Cumhurbaşkanı Gül: Atatürk'ü Tüm Tartışmaların Üzerinde Tutmak Gerekir

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Atatürk'ü "Tüm Tartışmaların Üzerinde Tutmak Gerektiğinin" Altını Çizdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Atatürk'ü "tüm tartışmaların üzerinde tutmak gerektiğinin" altını çizerek, "Atatürk'ün yapılmasını istediklerinden birçoğunu gerçekleştirmiş bir millet olmanın bahtiyarlığını hissediyoruz Cumhuriyetimizi, taçlandıran yeni başarılar sayesinde geleceğe umutla ve güvenle bakıyoruz" dedi. Gül, büyük bir komutan olarak, milletiyle birlikte istiklal mücadelesini zafere ulaştıran Atatürk'ün, eşsiz bir devlet adamı ve lider olarak da ülke ve dünya şartları istikametinde modernleşme ve dönüşüm hamlelerini cesaretle gerçekleştirmiş bir lider olduğunu ifade etti.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumun tarafından Milli Kütüphane'de "10 Kasım Atatürk'ü Anma" töreni düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Danıştay Başkanı Mustafa Birden ile kuvvet komutanları, bazı bakanlar, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin Yediyıldız ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, törende bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasına, Atatürk'ü ebediyete intikalinin 72. yılında saygı ve rahmetle andığını ifade ederek başlayan Gül, önemli günlerde düzenlenen toplantıların kendi içerdiği manayla birlikte, insanlara geldikleri seviyeyi gözden geçirme, geleceğe ilişkin saptamalar ve değerlendirmeler yapma imkanını da verdiğini kaydetti.

Türk milletinin 10 Kasımları bir yas günü değil, Atatürk'ü fikirleriyle anma ve bıraktığı eseri ebediyete kadar yaşatma kararlılığını dile getirmek için bir vesile olarak gördüğünü kaydeden Gül, Atatürk'ün milletin ortak değeri olduğunu anlattı. Gül Atatürk'ü "tüm tartışmaların üzerinde tutmak gerektiğinin" altını çizerek, "Büyük bir komutan olarak, milletimizle birlikte istiklal mücadelesini zafere ulaştıran Atatürk, eşsiz bir devlet adamı ve lider olarak da ülke ve dünya şartları istikametinde modernleşme ve dönüşüm hamlelerini cesaretle gerçekleştirmiştir. Atatürk, daima çağın ilerisinde hareket etmiştir. İnsanımızın mutluluğu ve refahı için hayata geçirdiği inkılap ve reformlar, milletimizi uygar dünyayla buluşturduğu gibi, birçok devlet tarafından da örnek alınmıştır" dedi.

-"ATATÜRK TÜM KARARLARINI MECLİS'DE ALIRDI"-

Atatürk'ün "Cumhuriyet aracılığı ile bu ülkede yaşayan herkesi eşit haklara sahip kılmış, ortak paydada buluşturmuş ve bir arada yaşama idealini daima canlı tuttuğunu" anlatan Gül, "Atatürk'ün ileri görüşlülüğü, barışçı kimliği, dünya gerçeklerini iyi bilmesi ve insani değerlere verdiği önem, O'nu dünyanın saygın liderlerinden biri yapmıştır. O sadece yaptıklarıyla ve başarılarıyla değil, isabetli öngörüleriyle de bütün insanlığın takdirini ve sevgisini kazanmıştır" diye konuştu.

Gül, Atatürk'ün yaşadığı dönemde, başka ülkelerdeki siyasal ve sosyal sistemlerin çöktüğünü fakat, Türkiye Cumhuriyeti'nin dimdik ayakta kalmaya muvaffak olduğunu ifade etti ve bunun nedeninin de Atatürk'ün, medeni dünyayla bütünleşme yolunda yapılması gerekenleri cesaretle uygulamış olmasından kaynaklandığını söyledi.

Atatürk'ün, gerek savaş yıllarında gerekse Cumhuriyet döneminde tüm kararlarını Meclis'e danışarak aldığına dikkati çeken Gül, bu durumun, Atatürk'ün meşruiyetçi çizgisini, millete ve demokrasiye verdiği önemi ortaya koyduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül, Cumhuriyetin 87. yılında, "Atatürk'ün yapılmasını istediklerinden birçoğunu gerçekleştirmiş bir millet olmanın bahtiyarlığını hissediyoruz" diye konuştu. Gül,

"Cumhuriyetimizi taçlandıran yeni başarılar sayesinde geleceğe umutla ve güvenle bakıyoruz.

Atatürk, muasır medeniyet seviyesini bizlere hedef gösterirken, sürekli dinamizm içinde olan, modernleşme gayretlerini kesintisiz sürdüren, her bakımdan güçlü, demokratik, çağdaş ve müreffeh bir Türkiye idealini ortaya koymuştur" dedi.

Gül, Türkiye'nin, "evrensel değerlerin yol göstericiliğinde ilerleyen, AB ile üyelik sürecini tamamlayan, kendi insanının huzuru, mutluluğu ve refahı için gerekli olan tüm adımları kararlılıkla atan, hukukun üstünlüğünü sağlamış, insan haklarına saygıya dayalı birinci sınıf demokrasi olmayı başarmış bir Türkiye" olduğunu vurgulayarak şöyle dedi:

"Ülkemizin son yıllardaki performansı, bu hedefin ne kadar gerçekçi olduğunu açıkça göstermektedir. İçte sorunlarını çözmüş güçlü bir devlet, dışta saygın bir ülke olma hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Artık değişimlere direnen değil, yeni uluslararası düzenin gereklerini bilen, çağın değerlerine uyum sağlayan bir Türkiye var. Bu değerleri içselleştiren ve uygulayan bir Türkiye var. Türkiye siyasetten ekonomiye, demokratikleşmeden hukuk sitemine ve sosyal hayata kadar inanılmaz hızlı, köklü bir değişim içindedir. Siyasal sistemi, dinamik ekonomisi, giderek derinleşen demokrasisi, akılcı diplomasisi ve güçlü ordusuyla Türkiye, çok büyük bir ülkedir. Bu konumuyla hakikaten göz kamaştırmaktadır."

-"HEPİMİZİN GAYESİ, TÜRKİYE'NİN EKONOMİK, TOPLUMSAL VE SİYASAL AÇIDAN DAHA DA GÜÇLÜ OLMASIDIR."-

"Atatürk'ün kişiliğiyle özdeşleşmiş "liderlik' kavramı, bugün Türkiye'nin dünyada oynadığı etkin rolde de görmenin mümkündür" diye konuşan Gül, şöyle devam etti:

"Esasen Türkiye'nin geldiği bu durum, Atatürk'ün "Yurtta Sulh Cihanda Sulh' şiarının somut tezahüründen başka bir şey değildir. Hepimizin ortak gayesi; Türkiye'nin ekonomik, toplumsal ve siyasal açıdan daha da güçlü bir ülke olmasıdır. Cumhuriyetimizin 87. yılında geldiğimiz seviye, esasen bu hedefe, çok da uzak olmadığımızı işaret etmektedir. Ancak, bu süreçte gerçekçi bir vizyon oluşturulmasının önemi büyüktür. Toplumumuzun gücünü, ülkemizin imkan ve kaynaklarını bu vizyon doğrultusunda harekete geçirmemiz gerekmektedir. Tabii bununla birlikte siyaset üstü bir yaklaşımla ortak hedeflerde kenetlenmemiz de elzemdir. Geleceğin Türkiye'sini inşa etmek siyaset üstü bir konudur ve her kesimin katkısını gerektirir. Bunu gelecek nesiller için başarmak zorundayız. Önümüzde başka seçenek yoktur. Neticede elde edeceğimiz başarı, sadece bugünleri değil, önümüzdeki yüzyılları da şekillendirecektir. Türkiye, geçmişten gelen birikimi, büyük devlet geleneği, nitelikli insan gücü, demokratik sistemi, tarihi ve kültürüyle dünyadaki değişimlere öncülük eden bir ülke olacaktır. Devlet ve millet olarak bu konuda gerekli, irade, azim ve cesarete sahip olduğumuzdan şüphe duymuyorum."(ANKA)

(EÖ/ÖMR)

Kaynak: ANKA