Davutoğlu, oğlunun nikahına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da davet etti

Geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla adliyede ifade veren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bu cumartesi oğlunu evlendiriyor. Nikâh için hazırlanan davetli listesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yer aldı. Son dönemdeki hukuki ve siyasi gelişmelerin ardından yapılan bu davet üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nikâh törenine katılıp katılmayacağı merak konusu oldu.
- Ahmet Davutoğlu, oğlunun bu hafta sonu yapılacak nikah törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı davet etti.
- Davutoğlu, Bingöl'de 5 yıl önce yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek 'cumhurbaşkanına hakaret' iddiasıyla Ankara Adliyesi'nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi.
- Davutoğlu, ifadesinin ardından yaptığı açıklamada, cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakanın düşüncesini ifade ettiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldığını söyledi.
Geçtiğimiz günlerde Bingöl'de 5 yıl önce yaptığı bir konuşma gerekçe gösterilerek "cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla Ankara Adliyesi'nde şüpheli sıfatıyla ifade veren Ahmet Davutoğlu, bu hafta sonu oğlunu evlendiriyor.
ERDOĞAN DA DAVET EDİLDİ
Siyasi arenada yaşanan son gelişmelerin ve adliye sürecinin hemen ardından gerçekleşecek olan nikâh töreni için hazırlıklar tamamlandı. Davutoğlu'nun, oğlunun bu özel günü için hazırlanan davetli listesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da dahil ettiği öğrenildi.
KATILIP KATILMAYACAĞI MERAK KONUSU
Ankara Adliyesi'ndeki ifade sürecinin ardından gelen bu davet, siyasette gözlerin cumartesi günü yapılacak nikah törenine çevrilmesine neden oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davete icabet edip etmeyeceği ve törene katılım gösterip göstermeyeceği ise kamuoyunda merak konusu...

AÇIKLAMASI DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Öte yandan ifade veren Davutoğlu, çıkışta basın mensuplarına yaptığı açıklamada "Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı. Bunun herkes tarafından bilinmesini isterim. Ben yargıya duyduğum saygı gereği, hiç kimsenin de yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye dışişleri bakanı, başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak da ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını da hüzünle karşılıyorum" demişti.









