Kerkük'teki Osmanlı mirası camide 148 yıldır ezan sesi yankılanıyor

Güncelleme:
+9 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- Caminin imam hatibi Seyid Fikret Muhammed Abdulhadi, yaklaşık bir buçuk asırlık camide 5 vakit ezan geleneğinin kesintisiz sürdüğünü söyledi - Kerküklü tarihçi ve araştırmacı Necat Kevseroğlu: - "Burası yalnızca ibadet edilen bir mekan değil bölge halkı, sanatkarlar ve esnafın bir araya geldiği sosyal hayatın da önemli merkezlerinden biri"

Irak'ın Kerkük kent merkezindeki tarihi Büyük Çarşı'da bulunan Muhammed Necib Camisi, 148 yıldır minarelerinden ezan sesinin eksik olmadığı kentin köklü ibadethaneleri arasında yer alıyor.

Osmanlı döneminde inşa edilen camide yaklaşık bir buçuk asırdır sürdürülen ezan geleneği, aradan geçen yıllara rağmen kesintiye uğramadan yaşatılıyor.

Kerkük'ün tarihi dokusunun önemli simgelerinden biri olan cami, her vakit minaresinden yükselen ezan sesiyle geçmişten günümüze uzanan manevi mirası yaşatmayı sürdürüyor.

Tarihi çarşının kalbinde yer alan Muhammed Necib Camisi, yalnızca ibadet edilen bir mekan olmanın ötesinde, Kerkük'ün yüzyıllara yayılan dini ve kültürel hafızasının da önemli bir parçasını oluşturuyor.

Camide, yaklaşık 150 yıldır sürdürülen Osmanlı geleneği kapsamında, hayırseverler ve esnafın desteğiyle cuma ve kandil gibi mübarek günlerde halka etli pilav, çorba ve helva ikram ediliyor.

Caminin imam hatibi Seyyid Fikret Muhammed Abdulhadi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık bir buçuk asırlık camide 5 vakit ezan geleneğinin kesintisiz sürdüğünü söyledi.

Abdulhadi, bu camide yaklaşık 40 yıldır imamlık görevinin yanında cami bakım ve korunması görevini gönüllü olarak yaptığını aktardı.

Caminin Kerkük'ün yüzyıllara uzanan dini ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu belirten Abdulhadi, bölge halkının burada ibadet için bir araya geldiğini, kaynaştığını ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlediğini söyledi.

Çevredeki çok sayıda tarihi cami ve ibadethanenin ihmal ve bakımsızlık nedeniyle zamanla yıkıldığını anlatan Abdulhadi, Muhammed Necib Camisi'nin ise tüm olumsuzluklara rağmen çarşı esnafı ve hayırseverlerin desteğiyle ayakta kalmayı sürdürdüğünü vurguladı.

Her cuma ve kandil günlerinde etli pilav, çorba ve helva ikramı

Camide yaklaşık 150 yıldır sürdürülen Osmanlı geleneği kapsamında ihtiyaç sahiplerine yemek ikram edildiğini belirten Abdulhadi, hayırseverler ve çarşı esnafının desteğiyle her cuma namazının ardından yemek dağıtıldığını söyledi.

Abdulhadi, Kerkük mutfağından etli pilav, çorba, dolma ve helva gibi yemeklerin cuma günlerinin yanı sıra kandil ve diğer mübarek günlerde de halka ikram edildiğini ifade etti.

Kerkük'ün tarihi dokusunun önemli simgesi

Kerküklü tarihçi ve araştırmacı Necat Kevseroğlu, caminin 1878'de tarihi Büyük Pazar esnafının ibadet ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edildiği bilgisini verdi.

Muhammed Necib Camisi'nin Kerkük'ün tarihi dokusunun önemli simgelerinden biri olduğunu aktaran Kevseroğlu, yaklaşık bir buçuk asırdır minaresinden yükselen ezan sesiyle geçmişten günümüze uzanan manevi mirası yaşattığını ifade etti.

"Burası yalnızca ibadet edilen bir mekan değil bölge halkı, sanatkarlar ve esnafın bir araya geldiği sosyal hayatın da önemli merkezlerinden biri." diyen Kevseroğlu, caminin tarihi çarşının kalbindeki Helvacılar bölümünde yer almasının da kentin köklü geçmişini yansıttığını vurguladı.

Caminin günümüze kadar ayakta kalmasında sağlam yapısının önemli rol oynadığını belirten Kevseroğlu, "Cami, dönemin en kaliteli taş, mermer, pişmiş toprak ve yerel yapı malzemeleri kullanılarak inşa edildi." dedi.

Kevseroğlu, Muhammed Necib Camisi'nin Kerkük'ün en eski ibadethanelerinden biri olmasının yanı sıra ezan, ibadet ve zikir geleneğini de kesintisiz şekilde yaşatmayı sürdürdüğünü sözlerine ekledi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.