TTB, Sağlık Bakanlığı'nın hedef katsayısı kararlarına karşı Danıştay'da dava açtı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
TTB, Sağlık Bakanlığı'nın hedef katsayısı kararlarına karşı Danıştay'da dava açtı
Güncelleme:
+29 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TTB, Sağlık Bakanlığı'nın hekimlerin mesai içi hizmet puanı ve teşvik ek ödemelerini etkileyen "bireysel hedef katsayısı" kararlarının iptali için Danıştay'da dava açtı. TTB, uygulamanın hekimleri puan üretimi ve hedef kotalarını tutturma baskısına mahkûm ettiğini savunuyor.

(ANKARA) - TTB, Sağlık Bakanlığı'nın hekimlerin mesai içi hizmet puanı ile teşvik ek ödemelerini etkileyen "bireysel hedef katsayısı" uygulamasına ilişkin kararlarının iptali istemiyle Danıştay'da dava açtı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), "bireysel hedef katsayısı" uygulamasına ilişkin Sağlık Bakanlığı kararlarını Danıştay'a taşıdı. Uygulamanın performans sistemini yeni bir aşamaya taşıdığına ve sağlık hizmeti sunumundaki rekabeti artırdığına işaret eden TTB, kararların iptalini istedi.

Dava dilekçesinde, öncelikle TTB'nin dava konusu düzenlemeye karşı dava açma menfaatinin bulunduğu vurgulandı. Hekimlerin mali haklarının temel unsurlarının bakanlık kararı ve sonradan belirlenen parametrelerle düzenlenmesinin hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtildi.

Göreli Z skoru sistemi ile branş bazlı kategorilendirmenin eşitlik, öngörülebilirlik ve emeğin karşılığı ilkelerine aykırı olduğu ifade edilen dilekçede, muafiyet ve katsayı tamamlama yetkilerinin başhekimlerin takdirine bırakılmasının nesnel ve denetlenebilir bir güvence sağlamadığı kaydedildi.

Branşlara özgü puanlama kurallarının tıbbi kararları niceliksel hedeflere bağladığı ve bu nedenle sağlık hizmetinin niteliğini zedelediği vurgulanan dilekçede, "Bireysel Hedef Katsayısının Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar"ın maddelerine yönelik iptal gerekçeleri sıralandı.

"HEKİMLER HEDEF KOTALARINI TUTTURMA BASKISINA MAHKUM EDİLİYOR"

Dilekçe, şu ifadelere yer verildi:

"Sonuç olarak dava konusu düzenleme, hekimlik mesleğini nitelikli sağlık hizmeti sunumundan kopararak hekimleri salt niceliksel puan üretimine, göreli bir rekabet düzenine ve performansa mecbur bırakan güvencesiz bir işletmecilik mantığına dayandırmaktadır. Hekimleri geçim kaygısıyla dakikalarla sınırlı poliklinik muayenelerine, aşırı iş yüküne ve hedef kotalarını tutturma baskısına mahküm eden bu sistem; hastaya ayrılması gereken asgari tanı, tedavi, bilgilendirme ve aydınlatılmış onam süreçlerini fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Hastaya yeterli süre ayrılamamasına sebebiyet veren düzenleme, hekim ile hastayı doğrudan karşı karşıya getirmekte, sağlık kuruluşlarındaki gerilimi tırmandırarak sağlıkta şiddet iklimini körükleyecektir. Bununla birlikte, zamansızlık ve yoğun puan baskısı altında çalışan, mesleki özerkliği ile klinik bağımsızlığı zedelenen tükenmiş hekimlerin tıbbi müdahalelerinde kaçınılmaz olarak tanı ve tedavi gecikmeleri ile malpraktis riskleri katlanarak artmaktadır.

Kamu sağlığını tehdit eden, hekimi hasta güvenliğinden ziyade istatistiksel puan barajlarına endeksleyen ve hekimlik meslek onurunu aşındıran bu düzenlemenin, Anayasa'nın 56'ncı maddesinde teminat altına alınan sağlık hakkı ve nitelikli kamusal sağlık hizmeti gerekleriyle bağdaşmadığı açıktır."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.