Bakan Tekin, Esenyurt'ta iş dünyasının 28 Şubat darbesini desteklediğini söyledi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleMilli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenyurt'ta meslek lisesi açılışında 28 Şubat'ta iş dünyasının postmodern darbeyi desteklediğini söyledi. Tekin herkesi demokrasi ve hukuk devletine sahip çıkmaya çağırırken 100 lise öğrencisinin yaklaşık 45'inin meslek lisesini seçtiğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 28 Şubat'ta postmodern darbe olurken iş dünyasının desteklediğini belirterek, "Demokrasiden yana tavır almadı. Benim isteğim şu: Türkiye'deki herkes, demokrasiden ve hukuk devletinden, seçilmişlerden yana tavır almalı." dedi.
Bakan Tekin, Esenyurt'ta Aydoğan Öztiryaki TİM SANDER Dış Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin açılış törenine katıldı.
Programda konuşan Tekin, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren mesleki ve teknik eğitim sürecinin sağlıklı işlediğini, kendisinin de okuduğu dönemde meslek liselerinin en popüler okullar olduğunu belirterek, 28 Şubat gecesi alınan kararları hatırlattı.
O kararların demokratik siyasete ve demokratik hükümete dikte edildiğine dikkati çeken Bakan Tekin, şunları söyledi:
"Dediler ki: 'Bu meslek liselerinin bir, ortaokullarını kapatacağız. İki, meslek lisesine giden çocuklara katsayı açısından diğer okullardakinden dezavantajlı bir durum getireceğiz. Dolayısıyla imam hatip liseleriyle meslek liselerine öğrenciler gitmesinler.' Yani bu yorum benim ama alınan kararın karşılığı bu ve bir anda Türkiye'de o gün, 1997 yılında 100 lise öğrencisinin yaklaşık 40 tanesi meslek lisesine giderken, yaklaşık 10 tanesi imam hatip okuluna giderken 2002 yılına geldiğimizde 100 öğrencinin 17 tanesi meslek lisesine gitmeye başladı. 100 öğrencinin sadece 2 tanesi imam hatip lisesine gitmeye başladı ve bu okullar, imam hatip liseleri ve meslek liseleri, bir anlamda kaderine terk edildi. Öğrencisiz kaldı birçoğu."
"Postmodern darbe olurken iş dünyası bu darbeyi destekledi"
İş dünyasının demokrasiden yana tavır almadığını belirten Tekin, "28 Şubat'ta bu postmodern darbe olurken iş dünyası, bu darbeyi destekledi. Demokrasiden yana tavır almadı. Benim isteğim şu: Türkiye'deki herkes demokrasiden ve hukuk devletinden, seçilmişlerden yana tavır almalı." dedi.
Bunu yapmaları halinde Türkiye'nin demokratik açıdan gelişeceğini ve bu kurumların da bir daha böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmayacaklarını dile getiren Tekin, "O yüzden benim istediğim şey, hep beraber ülkemizde demokrasiye antidemokratik müdahaleler olduğu zaman, hukuk devleti ve anayasal düzene yönelik bu türden vesayetçi dayatmalar olduğu zaman, bizim demokrasiye ve hukuk devletine sahip çıkacak bir tavrı hep birlikte sergilememiz lazım." diye konuştu.
Tekin, 2013 yılından itibaren mesleki ve teknik eğitimde bambaşka bir sürecin başladığını kaydederek, "Mesleki ve teknik eğitimi bir kere yeniden şaha kaldıracak çünkü ülkenin ekonomik kalkınması, sosyoekonomik göstergeler açısından öğrencinin, gençlerin üretim çağındakilerin becerilerinin yükseltilmesinin, niteliklerinin artırılmasının ülkenin milli gelirine katkısı, bütün uluslararası araştırmalarda vurgu yapılan konulardan bir tanesi. Biz, bunu yapmazsak ülkemiz kaybedecek." ifadelerini kullandı.
Muhalefetin kendisine yönelik eleştirilerinden birinin sivil toplum ve meslek odaları ile yaptığı protokoller olduğuna dikkati çeken Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı, 'Her şeyi ben bilirim.' dememeli. Milli Eğitim Bakanlığı, bir şey yapacaksa kamuoyunda başka paydaşlar bulmalı, birlikte çalışabileceği paydaşlarla bu işleri yapmalı. 5 bine yakın protokol var yaptığımız. Sanayi odaları, ticaret odaları, meslek odaları, aklınıza gelebilecek her tür... Bu konuda 'Milli Eğitim Bakanlığına veya x ilinde şu okula katkım olabilir.' diyebiliriz. Sivil toplum örgütü gelsin, hukuk devleti sınırları içerisinde birlikte bir protokol yapalım. Protokole göre bize katkı verin." şeklinde konuştu.
Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitime geçince eski çıraklık eğitim merkezlerinin de otomatikman kapanmış olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi onları yeniden hayata geçirmek gerekiyor. Dolayısıyla 'hem 12 yıllık zorunlu eğitimde alması gereken asgari dersleri alsın hem de işbaşı eğitimini sağlıklı alsın' diye MESEM diye bir model ürettik. MESEM'leri zorunlu eğitimin parçası kabul ettik. O da bugünlerde muhalefetin çokça diline doladığı konu başlıklarından bir tanesi. Ben iyi niyetle eleştirilere bakmaya çalışıyorum ama arka planda baktığımızda bu eleştiriler neye zarar veriyorlar? Bu eleştiriler, bu ülkede demokrasinin konsolide olmasına zarar veriyor. Bu eleştiriler, eleştirilen konu başlığı itibarıyla Türkiye'de mesleki ve teknik eğitimin yaygınlaşmasına zarar veriyor. Bu eleştiriler, Türkiye'de ekonomik kalkınmanın önünde gerçekten nitelikli iş gücü açısından çok ciddi bir engel niteliğinde. "
"Türkiye ortalaması 43'lerde"
Meslek liselerindeki son durumu aktaran Tekin, "Bu yıl 100 lise öğrencisinin yani liseye yeni kayıt yaptıran 100 öğrencinin 45 tanesi, yaklaşık, meslek lisesini tercih etti. Bu, bence çok önemli. Türkiye ortalaması 43'lerde şu anda yani bu yıl ortaokulu bitiren 100 öğrencinin 45'i meslek lisesini tercih etti ama şu anda Türkiye'deki 100 lise öğrencisinin yaklaşık 43 tanesi meslek lisesinde eğitim alıyor yani yeniden eski dönemlerine doğru gidiyoruz." ifadelerini kullandı.
Açılışın ardından Bakan Tekin, öğretmenler odasında öğretmenlerle sohbet etti.
Programa Tekin'in yanı sıra İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, SANDER yetkilileri, öğrenciler ve öğretmenler katıldı.












