Hedasi Barajı müzakereleri için tarih yok, Etiyopya'daki iç kriz süreci geciktiriyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleİtalya'nın Hedasi Barajı müzakerelerini yeniden başlatma teklifinin üzerinden yaklaşık bir ay geçti; Mısır ile Etiyopya'nın masaya dönüş tarihi hâlâ yok. Uzmanlar, Etiyopya'daki iç çatışmalar ve su meselesinin gündemde geri kalması yüzünden kısa vadede uzlaşı beklemiyor.
HUSSİEN EL-KABANY - İtalya'nın Mısır ile Etiyopya arasında "Hedasi Barajı" (Büyük Rönesans Barajı) müzakerelerini yeniden başlatmak üzere arabuluculuk teklif etmesinin üzerinden yaklaşık bir ay ve ABD'nin benzeri bir girişimde bulunmasının üzerinden on ay geçmesine rağmen, iki tarafın müzakare masasına dönüşü için henüz tarih netleşmedi.
Etiyopya'nın 2011 yılında Nil Nehri üzerinde yapımına başladığı Hedasi Barajı'nın doldurulması ve işletilmesi konusunda Mısır, Sudan ve Etiyopya arasında uzun süredir görüş ayrılıkları yaşanıyor.
Mısır ve Sudan, doldurma ve işletme kurallarına ilişkin hukuki açıdan bağlayıcı üçlü bir anlaşmaya varılmasını talep ederken, Etiyopya bağlayıcı bir anlaşmaya gerek olmadığını ve kimsenin çıkarına zarar verme niyeti taşımadığını savunuyor.
Üç ülke arasındaki Hedasi Barajı ve Nil üzerindeki anlaşmazlıkların çözümü için müzakereler, 3 yıllık aranın ardından 2023'te yeniden başlamış ancak 2024 yılında tekrar askıya alınmıştı.
Etiyopya'nın 2011'de Hedasi Barajı'nın inşasına başlamasının üzerinden 15 yıldan uzun süre geçmesine rağmen taraflar arasındaki anlaşmazlık konusunda henüz bir çözüme varılamadı.
-Müzakerelerinin önünde birden fazla engel olduğu belirtiliyor
Etiyopyalı Afrika meseleleri araştırmacısı Zahid Zeydan, Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi Muhammed Hicazi ile Mısır Afrika Meseleleri Konseyi Başkan Yardımcısı Salah Halima, AA muhabirine, Kahire ve Addis Ababa hükümetlerinin Hedasi Barajı için müzakere masasına oturamamasını değerlendirdi.
Mısırlı ve Etiyopyalı uzmanlar, Etiyopya'nın Nil Nehri üzerinde inşa ettiği "Hedasi Barajı" müzakerelerinin yeniden başlamasının önünde birden fazla engelin bulunduğunu ifade etti.
Araştırmacı Zeydan, Etiyopya'da ordu ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesinin (TPLF) de aralarında bulunduğu 7 silahlı grup arasında yeniden başlayan çatışmalar, medya aracılığıyla artan gerilim ve su meselesinin uluslararası gündemin öncelik sıralamasında gerilere düşmesi nedeniyle yılın son çeyreğinde bir yumuşama yaşanmasını veya müzakerelerin yeniden başlamasını olası görmediğini söyledi.
Addis Ababa yönetiminin iç gelişmelerle meşgul olması nedeniyle konuyla ilgli toplantıları yapamadığını ve müzakere komitelerini oluşturmasının geciktiğini bildiren Zeydan, çözümün mevcut bölgesel krizlerin yatışmasından sonraya kalabileceği tahminini paylaştı.
Su Mısır için varoluşsal bir mesele
Mısır Dış İlişkiler Konseyi Üyesi Hicazi de, Mısır'ın su dosyasını incelemek istemesine karşın Etiyopya'daki iç gerilimlerin ülkenin kapasitesini aksattığını ve süreci geciktirdiğini bildirdi.
Kahire yönetiminin suyu "Mısır için varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü vurgulayan Hicazi, yine de Mısır için Etiyopya ve Nil Havzası ülkeleriyle su kaynaklarının yönetimi konusunda iş birliği yapmanın mümkün olduğunu söyledi.
Hicazi, mevcut bölgesel ve uluslararası koşullar altında son derece karmaşık siyasi dosyalar için belirli takvimler dayatılamayacağını belirterek, "Çözüm her iki tarafı da memnun edecek bağlayıcı yasal bir anlaşmaya varmaktan geçiyor." şeklinde konuştu.
Bunun Etiyopya'nın kalkınmaya devam etmesine engel olmayacağını, Mısır'ın da bu alandaki tecrübesiyle katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Kahire'nin Tanzanya'ya bir baraj inşa etmesinde yardım etmesini örnek gösteren Hicazi, yasal bir anlaşmanın Etiyopya'nın kalkınmasına engel olmayacağına dikkat çekti.
Müzakerelere uygun koşullar için zaman gerekiyor
Mısır Afrika Meseleleri Konseyi Başkan Yardımcısı Halima ise geçmişte arabuluculuk teklif eden ABD'nin dışarıda İran, Hürmüz Boğazı ve Babulmendeb dosyaları içeride ise ABD seçimleriyle meşgul olması nedeniyle su dosyasının uluslararası öncelikler listesinde gerilere düştüğüne dikkat çekti.
Müzakerelerin 2026'nın sonunda veya 2027'de yeniden başlayıp başlamayacağı konusunda kesin bir şey söylemeyen Halima, müzakerelere uygun koşulların oluşması için zamana ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.
Halima, iç baskıların gelecekte Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'i hem iç kriz hem de Hedasi Barajı konusunda tutumunu gözden geçirmeye ve siyasi uzlaşmaları kabul etmeye itebileceğini öngördü.
Nil üzerindeki anlaşmazlık sürerken Etiyopya'da çatışmalar patlak verdi
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, mevkidaşı Bedr Abdulati ile geçen ay düzenlediği ortak basın toplantısında, iki ülkenin kabul etmesi halinde önümüzdeki haftalarda Roma'da Mısır ile Etiyopya arasında bir diyaloğa aracılık etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
İtalya'nın arabuluculuk teklifine hayata geçirecek bir tarih belirlenmezken, bu süreçte Kahire ile Addis Ababa arasındaki ilişkilerde dikkat çekici gelişmeler yaşandı.
Etiyopya'nın farklı bölgelerinden 7 örgüt ve siyasi yapı ile ordu arasındaki çatışmalar 23 Eylül'de patlak verdi. Çatışmalar Tigray, Afar ve Amhara bölgelerinde yoğunlaştı.
Etiyopya Genelkurmay Başkanı Birhanu Jula, patlak veren çatışmaların ardından, "yabancı güçleri" ülkesinin istikrarını bozmak amacıyla silahlı grupları desteklemekle suçlayarak, bu grupların Sudan, Mısır ve diğer güçlerden destek aldığını öne sürdü.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nadir Zeki ise, ülkesinin herhangi bir ülkenin iç işlerine karışmadığını kaydederek Jula'nın iddialarını yalanladı.












