Adalet Bakanı'ndan 'Adaletin Yüzyılı' vurgusu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Adalet Bakanı Akın Gürlek, adli yıl açılışında sivil anayasa kararlılığını yineleyerek, güçlü hukuk düzeni için avukatlarla iş birliğini ve yargı reformunu vurguladı. Ayrıca Gazze'deki zulme karşı Batı'nın çifte standartlarını eleştirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güçlü Türkiye'ye giden yolda, 'Adaletin Yüzyılı'na açılan kapıda, sivil anayasanın inşa edilmesi konusunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Güçlü hukuk düzeninin tesis edilmesinde, avukatlık mesleğinin mensuplarıyla el ele vermeye devam edeceğiz. Yargı sistemimizin insan kaynaklarının ve fiziki şartlarının iyileştirilmesi yönünde var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

Bakan Gürlek, İstanbul 2 Nolu Barosunca İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu'nda düzenlenen adli yıl açılış programındaki konuşmasında, avukatları temsil eden barolar ile Bakanlığın çalışma ve istişare köprülerini hiçbir zaman koparmadıklarını, aksine, bu yolların genişlemesi, işbirliğinin güçlenmesi için tüm gayretleri ve samimiyetleriyle istişare ortamlarını muhafaza ettiklerini söyledi.

Merkez teşkilatındaki çalışmalarının yanı sıra gerçekleştirdikleri il programlarında ve adliye ziyaretlerinde barolara ait büroları ve baro yönetimlerini ziyaret ettiklerini kaydeden Gürlek, dostlarının hukuk tecrübelerinden faydalanmayı, önerilerini dinlemeyi ve bunları not ederek çalışmalarına yansıtmayı görev bildiklerini ifade etti.

Gürlek, İstanbul 2 Nolu Barosu'nun "meslek odaklı baroculuk" anlayışıyla avukat hakları, mesleki eğitim, genç avukatların desteklenmesi, ihtisaslaşma ve adli yardım alanlarında yürüttüğü faaliyetleri de son derece kıymetli bulduklarını dile getirdi.

"Batılı ülkelerin hukuk ve insan hakları söylemlerindeki çifte standartlara hepimiz şahidiz"

Dünya hukuk düzeninin, adaletin yerinde ve zamanında tecelli etmesi konusunda çok ciddi bir sınav verdiğine işaret eden Gürlek, "Açıkça ifade etmek isterim ki evrensel hukuk değerlerini savunduğunu ifade eden Batılı ülkelerin yaklaşımı son yıllarda bir güven kaybına uğramış, insanlık onuru, çağdaş hukuk anlayışı karşısında adeta sahipsiz bırakılmıştır. Neden bahsettiğimi hepiniz anlamışsınızdır. Son yıllarda Orta Doğu coğrafyamızda çok sayıda insan hakkı ihlalinin yaşandığı, güçlünün zayıfı zulümle karşı karşıya bıraktığı, katliamların ve göçe zorlamaların sıradanlaştırıldığı, insanlığın kabullenmemesi gereken ağır bir tabloyla karşılaştığı bir ortamdayız. Başta Filistin ve Gazze'de yaşananlar olmak üzere, Batılı ülkelerin hukuk ve insan hakları söylemlerindeki çifte standartlara hepimiz şahidiz." diye konuştu.

Bakan Gürlek, Gazze'de yaşanan zulüm karşısında, Türkiye ile birkaç dost ülke haricinde hukuk ve adalet temelinde yeterince güçlü ikazların yükselmediğini gördüklerini, insan hakları konusunda hiçbir eleştiri kabul etmeyen sözde medeni dünyanın insanlık tarihine düşen bu kara leke karşısındaki sessizliğine ve söz konusu lekenin her geçen gün büyümesine şahit olduklarını belirtti.

İstanbul 2 Nolu Barosu'nun Gazze konusunda ortaya koyduğu hassasiyet ve gayretin, her türlü takdirin üzerinde kıymetli bir mücadele olduğunu dile getiren Gürlek, Baro bünyesinde oluşturulan Filistin Komisyonu başta olmak üzere hukukun ve insanlık onurunun savunulması amacıyla yürütülen çalışmaları son derece kıymetli bulduklarını ifade etti.

Gürlek, güçlü siyasi yapısı, hukuk sistemi, ekonomik varlığı, sorunlarını çözmüş milli birlik ve kardeşlik ortamıyla Türkiye'nin, özellikle bölgede ve dünyada, tarihten aldığı o güçlü mirasla mazlumların umudu olmaya devam edeceğinin altını çizdi.

"Savunma hakkı, hukuk sistemimizin en güçlü ve en değerli unsurlarından biridir"

Avukatlığın yalnızca bir meslek olarak algılanmaması, vatana ve millete hizmet noktasında görev bilinciyle hareket eden, saygınlığını koruyan ve güven veren bir müessese olarak yoluna devam etmesi gerektiğini dile getiren Gürlek, şunları kaydetti:

"Bu kutsal görev bilincine zarar verebilecek ve adil yargılama süreçlerini kişisel çıkarlar doğrultusunda etkilemeye yönelebilecek tutumlara karşı, mesleğin kendi etik değerleri içerisinde güçlü bir hassasiyet gösterilmesinin önemini özellikle ifade etmek isterim. Elbette savunma hakkı, hukuk sistemimizin en güçlü ve en değerli unsurlarından biridir. Ancak bu kutsal mesleği temsil eden bazı kişi ve kurumların mesleki amaçlarından uzaklaşarak siyasi veya ideolojik çekişmelerin etkisi altında kalması bizleri son derece üzmektedir."

Bakan Gürlek, Türkiye'de barolara kayıtlı 200 binin üzerinde avukatın, bunun yanı sıra üniversitelerde eğitimini tamamlayarak her yıl mesleğe yeni başlayan genç avukatların bulunduğunu, bu devasa yapının ülkenin eğitimli nesiller konusunda sahip olduğu en önemli zenginliklerden biri olduğunu aktardı.

Bununla gurur duyduklarını dile getiren Gürlek, bu kıymetli birikimin ülkenin kalkınmasına, birlik ve beraberliğin korunmasına, özellikle hukuk sisteminin güçlü bir şekilde gelişmesine katkı sunmasını, hiçbir marjinal anlayışın etkisi altına girmeden mesleki bağımsızlığını ve saygınlığını daima muhafaza etmesini son derece önemsediklerini söyledi.

"Gayemiz, vatandaşlarımızın adalet sisteminden beklediği hizmeti yerinde ve zamanında karşılamaktır"

Avukatların çalışma şartlarının iyileştirilmesine ve adliyelerde mesleklerini en iyi şekilde icra edebilmelerine yönelik çalışmaları büyük bir hassasiyetle sürdürdüklerini belirten Gürlek, "Sizler ve bizler aynı gemide, aynı yöne doğru ilerliyor ve aynı amaca hizmet ediyoruz. Ortak gayemiz, vatandaşlarımızın adalet sisteminden beklediği hizmeti yerinde ve zamanında karşılamaktır. Hukukun etkin biçimde işletilmesi, adaletin yerini bulması amacıyla aynı ortak paydada buluşuyoruz. Yargı çatısı altında kürsünün farklı taraflarında olsak da amacımız doğruyu birlikte bulmak ve adaletin tecellisini birlikte sağlamaktır. Vatandaşlarımıza ve devletimize hizmet şuuru ve görev aşkıyla hareket eden paydaşlarız." ifadelerini kullandı.

Gürlek, samimi eleştirilere ve yapıcı önerilere her zaman açık olduklarını, bununla birlikte kişisel çıkarlar doğrultusunda devletin kurumlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan haksız ve mesnetsiz yaklaşımlar karşısında kurumların hukukunu ve itibarını kararlılıkla korumaya devam edeceklerini kaydetti.

"Avukata yönelik şiddetle etkin mücadele konusunu yakından takip ediyoruz"

2025-2029 Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında savunmanın güçlendirilmesi ve avukatların adli süreçlere daha etkin katılımının temel öncelikleri arasında olduğunu aktaran Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni Avukatlık Kanunu'nda avukatlarımızın bilgi ve belgeye erişim yetkilerinin genişletilmesine, stajyer ve genç meslektaşlarımıza, avukatlarımıza sağlanacak desteklerden özellikle başkasının yanında çalışan avukatlarımız ile kamu avukatlarımızın mali ve özlük haklarının iyileştirilmesine kadar birçok çalışma yapıyoruz. CMK ve adli yardım hizmetlerinin güçlendirilmesi, avukatlık hizmetlerindeki vergi yükünün azaltılması, adliyelerdeki çalışma şartlarının iyileştirilmesi, UYAP ve e-duruşma uygulamalarının geliştirilmesi ile avukata yönelik şiddetle etkin mücadele konularını da yakından takip ediyoruz. Koruyucu hukuk anlayışının geliştirilmesi, avukatlarla temsilin yaygınlaştırılması ve tüm bu çalışmaların barolarımızla güçlü bir istişare içerisinde yürütülmesi konusundaki kararlılığımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum."

Bakan Gürlek, "Güçlü Türkiye'ye giden yolda, 'Adaletin Yüzyılı'na açılan kapıda, sivil anayasanın inşa edilmesi konusunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Güçlü hukuk düzeninin tesis edilmesinde, avukatlık mesleğinin mensuplarıyla el ele vermeye devam edeceğiz. Yargı sistemimizin insan kaynaklarının ve fiziki şartlarının iyileştirilmesi yönünde var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

Avukatların, vatandaşların haklarını ararken karşılaştıkları uzun adli süreçleri makul sürelere indirmek, zaman ve emek kayıplarını önlemek amacıyla yürüttükleri çalışmaları teoriden pratiğe geçirdiklerini belirten Gürlek, artık bu uygulamaların sonuçlarını almaya başladıklarını belirtti.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.