Hakkari - 1//Bdp Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak:´Kür

Hakkari - 1//Bdp Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak:´Kür
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

'bu Nevruz Çözüm Nevruzu Olsun'

'BU NEVRUZ ÇÖZÜM NEVRUZU OLSUN'

Belediyede halka yapılan konuşmanın ardından BDP'li milletvekilleri yemeğin ardından grup toplantısı için belidiye toplantı salonuna geçti. Toplantı öncesi Halepçe Katliamı'nı anlatan sinevizyon gösterisi izletirildi. Grup toplantısına BDP'li milletvekileri, BDP MYK üyeleri , muhtarlar, sivil toplum örgütü temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Toplantıyla katılan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın çektiği sarı-kırmızı-yeşil renkli tesbihi dikkat çekti. Açılış konuşmasını Gülten Kışanak'ın yaptığı toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.

Toplantının açış konuşmasını yapan BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, Halepçe katliamının Kürt halkının, vicdanı olan herkesin yüreğinde, vicdanında mahkum ettiği bir katliam olduğunu belirterek, katliamın sorumlularının yargılandığını, cezalandırıldığını, ancak katliamın ortamını hazırlayanların, teşvik edenlerin, sessiz kalanların ve kimyasal silahları temin edenlerin henüz hesap vermediğini söyledi. Kışanak konuşmasını şöyle sürdürdü:

HALEPÇE BENZETMESİ

"Kürtlerin, Türkiye sınırları içinde yaşadığı dramlar acılar da belki Halepçe kadar toplu bir katliam olmasada neredeyse onun kadar büyük acılar dramlar yaşadığımız bir geçmişimiz var. Kürtlere varlıklarını dillerini kültürlerini ifade edebilmenin bütün yollarını bütün kapılarını kapatarak Kürt sorununu çatışma ve çözümsüzlük zemininde tutmak isteyen bir anlayış. Buna karşı halkın bulabildiği her türlü yol ve yöntemle karşı çıkışı. Biz istiyoruz ki artık bu topraklarda neredeyse bir asra denk gelen sürede yaşanan isyan ve kanla bastırma tekerrürü artık yaşanmasın. Kürt halkı kesintisiz ve bütün ayrılıkları bir tarafa bırakarak kadını, genci, yaşlısıyla zenginiyle fakiriyle bir bütün olarak özgürlük talebini güçlü bir şekilde ifade ediyorsa bunu bir çözüm gücüne dönüştürmek mümkündür. Bu anlamda Türkiye'de yaşadığımız bütün acılara rağmen çözüm olanakları da ortaya çıkmıştır. Bunlardan birincisi Kürt halkı yaşadığı tüm acılara rağmen barış talebinden vazgeçmemiş, kardeşliği zedeleyecek tutum içine girmemiş, çözümde ısrar etmiştir. Bu en önemli fırsattır. Dünyanın her yerinde biliyoruz ki bu tür olayların yaşandığı yerlerde etnik çatışmalar, toplumsal düşmanlıklar ve barış talebinin zayıfladığı süreçler gelişir. Kürt halkı yaşadığı drama rağmen böyle bir şeye yol açmadı. Buna fırsat vermedi. Bütün provokatif girişimlere rağmen barış taleplerini geri çeviren yaklaşımlara rağmen çözümde barışta kardeşlikte ve demokraside ısrar ediyor. Eğer bir fırsattan bahsedilecekse işte fırsat budur. Demek ki eğer Kürt halkının karşısına çözmek isteyen bir muhatap çıkarsa Kürt halkı çözüme hazırdır. Bu anlamda Türkiye'deki muhataplık tartışmaları çok yersiz ve anlamsızdır. Tam tersine Kürt halkının çözüm iradesi çözüm isteği karşısında buna cevap olmak isteyen birileri henüz yok. 8 aydır bir çözümden bir açılımdan bahsediliyor. Ama Türkiye'de, Hakkari'de yaşanılanları şöyle bir sıralasak acaba çözüme hizmet edecek zerre kadar bir yaklaşımla yüz yüze kalınmış mıdır. Partimiz kapatıldı, siyaset yasağı getirildi, tutuklamalar oldu, Kürtlere adeta demokratik siyasetin kapıları kapanmak istendi. Böyle bir yaklaşımın hiçbir yerinde olmayacağımızı ifade ediyoruz. Eğer birileri çözümden yanaysa gerçekten bu ülkeyi barışa kardeşligğe götürmek istiyorsa da yapılabilecek tüm dilayog görüşmelerine müzakereye kapımız sonuna kadar açıktır. Bu halkın temsilcileri olarak bu sorumluluğu bu görevi büyük bir çoşku özgüven ve sorumluluk duygusuyla yerine getirmeye hazırız."

BU NEVRUZ ÇÖZÜM NEVRUZU OLSUN

Kışanak, bu Nevruz'un çözüm nevruzu olmasını istediklerinide belirterek, "Buraya gelmemizin nedenlerinden biri, biz bu nevruzun çözüm nevruzu olmasını istiyoruz. Barışa kardeşliğe ve demokrasiye hizmet eden bir sürecin başlangı olsun istiyoruz. Bu çözüm nevruzunun ilk ateşini de fedakar Hakkarili yoldaşlarımızla birlikte bu ateşi yakmak istedik. Yarın hep beraber Yüksekovada yakacağız. İnanıyorum ki bu ateş buz gibi olan yürekleri ısıtmaya ve çözüme yaklaştırmaya hiçzmet edecektir. Türkiye'de genel olarak yerleşmiş bir siyasi yaklaşım vardır. Siyaset merkezden yalpılır, merkezede Ankaradır. Ankara dışındaki her yer taşradır. Biz parti olarak bu yaklaşımı da mahkum etmek istiyoruz. Demokratik siyaset ancak yerelde ve yerinde üretilebilir ve halkla üretilebilir. Halka rağmen belli merkezler üretilen siyasetin, bu halkın sorunlarına çözüm olama gibi bir durum söz konusu değildir. Biz merkezi bir anlayışı reddediyoruz. Bir önce ki MYK toplantısıda Muş'un Bulanık ilçesinde yapmıştık. Bundan sonrada benzer bir yaklaşım içerisinde olacağız. Yerel, yerinde ve halkla siyasete büyük önem veriyoruz."dedi. Belediye toplantı salonunda saat 15.30'da başlayan grup toplantısı, devam ediyor.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı