İstinaf, Depremde Yıkılan Palmiye Sitesi Davasında Sanıklara Verilen Hapis Cezalarını Hukuka Uygun Buldu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 152 kişiye mezar olan Palmiye Sitesi davasında yerel mahkemenin müteahhitlere verdiği hapis cezalarını hukuka uygun buldu. ANKA'nın ulaştığı kararda, depremde ölen bazı kişilerin adlarının istinaf başvurusunda bulunanlar arasında yer aldığını belirterek tepki gösterdi. Depremde ailesini kaybeden İrem Türkmener Karslı, "Karar metni, somut itirazlarımızı tartışmaktan uzak; kopyala-yapıştır, şablon ve yüzeysel ifadelerle dosyanın geçiştirildiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, adalet arayışını değil, dosyanın kapatılma iradesini yansıtmaktadır" diyerek, karara itiraz edeceklerini açıkladı.

Haber : Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 152 kişiye mezar olan Palmiye Sitesi davasında yerel mahkemenin müteahhitlere verdiği hapis cezalarını hukuka uygun buldu. ANKA'nın ulaştığı kararda, depremde ölen bazı kişilerin adlarının istinaf başvurusunda bulunanlar arasında yer aldığını belirterek tepki gösterdi. Depremde ailesini kaybeden İrem Türkmener Karslı, "Karar metni, somut itirazlarımızı tartışmaktan uzak; kopyala-yapıştır, şablon ve yüzeysel ifadelerle dosyanın geçiştirildiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, adalet arayışını değil, dosyanın kapatılma iradesini yansıtmaktadır" diyerek, karara itiraz edeceklerini açıkladı.

6 Şubat depremlerinde, Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde bulunan Palmiye Sitesi'nin üç blokunun yıkılması sonucu 152 kişi hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı.

Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında tutuklu müteahhit Ali Babaoğlu, mesleğini namusu ve şerefiyle yaptığını savunarak, "Zerre-i miskal kadar pişmanlığım yoktur" dedi. Mahkeme, Babaoğlu'nu 21 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer müteahhit Hacı Mehmet Ersoy ise 26 Aralık 2024'te tutuklandı, 17 Ocak 2025'te "kocama hali" gerekçesiyle tahliye edildi. İtiraz üzerine 29 Ocak'ta hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılan ve 18 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen Ersoy, yaklaşık 350 gündür firari. Jeoloji mühendisi Ömer Tarakçıoğlu da beraat etti.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ile müşteki ve sanık tarafları, karara itiraz ederek dosyayı istinaf mahkemesine taşıdı.

Depremde ölenler itiraz edenler arasında gösterildi

ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgilere göre, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin sanıklar hakkındaki hapis ve beraat kararlarını hukuka uygun bularak istinaf başvurularını esastan reddetti.

12 sayfalık kararda, yaklaşık 10 sayfasında ölenlerin, katılanların ve sanıkların bilgisine yer verildi. Depremde ölen bazı kişilerin adlarının istinaf başvurusunda bulunanlar arasında yer aldığını gören aileler tepki gösterdi.

Daire, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarında usule ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz değerlendirildiği; delillerin hukuki ve kanuni çerçevede tartışıldığı; vicdani kanaatin kesin, tutarlı ve çelişmeyen delillere dayandırıldığı; delillerde ve işlemlerde eksiklik bulunmadığı ifade edildi.

Kararda, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın ise yasal çerçevede uygulandığı kaydedildi.

Babaoğlu'na tahliye yok, Ersoy için yakalama kararı sürüyor

Öte yandan daire, suçun niteliği, atılı suçun bilinçli taksirle işlendiği, sanıkların asli kusurlu olduğu, çok sayıda ölüm ve yaralanma ile verilen ceza miktarını dikkate alarak, adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçesiyle Ali Babaoğlu'nun tutukluluk halinin devamına ve tahliye talebinin reddine karar verdi. Daire, Hacı Mehmet Ersoy hakkında çıkarılan yakalama emrinin de hukuka uygun olduğunu belirterek, kaldırılması talebini reddetti ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetti.

Edinilen bilgiye göre, taraflar konuyu Yargıtay'a taşıyacak.

"Karar metni, kopyala-yapıştır bir anlayışla hazırlanmıştır"

Palmiye Sitesi'nde ailesini kaybeden İrem Türkmener Karslı, süreci ANKA Haber Ajansı'na şöyle değerlendirdi:

"İstinaf başvurumuzun reddine ilişkin gerekçeli karar, ne hukuki ne de vicdani bir denetim içermektedir. Binlerce insanın hayatını kaybettiği bir felakette, sanıkların bilinçli taksirle ve son derece düşük cezalarla sorumluluktan kurtarılması kabul edilemezdir. Karar metni, somut itirazlarımızı tartışmaktan uzak, kopyala-yapıştır, şablon ve yüzeysel ifadelerle dosyanın geçiştirildiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, adalet arayışını değil, dosyanın kapatılma iradesini yansıtmaktadır.

Deprem kader değildir. Yalnızca daha fazla para kazanmak uğruna öldürülen 152 can için bu kadar az ceza verilmesi kabul edilemez. Bu kadar çok insanın ölümüne neden olan ihmal ve kusurun bu şekilde karşılıksız bırakılması, cezasızlığı kalıcı hale getirmektedir. Bunu kabul etmiyoruz. Adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Bir üst mahkemeye gerekli başvuruları yapacağız. Katiller hak ettikleri cezaları alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz."

"Müvekkilim olarak maktuller yazılmış, onların da isimleri yanlış yazılmıştır"

Karslı'nın avukatı Gülsüm Özdoğru da şunları kaydetti:

"Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi ne yazık ki Palmiye Sitesi davasında da matbu ve özensiz bir gerekçe ile yerel mahkemenin kararını onadı. Karar o kadar dikkatsizce hazırlanmış ki, müvekkilim olarak maktuller yazılmış, onların da isimleri yanlış yazılmıştır. Bu kararı ne vicdanen ne hukuken kabul etmemiz mümkün değil, çünkü sayfalarca itirazlarımıza rağmen tek kelime dahi neden 'bilinçli taksir' ile cezalandırmayı uygun gördükleri hakkında gerekçe yok. Anlaşılan bu hukuki tartışmaları Yargıtay çözmeden alt derece mahkemelerinde bir değişiklik yapılmayacak.

Oysa Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararı somut bir şekilde 'bilinçli taksir- olası kast' tartışmasının nasıl yapılması gerektiğini ders kitabı niteliğinde, üstelik iki defa üst üste yaparak depremzedelerin acısına bir nebze merhem olmuştu. Palmiye Sitesi dosyasında da 'olası kast' kararı çıkması gerektiğine dair şüphemiz yoktur. Temyiz başvurumuzu en kısa sürede hazırlayıp, Yargıtay'ın bu davayı adil bir karara bağlayana kadar hukuk mücadelemiz bitmeyecek."

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.