Çin'den ASEAN toplantısında Japonya'ya tarihsel uyarı
Manila'da düzenlenen ASEAN toplantılarında Çin heyeti, Japonya'nın Taiwan Boğazı, Güney Çin Denizi ve 'Çin tehdidi' iddialarını reddetti. Heyet, Taiwan'ın Çin'in iç meselesi olduğunu vurgularken, Güney Çin Denizi'nde seyrüsefer özgürlüğünün sağlandığını belirtti. Japonya'nın militarist geçmişine dikkat çeken Çin, Tokyo'yu tarihten ders almaya çağırdı.
MANİLA, 24 Temmuz (Xinhua) -- Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen ASEAN Bölgesel Forumu ve Doğu Asya Zirvesi Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılan Çin heyeti, Japonya'nın Taiwan Boğazı, Güney Çin Denizi ve sözde "Çin tehdidi" konularında yanlış söylemlerde bulunduğunu belirterek bu söylemleri reddettiklerini ifade etti.
Taiwan konusunun Çin'in iç meselesi olduğunu vurgulayan heyet, Çin'in, "Taiwan'ın bağımsızlığı" yanlısı ayrılıkçı güçlerin hiçbir bir ad altında ve hiçbir şekilde Taiwan'ı Çin'den ayırmasına izin vermeyeceğini ifade etti.
Heyet, uluslararası toplumun "Taiwan'ın bağımsızlığı" yanlısı ayrılıkçı faaliyetlere karşı tutumu ne kadar net ve tek Çin ilkesine bağlılığı ne kadar kararlı olursa, Taiwan Boğazı'ndaki barış ve istikrarın da o ölçüde güvence altına alınacağını dile getirdi.
Güney Çin Denizi'nin dünyanın en yoğun, en güvenli ve seyrüseferin en serbest olduğu deniz yollarından biri olduğunu belirten heyet, her yıl dünyadaki konteyner taşımacılığının yüzde 30'unun, sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının yüzde 34'ünün ve ham petrol taşımacılığının yüzde 40'ının bu sulardan geçtiğine dikkat çekti. Güney Çin Denizi üzerinden her yıl bir milyondan fazla sivil uçağın geçtiğini de hatırlatan heyet, bugüne kadar hiçbir gemi veya uçağın herhangi bir engelleme ya da müdahaleyle karşılaşmadığını kaydetti.
Heyet, buna karşılık bölge dışındaki bazı ülkelere ait savaş gemileri ve askeri uçakların, sırf sorun çıkarmak amacıyla Güney Çin Denizi'ne kadar geldiğini ifade etti.
Heyet, Çin'in ilgili anlaşmazlıkları doğrudan ilgili taraflarla ikili ve dostane istişareler yoluyla uygun şekilde çözmeye devam edeceğini vurguladı.
Çin'in ASEAN ülkeleriyle birlikte Güney Çin Denizi'nde Tarafların Davranış Kuralları Deklarasyonu'nu tam ve etkin şekilde uygulamayı sürdüreceğini belirten heyet, bölgede barış ve istikrarı ortaklaşa korumak amacıyla Davranış Kuralları'nın en kısa sürede sonuçlandırılması için çalışacağını ifade etti.
Heyet, dış güçler bölge ülkeleri arasında anlaşmazlık çıkarmaktan ve gerilimi körüklemekten ne kadar uzak durursa, bölge ülkelerinin barış ve istikrarı koruma konusundaki güven ve kapasitesinin de o kadar artacağını belirtti.
Heyet, sözde "Çin tehdidi" iddialarına ilişkin olarak, bir ülkenin başkaları için tehdit oluşturup oluşturmadığının büyüklüğüne değil, geçmişteki siciline ve izlediği politikalara göre değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Gerek geçmişte gerekse günümüzde büyük ülkelerin her zaman tehdit oluşturmadığını ifade eden Heyet, küçük olmanın da tehlikeli olmamak anlamına gelmediğini gösteren çok sayıda örnek bulunduğunu söyledi.
Çin'in binlerce yıldır büyük bir ülke olmasına rağmen Japonya da dahil olmak üzere komşularını hiçbir zaman işgal etmediğini vurgulayan heyet, buna karşılık Japonya'nın Çin'i birçok kez işgal ettiğini belirterek, Japonya'nın özellikle 1930'larda başlattığı saldırı savaşının Çin ve Güneydoğu Asya ülkelerinin halklarına büyük acılar yaşattığını ifade etti.
Japon hükümetinin yıllar içinde yeniden silahlanma sürecini hızlandırdığını belirten heyet, Japonya'nın savunma bütçesinin üst üste 14 yıldır arttığını ve son beş yılda yüzde 60 yükseldiğini ifade etti. Japonya'da kişi başına düşen savunma harcamasının Çin'in üç katından fazla olduğunu vurgulayan heyet, Japon hükümetinin kolektif meşru müdafaa hakkına ilişkin yasağı kaldırdığını ve Nükleer Silahsızlanmaya İlişkin Üç İlke'yi aşındırmaya çalıştığını belirtti. Japonya'nın 44,4 ton ayrıştırılmış plütonyum da dahil olmak üzere büyük miktarda nükleer malzeme stokladığına dikkat çeken heyet, bu miktarda plütonyumla binlerce nükleer savaş başlığı üretilebileceğini kaydetti.
Heyet, tarihi unutanların geçmişteki hataları tekrarlayabileceğini belirterek, bir ülkenin tarihle yüzleşmeyi, yanlışlarını kabul edip bunlardan dolayı pişmanlık duymayı reddetmesi ve militarizm ile yeniden silahlanmayı artırmayı sürdürmesi halinde, o ülkeye karşı son derece teyakkuzda olmak için her türlü nedenin bulunduğunu ifade etti.
Heyet, Japonya'nın tarihten gerçekten ders çıkarması, militarizmle kesin biçimde bağını koparması, barışçıl kalkınma yoluna bağlı kalması ve komşularının yanı sıra uluslararası toplumun güvenini kazanmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini de vurguladı.











