BM Göç Örgütü: Türkiye Örnek Oluyor, Krizler İçin Birlik Şart
BM IOM Genel Direktörü Amy Pope, Türkiye'nin ihtiyaç sahiplerine yardımda örnek olduğunu belirterek, iklim değişikliği ve çatışmaların artan göç dalgaları karşısında uluslararası toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope, Türkiye'nin ihtiyaç sahibi insanlara yardım etme ve destek olma konusunda örnek oluşturduğunu belirterek, uluslararası toplumun doğal felaket ya da kriz ortamında yaşayan toplulukları istikrara kavuşturmak için birlikte çalışması gerektiğini söyledi.
Türkiye'yi ziyaret eden Amy Pope, Ankara ziyareti sırasındaki temaslarını ve IOM'un faaliyetlerini AA'ya anlattı.
Pope, Türkiye'nin hem coğrafi hem de siyasi olarak çok önemli bir konumda bulunduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin ihtiyaç sahibi insanlara yardım etme ve onları destekleme konusunda giderek daha etkili rol oynadığının görüldüğünü vurguladı.
İleriye dönük bakıldığında, yakın zamanda Türkiye'nin COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Pope, zirvenin değişen iklimin etkilerinin sahada nasıl ortaya çıktığını vurgulamak için önemli bir fırsat olduğunu dile getirdi.
Pope, "Biz, Uluslararası Göç Örgütü olarak bunu sürekli görüyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, sel, deniz seviyesinin yükselmesi veya toprak tahribatı nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanların sayısı giderek artıyor." dedi.
Dünyanın dört bir yanından insanların iş fırsatı umuduyla güvenli ve düzenli yollarla göç ettiklerini, kimilerinin ise güvenlik endişesiyle göç etmek zorunda kaldıklarını anlatan Pope, bunların takip edildiğini söyledi.
Pope, uluslararası sistemin iklim kaynaklı yeni göç dalgasıyla başa çıkmaya hazır olmadığı uyarısında bulundu.
İnsanların da buna hazır olmadığını vurgulayan Pope, şunları kaydetti:
"Sel felaketleri nedeniyle yerinden edilen insanları ve onların bu durumla başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip olmadıklarını görüyorum. Çalıştığımız bazı bölgelerde, özellikle ada ve kıyı topluluklarında deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle evlerini ya da geçim kaynaklarını kaybetmiş topluluklar görüyoruz. İklim değişikliğinin etkileri son derece gerçek ve somut biçimlerde yaşanıyor. Üstelik bu etkiler, çoğu zaman dünyanın en yoksul ve en kırılgan topluluklarını vuruyor."
Pope, insanların yaşadıkları bölgelerde yeniden istikrar sağlayabilmesi, daha önce geçimlerini toprağa bağımlı sağlayanların artık bunu yapamadıklarında yeni iş imkanları bulabilmeleri gerektiğini belirtti.
İnsanların güvenli, yasal ve düzenli yollarla göç edebilmelerinin sağlanmasının da büyük önem taşıdığının altını çizen Pope, bunların hepsinin geleceğe hazırlanmanın parçası olduğunu anlattı.
Pope, "Ancak ne yazık ki bunlar hala ihtiyaç duyulan ölçekte gerçekleştirilemiyor." dedi.
"En büyük zorluk halka erişmek"
Gazze, Sudan ve Ukrayna gibi kriz bölgelerinde IOM'un karşılaştığı operasyonel zorluklara değinen Pope, barış olmadığı takdirde insanların açlıktan ölmeye, evsiz ve işsiz kalmaya devam edeceklerine dikkati çekti.
Pope, "Bu ülkelerin her birinde barış sağlanana kadar ihtiyaçların boyutu yalnızca artacak. Şu anda çatışmalar devam ederken en büyük zorluğumuz halka erişmek. Onlara bu güvenliği sağlamak için ihtiyaç duydukları malzemeleri temin etmekte sık sık zorlanıyoruz. Ne yazık ki bunun sonucunda çok fazla insanın acı çektiğini görüyoruz." dedi.
İnsanların açlıkla mücadele ettiklerini, gençlerin cinsel istismara ve saldırılara maruz kaldıklarına dikkati çeken Pope, "Şu anda istismarın boyutu çok büyük. Özellikle Türk Kızılayı ile burada çalışma umudunun bir kısmı da bu. Güçlerimizi birleştirip ihtiyaç duyanlara daha fazla destek sağlamak için birlikte çalışma fırsatlarının olduğunu düşünüyoruz. Sudan halkına barınak sağlamak gibi konularda onlarla zaten çalışma fırsatı bulduğumuz için çok heyecanlıyım." diye konuştu.
Uluslararası toplumdan beklentiler
IOM'un uluslararası toplumdan beklentilerine ilişkin, önceliğin barış için siyasi baskı olduğunu belirten Pope, ikincisinin de kaynaklar olduğunu anlattı.
Pope, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her çatışmada geride ve mahsur kalan insanlar oluyor. Geceleri dönecek bir evi olmayan insanlar, korunma imkanı olmayan insanlar, okullara erişimi olmayan çocuklar... Dolayısıyla ihtiyaçların çeşitliliği, insan olmak kadar karmaşık. Bu nedenle uluslararası toplumdan insanların en temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak ve ardından onları insani kriz durumundan daha onurlu bir duruma hızla geçirmek için destek vermesini istiyoruz. Bu bazı durumlarda, örneğin Suriyelilerin en çok ihtiyaç duyduğu dönemde Türkiye'de gördüğümüz gibi, iş piyasasına, okullara veya sağlık sistemlerine erişim anlamına geliyor."
İhtiyaçların boyutunun sadece giderek arttığına ancak aynı zamanda kaynakların azaldığına işaret eden Pope, ihtiyaç duyulduğu anda destek sağlanmaması halinde insanların güvenlik ve fırsat arayışı içinde göç edeceklerinin farkında olunduğunu anlattı.
Pope, "Uluslararası toplum, ister doğal bir felaketin, ister bir çatışmanın ardından toplulukları istikrara kavuşturmak için ne kadar çok birlikte çalışırsa insanların ihtiyaçlarını karşılama olasılığımız o kadar artar. Bu, maliyet açısından daha verimli olur ve sonuç olarak o kadar çok hayat kurtarabiliriz." değerlendirmesinde bulundu.












