyle vatandaşlığı geri alınanlarla birlikte toplam sayı 6 bin 134'e ulaşmıştı.

Kaynak: Haberler.com
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.