Gazze'de Kadın Ressamların Çadır Atölyesi: 'Bir Zamanlar Vardı'
- Sanatçı ve aktivist Farah Acur: "Bugün sesimizi ve hissettiklerimizi dış dünyaya resimlerle duyuruyoruz. Atölyenin adı 'Bir Zamanlar Vardı' çünkü o şeyler bir zamanlar vardı ve bizim hafızamızda var olmaya devam ediyor. Gazze burada, umut burada ve yaratıcılığımız asla tükenmeyecek" Atölyenin en genç katılımcılarından 18 yaşındaki Marah Halid ez-Zaanin: "En çok özlediğim şey evim. Savaşın başından beri çadırlarda yaşıyoruz. Bugün burada güvenli bir alanda diğer sanatçı arkadaşlarımla bir araya gelmek ve renkleri tekrar kullanabilmek bana ruhumun geri geldiğini hissettirdi"
Gazze'de İsrail'in saldırıları nedeniyle evlerini ve hayatlarının önemli bir bölümünü kaybeden genç kadın ressamlar, geleneksel çadırda kurulan bir atölyede, ellerinden alınan hayatın detaylarını fırça ve renklerle yeniden canlandırıyor.
Gazze kentinde geleneksel Filistin çadırı şeklinde kurulan atölyede bir araya gelen 10 genç kadın, beyaz tuvallerin başında yalnızca resim yapmıyor; zorunlu göç, yıkım ve kayıpların gölgesinde hafızalarını canlı tutmaya çalışıyor.
"Bir Zamanlar Vardı" adı verilen sanat atölyesi, katılımcılar için bir resim etkinliğinin ötesinde, kaybedilen evlerin, terk edilen sokakların ve yitirilen güven duygusunun sanat yoluyla ifade edildiği bir alana dönüştü.
Her bir kadın ressamın kendi yaşamından izleri tuvale taşıdığı atölyede, bir tabloda yıkılmış bir ev, diğerinde çehresi değişmiş bir sokak, başka bir eserde ise savaş öncesindeki güven duygusuna duyulan özlem resmediliyor.
Atölye, yaşadıkları ağır deneyimleri hafızayı koruyan eserlere dönüştürmek isteyen kadın ressamlara, aynı zamanda kelimelerle ifade etmekte zorlandıkları duyguları sanat yoluyla dışa vurabilecekleri bir alan sunuyor.
"Sanat hem sesimiz hem de iyileşme yolumuz"
Etkinliğin bağlı olduğu "Diyra" projesinin yürütücülerinden görsel sanatçı ve toplumsal aktivist Farah Acur, AA muhabirine projenin çıkış noktasını ve amaçlarını anlattı.
"Diyra" kavramının "sığınak" veya "ev" anlamına geldiğini belirten Acur, şunları söyledi:
"Gazze Şeridi'ndeki herkes gibi biz sanatçılar da hayatımızın bir parçasını kaybettik. Kimimiz atölyesini, kimimiz evini, kimimiz de güven duygusunu kaybetti. Bu atölye, savaş boyunca mahrum kaldığımız o güvenli alanı yeniden sunmayı ve yok edilenlerin hatırasını yaşatmayı amaçlıyor."
Acur, "Sanat hem sesimiz hem de iyileşme yolumuz." dedi.
"Atölyenin adı 'Bir Zamanlar Vardı' çünkü o şeyler bir zamanlar vardı"
Gazze'de dayanılmaz trajedilere tanık olan insanlar için sanatın bir terapi yöntemi olduğunu vurgulayan Acur, şöyle konuştu:
"Bugün sesimizi ve hissettiklerimizi dış dünyaya resimlerle duyuruyoruz. Atölyenin adı 'Bir Zamanlar Vardı' çünkü o şeyler bir zamanlar vardı ve bizim hafızamızda var olmaya devam ediyor. Gazze burada, umut burada ve yaratıcılığımız asla tükenmeyecek."
Küllerden doğan sanat: 18 yaşındaki Marah çadırını galeriye çevirdi
Atölyenin en genç katılımcılarından 18 yaşındaki Marah Halid ez-Zaanin, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun'dan zorla yerinden edilmesinin ardından yaşamını bir çadırda sürdürüyor.
Çocukluğundan beri resim yapan Marah, sanatı bir direniş ve hayatta kalma aracı olarak kullandığını anlattı.
İsrail'in saldırıları sırasında 700'den fazla eser üreten ve kaldığı çadırı adeta küçük bir sergi alanına dönüştüren Marah, malzeme bulamadıkları zorlu günleri şu sözlerle aktardı:
"Korku, açlık ve hüznü içimden atabilmek için bulduğum her şeye resim çizdim. Boyamız olmadığında mürekkepli kalemler, kül ve karton parçaları kullandık. İçimizde biriken olumsuz enerjiyi ancak bu şekilde dışarı atabildik."
"En çok özlediğim şey evim"
Marah, uzun bir aradan sonra atölyede yeniden fırça ve boyalara kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
Kaybettiği evini tuvale yansıttığını belirten Marah, şöyle konuştu:
"En çok özlediğim şey evim. Savaşın başından beri çadırlarda yaşıyoruz. Bugün burada güvenli bir alanda diğer sanatçı arkadaşlarımla bir araya gelmek ve renkleri tekrar kullanabilmek bana ruhumun geri geldiğini hissettirdi."
Atölyedeki kadın ressamlar, tuvallerine bıraktıkları her fırça darbesinin Gazze'nin geçmişine ve geleceğine dair kalıcı bir tanıklık taşıdığına inanıyor.
İsrail'in Gazze'de ABD'nin de desteğiyle Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılarda çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 174 binden fazla kişi yaralandı, bölgedeki altyapının ise yaklaşık yüzde 90'ı tamamen tahrip edildi.










