KKTC Başbakanı Üstel, Hristodulidis ve Dendias'ın 1 Ekim sözlerine tepki gösterdi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

KKTC Başbakanı Üstel, GKRY lideri Hristodulidis ile Savunma Bakanı Dendias'ın 1 Ekim açıklamalarına tepki gösterdi. Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin tartışma konusu olmadığını, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin vazgeçilmez olduğunu belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın 1 Ekim dolayısıyla yaptıkları açıklamalara tepki göstererek, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve devletinden kaynaklanan haklarının tartışma konusu olmadığını vurguladı.

KKTC Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Üstel, Hristodulidis'in 1 Ekim dolayısıyla yaptığı açıklamaların ve Dendias'ın aynı gün verdiği mesajların, Rum-Yunan tarafının Kıbrıs meselesine yaklaşımını bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Hristodulidis'in, Kıbrıs Türk halkını yok sayarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşunu Rum terör örgütü EOKA'nın 1955-1959 dönemindeki mücadelesinin sonucu gibi göstermesinin tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını ifade eden Üstel, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kıbrıs Türk ve Rum halklarının siyasi ortaklığı temelinde kurulduğunu kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının 1960 ortaklık devletinden silah zoruyla dışlandığını belirten Üstel, "Kıbrıs Türk halkını 1960 ortaklık devletinden silah zoruyla dışlayanların, bugün o devletin kuruluşunu tek yanlı biçimde sahiplenerek Kıbrıs Türk halkına tarih dersi vermeye kalkması kabul edilemez." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın 1960 Garanti Antlaşması'nın oluşturduğu koşullar çerçevesinde ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin ortadan kalktığı bir ortamda gerçekleştiğini belirten Üstel, Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik "işgalci" ve "istilacı" ifadelerini reddettiklerini vurguladı.

Rum tarafının bir yandan barış ve yeniden birleşme söylemlerini dile getirirken diğer yandan silahlanmayı hızlandırdığına dikkati çeken Üstel, şunları kaydetti:

"Rum liderliğinin bir taraftan 'barış', 'çözüm' ve 'yeniden birleşme' söylemlerini tekrarlarken, diğer taraftan silahlanma programlarını genişletmesi ve caydırıcılık kapasitesini artırmayı öncelikli devlet politikası olarak açıklaması dikkatle değerlendirilmelidir."

Üstel, GKRY'de yapılan askeri törenlerde Yunan savaş uçakları ile yabancı askeri unsurların yer almasının ve yeni silah sistemlerine yapılan yatırımların Kıbrıs Türk halkı tarafından görmezden gelinmeyeceğini belirtti.

Yunanistan Savunma Bakanı Dendias'ın Rum tarafına destek mesajlarını da dikkatle not ettiklerini ifade eden Üstel, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlayan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi ile Türk askerinin adadaki varlığının vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Kıbrıs'ta iki ayrı halk, iki ayrı demokratik düzen ve iki ayrı devlet bulunduğunu belirten Üstel, yarım asrı aşkın süredir sonuç vermeyen yöntemlerle çözüme ulaşılamayacağını ifade etti.

Üstel, "Bizim vizyonumuz açıktır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edildiği, iki devletin yan yana, güvenlik içerisinde ve işbirliği yaparak yaşadığı bir gelecek istiyoruz." ifadelerine yer verdi.

Rum tarafına silahlanmayı barış söylemiyle örtmeye çalışmak yerine Kıbrıs Türk halkının egemen haklarını kabul etmesi çağrısında bulunan Üstel, "Kıbrıs Türk halkının geleceği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir. Devletimizden, egemenliğimizden, güvenliğimizden ve ana vatan Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçmeyeceğiz. Kıbrıs Türk halkı tehditlerle, silahlanmayla veya tarihi gerçekleri çarpıtan söylemlerle haklarından vazgeçirilemez." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.