Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu... Bakan Memişoğlu: "Sezaryen Bir Doğum Şekli Değildir, Bir Ameliyat Şeklidir. Doğal Olan Normal Doğumdur"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nda sunum yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Memişoğlu, Türkiye’nin sezaryen oranlarında 'kötü bir örnek' haline geldiğini belirterek, "Türkiye bu sezaryen sorununu çözmek zorunda. Sezaryen bir doğum şekli değildir, bir ameliyat şeklidir. Bunun sanki doğumun bir şekliymiş gibi algılanması ve algılatılması yanlıştır. Çünkü doğal olan normal doğumdur, fizyolojiktir. Doğum müdahale olmadan da yapılabilecek doğal bir süreçtir. Ben sezaryene karşı bir adam değilim yeter ki tıbbi endikasyon olsun. Ben de 1966'da sezaryen ile doğdum" ifadelerini kullandı.

(TBMM) - TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nda sunum yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin sezaryen oranlarında "kötü bir örnek" haline geldiğini belirterek, "Türkiye bu sezaryen sorununu çözmek zorunda. Sezaryen bir doğum şekli değildir, bir ameliyat şeklidir. Bunun sanki doğumun bir şekliymiş gibi algılanması ve algılatılması yanlıştır. Çünkü doğal olan normal doğumdur, fizyolojiktir. Doğum müdahale olmadan da yapılabilecek doğal bir süreçtir. Ben sezaryene karşı bir adam değilim yeter ki tıbbi endikasyon olsun. Ben de 1966'da sezaryen ile doğdum" ifadelerini kullandı.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK), AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıda Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yaptığı sunumun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Evlilik öncesi tarama sistemlerinin iyi çalıştığını belirten Memişoğlu, "İki kişi de SMA pozitif olduğu durumlarda çocukta da olma ihtimali çok yüksek ancak bu şu anda evliliğe engel değil. Maalesef evlenip de çocukları SMA'lı çıkanlar da var. Biz bu taramayı yapıyoruz ama şu an için evliliğe engel değil. Evlilik öncesi danışmanlık hizmeti de veriyoruz ve bu konuda kişisel verileri korumayla ilgili de bazı kısıtlarımız var onu da aşmak istiyoruz" dedi.

Çift SMA'lı çıktığı takdirde tüp bebek tedavisi ve gen ayrıştırma masraflarının da bakanlık tarafından karşılandığını belirten Memişoğlu, "Bizim tüp bebek merkezlerimizde bu konuyla ilgili destek veriyoruz ama SMA'lı olanların zorunlu olarak gelip de tüp bebek yapması gibi bir mevzuatımız yok. Ancak isterlerse böyle bir seçenek sunulabilir ücretsiz olarak" ifadelerini kullandı.

"Bizim 18 yaş altı doğurganlığımız Avrupa'nın çoğu ülkesinden düşük"

Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde çok sayıda diyetisyen ve psikolog bulunduğunu, randevu almada da sıkıntı yaşanmadığını belirten Memişoğlu, "Biz aile hekimlerini hala reçete yazan ya da çocuklarımızın takibini yapan bir hekim olarak görüyoruz. Bunu değiştirmeye çalışıyoruz ve sayılarını arttırmaya çalışıyoruz. Birinci basamağı kuvvetlendirmediğimiz sürece maalesef sağlıklı bir toplum oluşturma şansımız yok. Eskiden biz hasta gelsin diye bekliyorduk sonra sahaya çıktık. Niye biz çıkıp kilo ölçüyoruz; toplum farkında olsun diye. Ben hastanede zaten ölçüyorum" diye konuştu.

Milletvekillerinin kız çocuklarının 18 yaş altı evlenme ve doğum yapma oranına ilişkin soruya ise Bakan Memişoğlu, "Bizim 18 yaş altı doğurganlığımız Avrupa'nın çoğu ülkesinden düşük. Yaklaşık bir milyona yakın doğum yapmışız, 18 yaş altı doğum oranı 3 bin 896 kişi. Yani biz Türkiye olarak bu konuda Avrupa'nın altında olan bir ülkeyiz. Sanki bizim ülkemizde erken yaşta çok doğum ve evlilik varmış gibi bir algı oluşmasın tam tersi biz Avrupa'dan çok daha iyi yerlerdeyiz" şeklinde yanıt verdi.

"Ben de 1966'da sezaryen ile doğdum"

Bakan Memişoğlu, vajinal ve sezaryen doğum oranlarına ilişkin sorulara ise şu şekilde yanıt verdi:

"Normal doğumun gerçekleştirilmesi için yeterli sayıda ebemiz var. Kamu hastanelerinde 33 bin 271 ebemiz var. Biz ebelerle ilgili yetkimizi arttırdık. Ebeleri doğum yaptırabilir hale getirdik. Bizim için aile ve çocuk sağlığı çok önemli. Türkiye bu sezaryen sorununu çözmek zorunda. Sezaryen bir doğum şekli değildir, bir ameliyat şeklidir. Bunun sanki doğumun bir şekliymiş gibi algılanması ve algılatılması yanlıştır. Çünkü doğal olan normal doğumdur, fizyolojiktir. Doğum müdahale olmadan da yapılabilecek doğal bir süreçtir. Türkiye maalesef sezaryen oranları konusunda kötü bir örnek haline gelmiş durumdadır. Bunu da hep beraber düzeltmemiz gerekiyor çünkü annenin ve çocuğun sağlıklı olması normal doğumla çok daha yüksek oranda sağlanır."

Ben sezaryene karşı bir adam değilim yeter ki tıbbi endikasyon olsun. Bunun siyasi algılanması annemizin ve çocuklarımızın sağlığı için maalesef durumu sıkıntılı hale getiriyor. Ben de 1966'da sezaryen ile doğdum. Ama sezaryen normal şartlarda tıbbi olarak 10 doğumdan bir tanesinde olması gerekiyor, ülkemizde şu anda 5-6 arasında gerçekleşiyor. Anne çocuk ilişkisi, sağlığı çok stratejik bir şeydir."

"Aşı karşıtlığı Kovid'den sonra tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de arttı"

Aşı karşıtlığına ilişkin ise Memişoğlu, "Aşı karşıtlığı özellikle Kovid'den sonra tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de arttı. Bununla ilgili bir eylem planı hazırlıyoruz ama bu aşıyla ilgili Türkiye önce kendi aşısını üretecek. Çünkü özellikle bazı kesimlerin aşının içeriği ile ilgili şüpheleri var. Bu konuda biz de Türkiye'de yerli aşılarımızı kendimi yapıp vereceğiz" dedi.

Türkiye'de doğurganlık oranlarında çok ciddi bir düşüş yaşandığını belirten Memişoğlu, "Doğurganlık oranları düşüyor. Özellikle son 5 senede doğudaki doğurganlık oranlarımız müthiş düşmeye başladı. Bu tehlikeye işaret bir durum. Bu Türkiye için yeniden planlaması gereken bir durum. Doğurganlığa teşvik edici politikaları uygulamak zorundayız" ifadelerine yer verdi.

"HPV aşısına bilimsel kurul karar verecek, siyasi erkler değil"

Bakan Memişoğlu, HPV aşılarına ilişkin ise şunları söyledi:

"Türkiye HPV taraması yapan ender ülkelerden bir tanesi ve bunu tamamen ücretsiz yapıyoruz. 2025 yılında 1 milyon 760 bin HPV taraması yaptık. Biz bu taramalarla farklı bölgelerde, farklı varyanları olan HPV ile ilgili çalışma da yapıyoruz. Böylece Türkiye'nin HPV risklerini ortaya çıkartıyoruz ve bunu bilimsel kurula sunuyoruz. Yani Amerika'daki bir aşı üreticisinin Amerika'daki HPV'ye göre aşı uygulamasıyla Türkiye'deki HPV varyanlarına göre aşı uygulaması farklı olabilir. Bu tamamen bilimsel bir karardır. Biz bunu siyasi karar haline getirtmeye çalışıyoruz. Türkiye'nin HPV tipleriyle kanser oluşturma arasındaki ilişki netleşmedi. Böyle olunca ilişkisi olmayan HPV tipini kanserleşme oluşturmadığı bir toplumda aşılama yapılıp yapılmamasına bilimsel kurul karar verir, siyasi erkler karar vermez. Biz bilimsel kurul ne derse onu yapacağız. Karar veremedikleri için şu an yapmıyoruz."

Memişoğlu, "2025 yılı sonunda ücretsiz aşılamaya başlayacağız" vaadinin hatırlatılması üzerine, "Biz bunu söyledik ama bilimsel kurul bir daha karar vereceğiz dedi. HPV niyetimiz var dedik ancak bilimsel kuruldaki arkadaşlarımız buna daha tam karar vermediklerini söylediler. Ben bir siyasetçi ve uygulayıcısı olarak bilimsel ışık doğrultusunda haber veririm" ifadelerini kullandı.

"Suç teşkil eden durumlarda bunun da gereğini yapmakla mükellefiz"

Rojava'daki olaylara karşı saçlarını ören Diyarbakır'da bir hemşirenin gözaltına alınmasına ilişkin soruya yanıt veren Sağlık Bakanı Kemal  Memişoğlu, "Bizim Hipokrat yeminimiz din, dil, ırk, anlayış farksız sağlık hizmeti sunumunu mecbur kılar. Bizim mevzuatımız da yönetim anlayışımız da bu doğrultuda herkese eşit sağlık hizmeti sunma mantığıyla yapılıyor. Türkiye bugün her yerin sağlık hizmeti yardımına koşan bir ülke konumundadır. Ama çok istisnai olsa da davranışları farklı olan insanlarla ilgili incelediğimiz soruşturmaları yapıyoruz. Gereğini de gerçekleştirmiş oluyoruz ancak suç teşkil eden durumlarda bunun da gereğini yapmakla mükellefiz. Hata yapanın sistemimizde ceza almaması mümkün değil" dedi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.