TÜVTÜRK'te öldürülen polisin eşi: İki çocuğum babasız kaldı, benim yarım gitti

Ankara'da araç muayene istasyonunda yaşanan tartışma, bir ailenin hayatını kararttı. Basit bir stop lambası tartışmasıyla çıkan kavganın ardından ağır yaralanan polis memuru Melih Okan Keskin, günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Acılı eşi Emel Keskin, yaşananların detaylarını anlatarak olayda ihmali bulunan herkesin adalet önünde hesap vermesini istedi. Keskin, Benim eşim iki çocuk babasıydı. Çok iyi bir insandı, iki çocuğum babasız kaldı. Benim yarım gitti" dedi.
- Polis memuru Melih Okan Keskin, Ankara'da bir araç muayene istasyonunda çıkan kavgada hayatını kaybetti.
- Olayla ilgili iki şüpheli tutuklandı.
- Melih Okan Keskin'in iki çocuğu bulunuyordu.
Ankara'da bir araç muayene istasyonunda çıkan kavganın ardından hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin, olayın basit bir stop lambası tartışmasıyla başladığını belirterek sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Olayla ilgili konuşan Emel Keskin, 2011 yılında evlendiklerini ve iki çocuklarının bulunduğunu anlattı. Eşinin yardımsever, kimseye zararı olmayan bir insan olduğunu vurgulayan Keskin, "Çok iyi bir eşti, çok iyi bir babaydı" dedi.

ARAÇ MUAYENESİNDE TARTIŞMA ÇIKTI
Keskin, olay günü eşinin 2 Şubat'ta saat 16.00'da Ankara'daki bir araç muayene istasyonunda randevusu bulunduğunu belirterek, sıra beklerken telefonla görüştüklerini ve işlemler bittikten sonra çocukları alarak eve geleceğini söylediğini aktardı.
Bir süre sonra eşinin kendisini tekrar aradığını anlatan Keskin, "Beni aradı ve 'Burada bir kavga oldu, darbedildim. Hastaneye gidip rapor alacağım' dedi" ifadelerini kullandı.

"20-30 KİŞİLİK GRUP SALDIRDI"
Hastanede eşiyle bilinci açıkken konuştuğunu anlatan Emel Keskin, olayın nasıl başladığını şu sözlerle anlattı:
"Muayeneye girdiğinde stop lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim bir vatandaştan rica ediyor, 'Arabayı çalıştırır mısın?' diyor, lamba yanıyor. Tekrar içeri girip 'Lamba yanıyor' dediğinde ise 'Kameranın önünde yanmadı, önemli değil. Git yarın gel' diyerek alaycı bir tavır sergiliyorlar. Bunun üzerine 'Yetkili kim?' diye soruyor. Bir kadın yetkiliyle konuşurken sözlü tartışma yaşanıyor ve ardından 20-30 kişilik bir grup eşimin üzerine saldırıyor."
Keskin, darbedilen eşinin ortamdan uzaklaşıp polisi aramak istediği sırada yeniden saldırıya uğradığını, bu esnada ayağının üzerinden bir aracın geçtiğini de söyledi.
BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ
Olayın ardından eşinin kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini belirten Keskin, darp raporu almak için başvurduğu hastanede beyin kanaması tespit edildiğini ifade etti.
İlk müdahalenin Onkoloji Hastanesi'nde yapıldığını, ardından Gazi Hastanesi'ne sevk edildiğini aktaran Keskin, burada çekilen tomografide beyin kanaması ve beyinde kayma tespit edildiğini söyledi.

GÜNLERCE YAŞAM MÜCADELESİ VERDİ
Doktorların ameliyat öncesinde riskler hakkında kendisini bilgilendirdiğini belirten Keskin, eşinin 3 Şubat gecesi ameliyata alındığını ve operasyonun ardından entübe edildiğini ifade etti. Ameliyat sırasında şiddetli kanama yaşandığını öğrendiğini söyleyen Keskin, yoğun bakım sürecinde eşinin zaman zaman bilincini kaybettiğini, adını sayıklayarak kendisinden su istediğini anlattı.
Melih Okan Keskin'in günlerce yaşam mücadelesi verdiğini belirten eşi, perşembe akşamı hayatını kaybettiğini söyledi.
"İKİ ÇOCUĞUM BABASIZ KALDI"
Tüvtürk'ün olayla ilgili yaptığı açıklamaya da tepki gösteren Emel Keskin, görüntülerde çok sayıda kişinin bulunduğunu savunarak tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Keskin, "Benim eşim 44 yaşındaydı, iki çocuk babasıydı. Polis memuruydu. Çok iyi bir insandı. İki çocuğum babasız kaldı. Benim yarım gitti" dedi.

İKİ ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin için dün Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde tören düzenlendi. Keskin'in cenazesi, törenin ardından toprağa verildi.
Olayla ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden S.A sulh ceza hakimliğince 3 Şubat'ta tutuklanmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, şüpheli M.Y de hakimlikteki sorgusunun ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.


















