Bahar Alerjisi Tedavi Edilmezse Astıma Neden Olur

Bahar Alerjisi Tedavi Edilmezse Astıma Neden Olur
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dicle Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Şenyiğit, bahar alerjisinin tedavi edilmemesi halinde astıma neden olabileceğini söyledi.

Kış mevsiminin bitip, baharın başladığı mart ve haziran ayları arasında alerji hastalıkları artış gösteriyor. Mevsim değişikliğiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıkları ve hayat düzenlerinin değişmesi bağışıklık sistemini de etkiliyor. Dicle Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Şenyiğit, bahar aylarında ortaya çıkan ve önemsenmeyen bahar alerjisinin zamanında tedavi edilmemesi halinde astıma neden olabileceğini söyledi.


Prof. Dr. Şenyiğit, yaptığı açıklamada, halk arasında "Saman Nezlesi" olarak tabir edilen bahar alerjisinin özellikle mart ve nisan aylarında başladığına dikkati çekerek, alerjinin polen ile açığa çıktığını belirtti.


Bu etkinin haziran ayına kadar sürdüğünü ifade eden Şenyiğit, bu aylarda çim ve ağaçlardan savrulan polenlerin burun, ağız ve göz yoluyla vücuda temas ettiğini, bunun sonucunda da vücutta bu polenlere karşı alerjik şikayetler geliştiğini bildirdi.


Öksürük ve Burun Akıntısı Alerjinin Habercisi


Şenyiğit, çocuklarda uzun süren öksürük ve burun akıntısının ihmal edilmemesi gerektiğini de belirterek, şöyle dedi: "Bahar alerjisi burunda gıdıklanma hissi, kaşıntı, aşırı akıntı, tıkanıklık, hapşırma krizleri, gözde yaşarma, kızarma, kaşıntı ve yanma problemleriyle kendisini gösterir. Bu tür vakalarda hastalığın en tipik belirtisi olan hapşırma, arka arkaya 15-20 kez tekrarlanabiliyor. Bazen de boğazdaki tahriş ve geniz akıntısı, kuru inatçı bir öksürüğe yol açıyor. Bu durumda çocuklar mutlaka alerjik açıdan kontrol ettirilmelidir. Bahar aylarında ortaya çıkan ve önemsenmeyen bahar alerjisi, zamanında tedavi edilmemesi durumunda astıma neden olabilir."

"Antibiyotik Kullanımı Gereksiz"

Prof. Dr. Şenyiğit, üst üste hapşırma, burun akıntısı, boğazda ağrı ve yanma gibi şikayetleri bulunanların bir sağlık kuruluşuna başvurduklarında bu hastalara genellikle antibiyotik kullanımının önerildiğini, ancak bunun tedavide gereksiz olduğunu söyledi. Polenin etkin olduğu dönemin geçmesinin ardından bu tür şikayetlerin sona erdiğini ifade eden Şenyiğit, şunları kaydetti:


"Antibiyotik kullanımı gereksiz. Antibiyotik verilse de verilmese de polenin etkin olduğu dönemin sona ermesinin ardından bu hastalar iyileşiyor. Bu nedenle polene alerjisi olan kişilerin yapması gereken polenin etkin olduğu aylarda sabah saat 05.00 ile 10.00 ve akşamüstü 16.00 ile 18.00'de zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaktır. Çıkılması halinde de, maske kullanmalı, eve geldiğimizde saçlarımızı yıkamalı, çocuklarımızın giysilerini değiştirmeliyiz. Bu dönemde aynı zamanda mevsimsel astımda da artış meydana geliyor. Astım hastalarının bu dönemde dikkatli olmaları gerekiyor. Eğer bu kişilerin polene karşı alerjisi varsa yaşam alanlarını bu doğrultuda belirleyerek riskli aylarda dikkatli olmalıdırlar. Dış ortamla temas etmeleri halinde göz ve burun çevresine ince bir tabaka vazelin sürmelerini tavsiye ediyorum. Bu konuda özellikle anneler çocuklarına karşı dikkatli olmalıdır. Çocuklarının özellikle bu aylarda uzun süren öksürük ve burun akıntısı gibi şikayetleri varsa sinüzitten ziyade alerjik bir rahatsızlık akıllarına gelmeli şikayetler alerjik açıdan değerlendirilmelidir"


Ev Tozları da Alerji Yapar


Polenin dışında bu dönemde ev tozları akarların daha fazla görüldüğünü, alerji, astım şikâyeti olanların aynı zamanda tozdan dumandan etkilendiklerini ifade eden Prof. Dr. Şenyiğit, ev temizliği yapıldığında dikkatli olmak gerektiğini söyledi. Şenyiğit, "Bronşit ve astım hastalarını etkileyen önemli etmenlerden biri de çöl fırtınasına bağlı olarak gelişen hava kirliliğidir. Güneydoğu'da 2-3 gün hayatı felç eden kum ve toz gibi değişik partiküllerle karşılaşıldı. Alerji yapan maddeler ihtiva eden kum fırtınası, astımlı ve bronşiti olan hastaları ciddi bir şekilde etkiliyor. Gerekirse evden çıkmamak, kapı ve pencereleri açmamak lazım. Dışarı çıktıklarında da mutlaka maske kullansınlar" dedi.


Polen 400 Km Yol Kat Edebiliyor


Bir polenin 400 kilometre yol kat edebildiğine dikkat çeken Şenyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mesela Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir polen Ankara'ya kadar etkisini gösterebilir. Bahar alerjisi bir ay bazen 2–3 ay üst üste katerize olan bir durumdur. Bu tür kişilerde hem hapşırma hem de burun tıkanıklığı olduğu için ağızdan nefes alıp verdiğinde akciğerde kuruluk meydana gelmektedir. Bu da gece uyku kalitesini bozar. Sık sık uyanma ve su ihtiyacı hissedilir. Bazen de akciğer enfeksiyonu geçirilir. Bu tür durumu olanların doktor gözetiminde bir takım burun ve nefes açıcı kullanmaları gerekir. Öksürük atağı geçirenler de dikkatli olmalıdır"


Kaynak: Temsilci