Dışişleri Bakanı Fidan: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Görüşmesinin Şubat Ayında Yapılması Söz Konusu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Ankara'daki görüşmesinin şubat ortasında olabileceğini belirterek "Bunun için çalışıyoruz. Değerli dostumla (Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis) geçtiğimiz günlerde tekrar konuştuk. Hatta Paris Liderler Zirvesi'ne katıldığımızda Sayın Miçotakis ile de ayaküstü bir araya geldiğimizde de bu konu konuşuldu. Kendileri de bunu ramazandan önce yapmak istiyorlar. Birkaç tarih üzerinde çalışıyoruz. Yani Cumhurbaşkanımızın programının uygunluğuna göre göre Cumhurbaşkanımız da bu toplantıyı bir an önce yapmak istiyorlar kendileri. İnşallah halledeceğiz" dedi.
Haber: Melis Yıldırım
(ANKARA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Ankara'daki görüşmesinin şubat ortasında olabileceğini belirterek "Bunun için çalışıyoruz. Değerli dostumla (Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis) geçtiğimiz günlerde tekrar konuştuk. Hatta Paris Liderler Zirvesi'ne katıldığımızda Sayın Miçotakis ile de ayaküstü bir araya geldiğimizde de bu konu konuşuldu. Kendileri de bunu ramazandan önce yapmak istiyorlar. Birkaç tarih üzerinde çalışıyoruz. Yani Cumhurbaşkanımızın programının uygunluğuna göre göre Cumhurbaşkanımız da bu toplantıyı bir an önce yapmak istiyorlar kendileri. İnşallah halledeceğiz" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'de yerleşik ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarıyla İstanbul'da Intercontinental Hotel'de düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Fidan, Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Ankara'daki görüşmesinin şubat ortasında yapılmasının söz konusu olup olmadığıyla ilgili soruyu, "Evet, söz konusu. Bunun için çalışıyoruz. Değerli dostumla (Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis) geçtiğimiz günlerde tekrar konuştuk. Hatta Paris Liderler Zirvesi'ne katıldığımızda Sayın Miçotakis ile de ayaküstü bir araya geldiğimizde de bu konu konuşuldu. Kendileri de bunu Ramazan'dan önce yapmak istiyorlar. Birkaç tarih üzerinde çalışıyoruz. Yani Cumhurbaşkanımızın programının uygunluğuna göre göre Cumhurbaşkanımız da bu toplantıyı bir an önce yapmak istiyorlar kendileri. İnşallah halledeceğiz" ifadeleriyle yanıtladı.
"Yunanistan'daki iç siyasi denge, herhangi bir siyasi liderin bu sorunun çözüp altına imza atmasına imkan vermiyor"
Erdoğan ve Miçotakis görüşmesinden beklentinin ne olduğu sorusu üzerine Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bir sonraki adım, bir önceki adım. Tek bir adım var. Var olan sorunları çözmek için bir niyetle, iradeyle oturacağız ve sorun çözülene kadar kalkmayacağız masadan. O da Ege'deki sorunun çözülmesi. Karasuları, kıta sahanlığı bu meselenin çözülmesi konusunda bizim şöyle bir görüşümüz var. Cumhurbaşkanımızı bu meseleyi çözme konusunda büyük bir vizyonu var, iradesi var. Bizim şöyle bir sıkıntımız oluyor. Sorunu karşı tarafa atma gibi bir niyetim yok. Bunu daha önce söylediğim için söylüyorum. Yunanistan'daki iç siyasi denge, herhangi bir siyasi liderin bu sorunun çözüp altına imza atmasına çok fazla imkan vermiyor.
Sayın Miçotakis 2023 Haziran'da seçildi tekrar seçildi, biz Mayıs'ta seçildik. Halkından büyük bir destek aldı. Cumhurbaşkanımız da bunu gördüler kendisi de gördü aslında bundan gerçekten bir irade konarak gidilmesi istendi. Nitelikli görüşmeleri yapmaya, sadece istiklafi değil bunu daha da ileri taşıyıp bu konuyu çözmeye kalıcı olarak çözmeye hazır olduğumuzu defaatle ifade ettik. Bunun için irade ortaya konması gerekiyor. Bunun için biraz iç politikayla dış politikanın bu konuda en azından parantez içine alınan bir noktada olması gerekiyor. Bu noktada Türkiye'de ben biraz bu konuda tarafsız olmaya çalışıyorum, gerekli olgunluğun fazlasıyla var olduğunu görüyorum. Ama Yunanistan iç politikasında hani Türkiye'nin tehdit olarak algılanması meselesi her zaman için siyasette bir itici güç olmaya, yani Türkiye ile ilgili birisi bir şey yapmaya çalıştığı zaman muhakkak ve muhakkak bir siyasi bedel ödemesi gerekiyor.
Bir siyasi liderin Yunanistan'da Türkiye ile sorunları çözüp bölgeye barış getirmekle kendi siyasi kalitenin kariyerini riske atma arasında bir tercihte bulunması gerekiyor. Ama bu tercihin hiçbir zaman için sorunu çözmekten yana olamıyor. Yani bu bir gerçeklik bunun ortada kalkması lazım. Bizim ne yapmamız gerekiyor? Bizim güven artırıcı önlemleri hayata geçirmemiz gerekiyor. Halkın daha fazla birbiriyle etkileşim kurmasına izin vermemiz gerekiyor. Mümkün olduğunca tabanı olmayan, zemini olmayan konuların iç politikaya malzeme yapılmaması gerekiyor.
"Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki iradesi devam ediyor"
Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki iradesi devam ediyor. Bu sorunları çözmemiz mümkün. Ama ne yaptık son iki yılda? En azından eskisi gibi çok fazla uçakların it dalaşı yaptığı, birbirine girdiği, çok fazla gerilim alanı olmadı. Bu konuda ortaya konan mekanizmalar belli oranda çalıştı. Özellikle Silahlı Kuvvetleri'nin bu konuda bir hassasiyet gösterdi. Göçmen konusunda işbirliği var. Diğer konularda işbirliği var. Ama umuyorum ki yani gerçekten biz bu tarihi fırsatı heba etmeden bu sorunu halk olarak çözelim. Ben bunun mümkün olduğunu düşünüyorum."
"Bir niyet sorunu olduğu görüşmeler yapıldıkça ortaya çıkıyor"
Fidan, SDG ile Suriye hükümeti arasında 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması konusunda diyalog süreci ve mesafe kat edilemezse "operasyon olup olmayacağına" ilişkin şunları söyledi:
"Önümüzde şöyle bir süreç var. Halihazırda Suriye, Amerika ve YPG görüşmeleri devam ediyor. Amerika bu konuda yani bildiğimiz arabulucu faaliyeti içerisinde. YPG ile görüşüyor, Suriye hükümetiyle görüşüyor. Üçlü görüşmeler oluyor. YPG ile Suriye hükümetinin zaman zaman beraber görüşme görüşmeleri oluyor. Sayın Ahmed Şara'nın beyanlarında da gördüğünüz bir niyet sorunu olduğu, bir irade sorunu olduğu görüşmeler yapıldıkça ortaya çıkıyor.
Görüşmelerin büyük bir iyi niyetle devam etmesi ama karşı taraftan bu çıkmadığı zaman hükümetin anayasal hakkı olan, egemenlik hakkı olan kendi ülkesinde birliği, düzeni sağlama hakkını kullanma yönünde adımlar atacağını öngörüyorum. Neden? Konuşuyorsunuz, konuşmak istiyorsunuz. Bir arabulucu var ortada. Onlar bakıyorlar, kim ne kadar mantıklı geliyor kim ne kadar mantıksız geliyor. Yakından baktıkları zaman aslında YPG'nin uzun yıllardır propaganda yoluyla ürettikleri yalanın çok fazla bir gerçeklik tabanı olmadığını onlar da görüyorlar. Dolayısıyla hükümetin gerektiği zaman da güç kullanımı artık başkaları için daha anormal bir durum olmuyor çünkü görüyorsunuz, başka bir çare kalmıyor. Umarım o noktaya gelmez, umarım diyalog yoluyla sorunlar çözülür ama ben o noktaya, sorunları diyalog yoluyla çözülmediği zaman iyi niyetle, maalesef güç kullanımının da bir opsiyon olduğunu Suriye hükümeti adına buradan görüyorum."
"Sayın Paşinyan'ın şu anda kamuoyu yoklamalarında önde gittiğini görüyoruz"
Fidan, Ermenistan-Azerbaycan normalleşmes sürecine ilişkin soru üzerine, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'ın Washington ziyaretinde ele alınan Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası'nın (TRIPP) hayata geçirilmesine yönelik ABD ile Ermenistan arasında varılan mutabakatı hatırlatarak, bu konuya ilişkin teknik konular olduğunu söyledi. Fidan, mutabakatı Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın da incelediğini ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile iki saat bu konuyu görüştüklerini belirtti. Fidan, şöyle devam etti:
"Azerbaycan ile Ermenistan arasında bu paraflara atılmış anlaşmanın imza yoluyla nihai hale gelmesi ve arkasında Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin de bir an önce hayata geçerek artık yolumuza bölgede istikrarla refahla devam edelim. Şu anda hem Azerbaycan'da hem Ermenistan'da hem Türkiye'deki siyasal liderlikte, bu üç tarafta bu irade var ve sadece Ermenistan'ın yapması gereken birkaç konu var. Seçimler var, önümüzdeki Haziran'ın başında Ermenistan'da. O da önemli bir aşama olacak. Ama biz Sayın Paşinyan'ın şu anda kamuoyu yoklamalarında önde gittiğini görüyoruz. Bu konudaki oynadığı yapıcı rolü de gerçekten destekliyoruz. Bu çizginin, bu iradenin devam etmesi lazım."
"Gündemimize alacak somut bir Başkanlık kararı yok"
ABD'nin İran ile ticaret yapan ülkelere ABD ile ticaretlerinde yüzde 25 gümrük vergisi ödemesi kararına ve Türkiye'ye olası etkilerine ilişkin soru üzerine, "Sayın Trump'ın deklare ettiği vergilerde, ilave gümrük vergilerinde ticaret yapan ülkelere, bu haber geldiğinde biz Abu Dabi'deydik. Onlar da bu konuyu gündeme getirdiler. Onlar çünkü çok fazla ticaret yapıyorlar diye. Halihazırda, biliyorsunuz bu bir deklerasyon. Bununla ilgili bir başkanlık kararnamesi ve onun altında da hangi ülkeyle ne olacak ne olacak, hangi malzemeler bundan etkilenecek etkilenmeyecek, bir çalışma yapılmış değil, böyle bir ifade var. Bundan sonra başka bir şey yok. Dolayısıyla şu anda biz onu gündemimize gerçekçi olarak alacak ortada somut bir başkanlık kararı henüz yok" yanıtını verdi.
"Görebiliyor musunuz, Yunanistan Başbakanı dışında herhangi bir Başbakan'ın Tel Aviv'e gidip resim verdiğini"
Fidan, İsrail ile Türkiye arasında ilişkilerin yeniden tesis edilmesini istediğine yönelik iddialarının yer aldığı haberlerin hatırlatılması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
"Biz, İsrail'i çok uzun yıllar önce tanımış bir ülkeyiz. Şu anda İsrail ile biz niye ilişkileri, ticareti kesiyoruz? Bunu müteaddit defalar söyledik kendilerine. En son 7 Ekim'den sonra başlattıkları soykırım, bundan dolayı biz ilişkileri bu noktaya getirdik. İsrail'in Filistinlilere yönelik baskısı, zulmü durduğu zaman, normal hayata her şey döndüğü zaman Türkiye'nin de kendi ilişkilerinde bir normalleşme arayışında bir sıkıntı olmaz.
Ama bölgesel politikaları bu şekilde devam ettiği sürece, bakın şu anda uçaklardan atılan bomba yoluyla, keskin nişancılar marifetiyle insan öldürmesi durmuş olabilir ama hala yeterli miktarda insani yardım malzemesinin girişine izin verilmediği için her gün ekranlarda ölen çocukları, kadınları, yaşlıları görüyoruz soğukta, açlıktan, ilaçsızlıktan, tedavisizlikten. Şimdi bunlar olduğu sürece bizim değil sadece, birçok ülkenin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi mümkün değil.
Siz görebiliyor musunuz, Yunanistan Başbakanı dışında herhangi bir Başbakan'ın Tel Aviv'e gidip resim verdiğini? Kimse gitmiyor. Niye gitmiyor? Avrupalı liderler seçimle geliyorlar. Biliyorlar ki, onunla resim vermek bugünlerde hiç hoş olan bir şey değil. Herkes kendi oy tabanını düşünüyor. Kendisi bir yere gidebiliyor mu Amerika dışında? Gidemiyor. Belki Yunanistan'a gelir, onu bilmiyorum. Dolayısıyla bu sadece bizim tavrımız değil. Aynı vicdanı, aynı değerleri taşıyan uluslararası toplumun değişik formatlarda ve tarzlarda ortaya koyduğu kimilerinin bizim gibi açıktan ifade edebildiği, kimilerinin açıktan ifade etmeden yürüttüğü bir politika."
Fidan, Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelere dair soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bizim ulusal güvenliğimizle alakalı bu konulara gelince, biz gerçekten çok yakından takip ediyoruz. Özellikle çevreleme dediğimiz politika uygulayan ülkeler varsa, ülke grupları varsa, çeşitli oluşumlar varsa daimi veya geçici, spesifik veya genel hangileri olursa olsun bunları biz çok yakından takip ediyoruz. Bu bizim çünkü ulusal güvenliğimizle alakalı.
Burada biz çevremeleye çalışan bir örüntü de görüyoruz. Bu konudaki gerekli görüşmelerimizi, uyarılarımızı gerekli meslektaşlarımızla yaptık. Potansiyel etkisi ve verdiği imaj itibarıyla Türkiye tehlike en baştayken, küçükken öngörüp üstünde durması gerekiyor. Bu çevrelemeye çalışma politikaları, çevreleme politikası değil, çevrelemeye çalışma politikalarını biz tabii ki önden görüp reddediyoruz, gerekli tedbirleri alıyoruz. Bu kimsenin menfaatine değil, bu sadece bölgesel bölünmeyi derinleştirir."
"Ortada bir yerde buluşabileceklerini düşünüyorum"
Türkiye'nin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland ile ilgili açıklamalarıyla ilgili Türkiye'nin yaklaşımın ne olduğu sorusu üzerine Fidan, bunun yakından takip ettikleri bir gerilim alanı olduğunu söyledi. Fidan, "Dünkü görüşmeler önemliydi. İlk defa karşılıklı çok fazla beyanatlardan sonra tarafların nihayet bir araya gelip açılış pozisyonlarını birbirlerine ifade etmeleri önemli bir başlangıçtı. Daha sonra biliyorsunuz bir daimi çalışma komitesi kurma kararını aldılar. Bu açılış pozisyonları her zaman maksimalist olur. Ama ortada bir yerde buluşabileceklerini düşünüyorum" diye konuştu.
"Şimdi yollarına devam eden bir iki ülke görüyoruz"
Türkiye'nin Venezuela ile ilişkilerinin nasıl sürdürüleceğine ilişkin soru üzerine Fidan, "Dün Venezuela'nın hem yeni geçici Cumhurbaşkanı hem Sayın Trump ayrı ayrı açıklamdda bulundular. Yaptıkları telefon görüşmesinin ne kadar verimli olduğunu, bundan sonra ticaretin, ekonominin ne kadar ileriye gideceğini ifade ettiler. Aslında burada kendine has bir durum var. Biz Venezuela ile ilişkilerimizi mümkün olduğunca ticari olarak ve diğer alanlarda ilerletmeye tabii ki devam edeceğiz. Şu anda Venezuela'nın Amerika'daki yönetimle bir anlayış birliği içerisinde olduğunu görüyoruz. Bir yol haritası oluşturmuşlar. Son maalesef olan olaydan sonra şimdi yollarına devam eden bir iki ülke görüyoruz açıkçası. Yani biz ilişkilerimizi devam ettireceğiz" ifadelerini kullandı.
"İran'daki olaylarla ilgili tebdirlerimizi alıyoruz"
Fidan, İran'daki gelişmeler nedeniyle Türk vatandaşlarının İran'dan ayrılmalarıyla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:
"Biz İran'daki olaylarla alakalı olarak gerekli tedbirlerimizi tabii ki alıyoruz. Bizim tüm ülkelere yönelik, senaryolara yönelik konsolosluk vakalarıyla alakalı aldığımız tedbirler var. Bunları zamanı geldikçe hayata geçiriyoruz. İran konusunda da bu konuda zaten tedbirlerimiz ortada. Kendi çalışanlarımız, vatandaşlarımız, diplomatlarımız, görevlilerimiz, iş adamlarımız, öğrencilerimiz bunlarla ilgili gerekli planlamalarımız var. Ama inşallah İran'daki olaylar en kısa zamanda yatışır. Daha büyük bir drama şahit olmayız."
(Son)






















