Kıbrıs gazisi Demir, toplu mezar açılışında gördüklerini anlattı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
- Kıbrıs Barış Harekatı'na 20 yaşında katılan Komando Er Fevzi Demir: ?"Bir kadın oğluna, yavrusuna öyle sarılmış ki çocuğun üzerinden 15-20 tane mermi çıkıyor. O şekilde katledilmiş, öylece çukura gömülmüş. Genç, yaşlı dememişler, tamamen hepsini katletmişler"
Kıbrıs Barış Harekatı'na 20 yaşında katılan Komando Er Fevzi Demir, Kıbrıs Türklerine yardım götüreceklerini düşünerek gittiği adada savaşın acı yüzüyle karşılaştı.
Dağ Komando Okulu'nda muhafız takımında görev yapan Demir, harekat kapsamında 15 ay Kıbrıs'ta kaldı.
Demir, AA muhabirine, 20 Temmuz gecesi Mersin Ovacık'ta Kıbrıs'a gideceklerini öğrendiklerinde sevinç yaşadıklarını ifade etti.
Harekat öncesinde çoraplarına kadar tüm eşyalarının değiştirildiğini anlatan Demir, "Düğüne gider gibi neşeliydik. Kıbrıs'a gideceğimiz söylendiği an hepimiz çok neşelendik. Çünkü oradaki kardeşlerimize yardım amaçlı gideceğimizi biliyorduk. Fakat gittiğimizde her taraf ateş içindeydi. Kıbrıs Türklerine yapılan katliamların bir kısmını gördükten sonra savaşa girdiğimizi anladım." dedi.
Komutan muhafızlığı yaptığı için cepheye gitmeyeceğini düşündüğünü aktaran Demir, gelen haber üzerine bir Türk köyünü kurtarmak için cepheye gönderildiklerini anlattı.
Köyde gördüklerinin hafızasından silinmediğini dile getiren Demir, "Bütün yaşlı kadınlar öldürülmüş, çocuklar öldürülmüştü. Sadece bir tanesi, unutamadığım bir an, caminin minaresine çıkmış 10-12 yaşlarında bir çocuk 'Beni de kurtarın' diye bağırıyordu. Şerefeye çıkmıştı. O anı hiç unutamıyorum." diye konuştu.
İlk harekatın ardından "Siskilip" olarak ifade ettiği bölgede bir İngiliz'e ait tavuk çiftliğine gittiklerini anlatan Demir, o dönemde yaşadıkları açlığı da unutamadığını söyledi.
Gelen kumanyaların yetmediğini belirten Demir, "Açlıktan yürüyemeyecek durumdaydık. Oradaki tavuk çiftliğinde baktık ki her taraf tavuk, çoğu ölmüş. Canlı olanlardan bazılarını kestik, pişirdik, kazanda kaynattık. O akşam güzel bir yemek yedik. O da unutamadığım anlardan biriydi." dedi.
Yaralandıktan sonra komutanının postası olarak görev yapmaya başladığını belirten Demir, bu sırada toplu mezarların ortaya çıkarılmasına da eşlik ettiğini söyledi.
Komutanıyla mezarların açıldığı alana gittiğini aktaran Demir, "Bir kadın oğluna, yavrusuna öyle sarılmış ki çocuğun üzerinden 15-20 tane mermi çıkıyor. O şekilde katledilmiş, öylece çukura gömülmüş. Genç, yaşlı dememişler, tamamen hepsini katletmişler." ifadelerini kullandı.
?"Yaralı arkadaşları gördükten sonra kendi acımı unuttum"
Ateşkes sırasında Rum askerlerinin kendilerini tahrik etmeye çalıştığını anlatan Demir, yaşanan bir olayın ardından çatışmaların yeniden başladığını belirtti.
Çatışmalar sırasında makineli tüfek kullandığını aktaran Demir, bir keçiboynuzu ağacının altında dinlendikleri sırada gelen mermiyle ayağından yaralandığını söyledi.
Demir, yaralandığı anı şöyle anlattı:
"Tam siper yapamadık. Acemi eğitiminde bize tam siper yaptığımızda topuklarımızın yere yapışması gerektiği öğretilmişti. Benimki dik kalmış. O anda gelen bir serseri mermi önden girdi, tabanımdan çıktı. İlk anda acı hissetmedim. Yaralı arkadaşları gördükten sonra benimki bir sivrisinek ısırığı gibi geldi. Kendi acımı unuttum."
Harekat sırasında iki silah arkadaşının şehit olduğunu belirten Demir, şehit olan Konyalı Halit isimli arkadaşını unutamadığını söyledi.
Ağır yaralanan Nurettin isimli arkadaşını da yıllarca şehit zannettiklerini anlatan Demir, 15-20 yıl sonra Ankara'da karşılaştıklarında büyük şaşkınlık yaşadığını dile getirdi.
Demir, "Birden Ankara'da karşılaştım. Onu görünce şoke oldum. Dernek başkanı olarak seçilmişti. Tam iki sene GATA'da tedavi görmüş. Kolları tamamen felç durumundaydı. Biz onu yıllarca şehit biliyorduk." diye konuştu.
Harekatın ardından Kıbrıs'a üç kez daha gittiğini belirten Demir, adada büyük değişim gördüğünü söyledi.
Demir, Kıbrıs Türklerinin özgürlüğüne kavuşmasında pay sahibi olmaktan gurur duyduğunu dile getirdi.













