ÖLÜM SONRASI DİJİTAL YAŞAM - Ölümden sonra "rıza almadan" avatar oluşturulması etik tartışmaları beraberinde getiriyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ölü botlar, yas sürecinde teselli sunarken rıza, mahremiyet ve psikolojik etkiler gibi etik sorunları gündeme getiriyor. Uzmanlar, özellikle çocukların korunması ve düzenlemelerin eksikliğine dikkat çekiyor.

Bazı uzmanlar "ölü botların" yas sürecine faydası olduğunu düşünürken bazıları ise bunun yasın ve ölümün idrakini zorlaştırdığı görüşünde. Ancak bunların ötesinde, kişinin hayatını kaybetmeden önce rızasının alınması veya yakınlarının ölen kişi adına karar vermesi sonucu bu "ölü botların" oluşturulması, etik tartışmalara konu oluyor.

Anadolu Ajansının (AA) "Ölüm Sonrası Dijital Yaşam" başlıklı iki bölümlük dosya haberinin ikinci bölümünde uzmanların, "ölü botlar" teknolojisinin uyandırdığı etik sorulara ilişkin görüşlerine yer verildi.

Hayatını kaybeden birinin kişilik özelliklerini dijital ortamda temsil eden ve "yas botları", "ölü botlar" ya da "ölüm sonrası avatar" gibi farklı ifadelerle bilinen bu yapay zeka destekli karakterler, yüksek oranda kişisel verilerle hazırlanıyor.

Bu "avatarlar" kişinin iletişim biçimini, hayat öyküsündeki bazı faktörleri taklit ederek hayatını kaybeden kişinin yakınlarının yas döneminde önemli yer ediniyor.

Yas sürecinde insanlara faydası olabileceği düşünülse de "ölü botlar" hakkında bilinmeyenler, bilinenlere ağır basıyor.

"Ölü botlar" veya "dijital ölümsüzlük" teknolojileri, yakınlarını kaybeden bireylere teselli vadederken öte yandan rıza ve ölümün özü üzerine zorlu etik soruları da akıllara getiriyor.

"Aile üyesini kaybetmekle baş eden çocuklar bu teknolojilere maruz kalmamalı"

İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi Leverhulme Zekanın Geleceği Merkezi'nde Araştırma Görevlisi Dr. Katarzyna Nowaczyk-Basinska "ölü botların" uyandırdığı ahlaki sorulardan en önemlisinin rıza alma meselesi olduğunu ifade etti.

Bir kişinin ölmeden önce avatarının oluşturulmasına açık rızası vermesi, etik sorunların önüne geçilebileceğine işaret etse de ölen yakınının dijital ikizini oluşturmak isteyen bir kişinin bu rıza olmadan harekete geçmesi etik sorulardan biri haline gelebilir.

Ölen kişiye ait verilerin ne kadarının kullanılacağı, verilerin kötüye kullanılması gibi meseleler de endişe uyandıran konular olarak öne çıkıyor.

Nowaczyk-Basinska, bu sektörde kar amacı güden ticari firmaların etkisinin olduğuna da dikkati çekerek "İnsanlar, hayatını kaybeden sevdiklerinin yeni reklamcılık biçimlerinde kullanıldığı bir geleceği kolayca hayal edebilir. Örneğin, ürünlerin reklamını yapmak için kişiselleştirilmiş reklamlar görülebilir." ifadesini kullandı.

Bu şekilde "dijital ölümsüzlüğün" belirsiz ancak zararlı olabilecek bir ticari platform haline gelebileceği uyarısında bulunan Nowaczyk-Basinska, ayrıca çocukların bu teknolojiyi kullanabilecek hassas gruplardan olduğuna dikkati çekti.

Nowaczyk-Basinska, "Bana göre biz (bu teknolojinin) psikolojik etkilerini daha iyi anlamadan özellikle de aile üyesini kaybetmekle baş eden küçük çocuklar, bu teknolojilere maruz kalmamalı." ifadesini kullandı.

Kişinin rızası ve psikolojik etkiler gibi meselelerin yanı sıra yapay zeka teknolojisine yönelik düzenlemeler olmaması da ölü botların eleştirildiği noktalardan biri.

Nowaczyk-Basinska, yapay zekanın kullanım alanlarının gelişmekte olduğuna dikkati çekerek, "Düzenlemeler ne yazık ki geride kalıyor. Henüz dijital ölümsüzlüğe yönelik ulusal ya da küresel düzeyde yeterli kurallarımız yok. Bu nedenle bu teknolojilerin üreticileri, nasıl ilerleneceğine dair keyfi kararlar alıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Hayatını kaybeden bir kişinin ölmeden önce rızasının alınması, mahremiyetin ölüm sonrası korunması ve bu teknolojiyi kullananların sorumlulukları çözüme kavuşturulmamış durumda.

Nowaczyk-Basinska, düzenleme yapabilecek kuruluşların artık dikkatini bu konulara yönlendirmeye başladığına dikkati çekerek, çalışma arkadaşı Tomasz Hollanek ile İngiltere'deki politikacılara, "ölü botlarla" ilgili önerilerde bulunduğunu aktardı.

Harris, ölü botların oluşturulmasında rıza alınmasıyla ilgili endişelere katılmıyor

Kanada'da Western Üniversitesine bağlı King's University College'da tanatoloji alanında çalışan Profesör Darcy Harris ise AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, Nowaczyk-Basinska'nın aksine ölü botların kullanımı için rıza alınmasına yönelik endişelere katılmadığını belirterek "Bence kendileri için önemli birinin ölümünün ardından yardıma ihtiyaç duyan kişiler için üretilen kişisel ölü botlar için rıza gerekmez." ifadesini kullandı.

Harris, ölü botların kullanımında kişisel bilgilerin korunması konusunda sınırların paylaşılması gerektiğini vurgulayarak, ölü botlarla yapılan zararlı olabilecek sohbetlerin sistem tarafından otomatik bildirilmesinin önemli olduğuna dikkati çekti.

"Merhumun dijital mirasıyla ilgili istekleri bilinmediğinde riskler ciddi ölçüde artar"

Avustralya'da yas hizmetleri sunan hükümet destekli kuruluş Grief Australia'nın Üst Yöneticisi Christopher Hall ise bu hizmeti sunan bazı platformların bu teknolojiyi "asla veda etmeme fırsatı" olarak pazarladığını belirtti.

Hall, bu stratejinin, "ölü botların" cazibesini ve beraberinde getirdiği riskleri ortaya koyduğunu düşünüyor.

Kanada'da Joshua Barbeau adlı kişinin hayatını kaybeden nişanlısı Jessica ile "Project December" adlı platformda merhumenin kişiliğine göre oluşturulan sohbet robotuyla konuşarak derin duygular hissetmesini örnek gösteren Hall, "Bu örnek hem vaadi hem de riski yakalıyor. Bazıları için bu sistemler anıları ifade etmek ve duygusal bağlantılar için açık bir alan olabilir. Diğerleri için ise hasreti artırabilir, ölüm gerçekliğine alışmayı zorlaştırabilir." diye konuştu.

Yapay zekayla ölü botların üretilmesinin aile üyeleri arasında fikir çatışmalarına, bazı kişilerde travmaya yol açabileceğine dikkati çeken Hall, şunları kaydetti:

"Merhumun dijital mirasıyla ilgili istekleri bilinmediğinde riskler ciddi ölçüde artar. Bu ufak bir eksiklik değildir. (Yapay zeka ile) Yeniden canlandırılmaya rıza göstermemiş kişilerin ticari platformlar tarafından yeniden canlandırılmasına izin vermemiz, temel bir etik başarısızlıktır."

Bu teknolojiyi üretenlerin kullanıcı güvenliğini ve şeffaflığı göz önünde bulundurması çağrısında bulunan Hall, bu araçların bir simülasyon aracı olarak kullanıldığını ve tüzel kişi olmadığını vurgulamasının önemli olduğunu belirtti.

Hall, bu teknolojinin kullanımında rıza alınması, mahremiyetin korunması, yaş sınırı, silme veya durdurma seçeneklerinin olmasının kritik olduğunun altını çizdi.

"Bakım sağlayan kişiler, terapistler ve sağlık uzmanları bu araçları gelişigüzel önermekten kaçınmalı." diyen Hall, ölü botlar gibi teknolojilerin kullanımında açık sınırlar olması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.