Tskb'ye 50 Milyon Euroluk Çevre Kredisi

Tskb'ye 50 Milyon Euroluk Çevre Kredisi
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Fransız Kalkınma Ajansı'nın (Afd) Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'na (Tskb) Verdiği ve Özellikle Kobi'lerin Yenilenebilir Enerji ve Çevreye Uyum Projelerinde Kullanılacak 50 Milyon Euroluk Kredi İçin Start Verildi.

Fransız Kalkınma Ajansı'nın (AFD) Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'na (TSKB) verdiği ve özellikle KOBİ'lerin yenilenebilir enerji ve çevreye uyum projelerinde kullanılacak 50 milyon euroluk kredi için start verildi.

AFD Genel Müdür Yardımcısı Jean- Michel Debrat ve beraberindeki heyet, TSKB'nin Fındıklı'daki merkezinde TSKB yetkilileri ile biraraya geldi. Toplantıda konuşan TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu, TSKB'nin AFD'den ilk kez 2004 yılında 50 milyon euro tutarında kredi sağladığını hatırlatarak, KOBİ'lerin çevreye uyum projeleri ile ilgili bu kredinin bir yıl gibi kısa bir sürede kullandırıldığını belirtti.

"TÜM KREDİ 2008'İN İLK ÇEYREĞİNDE KULLANDIRILMIŞ OLUR"

Eroğlu, AFD ile ikinci kredi anlaşmasını da 2006 yılının kasım ayında imzaladıklarını ifade ederek, yine 50 milyon euro tutarında olan ikinci kredinin de KOBİ'lerin yenilenebilir enerji ve çevreye uyum projelerinde kullandırılacağına dikkat çekti. Anlaşma sonrasında AFD yetkililerinin TSKB'ye ilk resmi ziyaretlerini gerçekleştirdiğini dile getiren Eroğlu, "Bugünden itibaren krediyi kullandırmaya başlayacağız. Bu ikinci dilim kredinin de kısa zamanda kullanılmasını bekliyoruz. Türkiye'de bu potansiyel var" diye konuştu. Eroğlu, 10.5 yıl vadeli kredinin bir şirkete en fazla 5 milyon euro verilerek kullandırılacağının altını çizerek, şu anda 10 milyon euroluk bir dilimin kullandırılmaya hazır olduğunu, tüm kredinin ise 2008 yılının ilk çeyreğinde kullandırılmış olmasını beklediklerini söyledi.

"BÜYÜYEN EKONOMİNİN ENERJİ İHTİYACINI KARŞILAMAK ZORUNDAYIZ"

Hem TSKB hem de AFD'nin çevre duyarlılığı konusunda ortak görüşlere sahip olduğuna vurgu yapan Eroğlu, "Biz de Avrupa gibi enerji fakiriyiz. Yeterli doğal kaynaklarımız yok. O yüzden varolanı iyi değerlendirmek zorundayız. Sürekli büyüyen Türkiye ekonomisinin enerji ihtiyacını karşılamak zorundayız. 300 milyar dolarlık ticaret hacmini, bugünkü yatırım kapasitesi ile kaldırabilmemiz mümkün değil" dedi.

Eroğlu, AFD'nin Türkiye'ye 2004 yılından bu yana 447 milyon euro tutarında kredi sağladığını ve bu kredilerin yaklaşık 200 milyon euroluk kısmının kullandırıldığını belirterek, AFD'nin Türkiye'deki ana stratejisinin ekonomik büyümenin çevreye olumsuz etkilerini azaltmak ve Avrupa ile yakınlaşmaya katkı sağlamak olarak tanımlanabileceğini kaydetti. 2004 yılındaki anlaşma uyarınca kullandırılan ilk 50 milyon euroluk kredi dilimi ile Bandırma'da Bilgin Enerji'nin inşa ettiği rüzgar enerjisi santralinin tamamlandığını ve Türkiye'ye elektrik üretmeye başladığını hatırlatan Eroğlu, aynı kredi ile Kolin İnşaat'a ait İç Anadoludaki Akköy Hidroelektrik Santrali'nin de finanse edildiğini söyledi.

"FRANSIZ HÜKÜMETİNİN TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ KONUSUNDAKİ DESTEĞİ SÜRÜYOR"

AFD Genel Müdür Yardımcısı Jean- Michel Debrat da, Eroğlu ile ilk karşılaşmalarını anlatarak, "2004 yılında tanıştığımız sırada Sayın Eroğlu'nun telefonu çaldı ve Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin başladığı haberini aldı. Bu tabiki çok uzun ve zor bir süreç. Ama Fransız hükümeti tüm zorluklara rağmen Türkiye'nin AB üyeliğine destek vermeye devam edecek" dedi. Çevre yatırımlarını önemseyen AFD ve TSKB'nin bir diğer ortak yönünün ise kalkınmaya verdikleri önem olduğunun altını çizen Debrat, TSKB'nin aldığı kredileri kullandırma konusunda üstün bir performans gösterdiğini ve AFD'nin Türkiye'deki ortakları içerisinde lider konumda olduğunu kaydetti.

"HİÇBİR ÜLKEDE ÇEVRE POLİTİKASI YOK"

Özellikle sera etkisi yaratan gazların, dünya için büyük bir sorun haline geldiğine dikkat çeken Debrat, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Raporu'na göre, AB ülkeleri içinde gaz oranı yüzde 0.6 düşerken, bu rakamın Türkiye'de yüzde 73 oranında arttığının gözlemlendiğini belirtti. Bu durumun Türkiye gibi hızla büyüyen bir ülke için normal olduğunu ifade eden Debrat, "Büyümenin çevreye verdiği zararı en aza indirgemek gerekiyor. Bunun için TSKB ile karbondiyoksit emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerji ve doğalgas dağılı üzerinde yoğunlaşacağız. Türkiye'de bu konulardaki en az 10 projeyi finanse edeceğiz" diye konuştu. Şu anda dünyanın hiçbir ülkesinde çevreyi korumaya yönelik kamu politikası bulunmadığını dile getiren Debrat, "Karbondiyoksit emisyonunun etkilerini azaltmak için milyar dolarlar gerekiyor. Dünya genelinde çevre konusundaki bilincin bir kültür haline gelmesi için uğraşıyoruz" dedi. Türkiye temasları kapsamında ziyaret ettikleri Nuh Çimento tesislerinin kendilerini çok etkilediğini belirten Debrat, Türkiye'deki büyümenin çevre üzerindeki etkilerini azaltmaya çalışmanın AB'ye uyumu da kolaylaştıracağına vurgu yaptı.

"İSTANBUL'A METRO İÇİN BELEDİYEYE 120 MİLYON EUROLUK TEKLİF SUNDUK"

Debrat, AFD'nin 60 ülkede faaliyette bulunduğunu ve yılda ortalama 70 projeyi finanse ettiğini belirterek, bu projelerinin dörtte birinin çevre ile ilgili olduğunu belirtti. Kredi verme konusunda KOBİ'lerin gelişimi ve çevre projelerine önem verdiklerini dile getiren Debrat, üçüncü misyonlarının ise yerel yönetimleri desteklemek olduğunu kaydetti. Belediyelerin çevre konusunda son derece önemli olduğuna dikkat çeken Debrat, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile de bu kapsamda görüşmelerinin sürdüğünü ifade etti. Özellikle ulaşımın çevre kirliliğini büyük oranda artırdığına işaret eden Debrat, "Büyükşehir Belediyesi ile özellikle bir metro projesi üzerine görüşmelerimiz sürüyor. Belediyeye 120 milyon euroluk bir teklif verdik. Tabi belediyenin ulaşım programı 1.5 milyar dolarlık bir program, Dolayısıyla bizimki küçük bir katkı olacak. Ancak henüz imzalar atılmadı, görüşmeler sürüyor" diye konuştu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne vermeyi planladıkları 120 milyon euroluk kredinin 60 milyon euroluk kısmını Avrupa Yatırım Bankası tarafından karşılanacağını ifade eden Debrat, "Avrupa Yatırım Bankası'na Türkiye için garantiyi biz verdik. Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imzasına güveniyoruz" dedi.

"TÜRKİYE'YE GÜVENİYORUZ"

Türkiye'nin Kyoto Protokolü'nü imzalamayan birkaç ülkeden biri olduğunu hatırlatan Debrat, dünyanın her yerinde çevre ile ilgili bir sorunun anlaşılması ile ona uygun bir kamu politikası yaratılması arasında bir süreç olduğunu belirterek, "Biz Türkiye'ye güveniyoruz. Türkiye'de bu sorunun anlaşıldığını düşünüyoruz. Ama çevre konusundaki normlara tam olarak uymak için uzun yıllara ve milyarlarca euro kaynağa ihtiyaç var" değerlendirmesinde bulundu.(ANKA)

Kaynak: ANKA