Akdeniz'de Mikroplastik Tehdidi Büyüyor

Akdeniz'de Mikroplastik Tehdidi Büyüyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, Akdeniz kıyılarında artan mikroplastik kirliliğinin besin zinciri ve turizmi tehdit ettiğini belirtti. Kirliliğin kaynakları arasında endüstriyel faaliyetler, kentsel deşarjlar ve atık ithalatı yer alıyor. Can, balıkçıların ağlarına balık yerine plastik çektiğini vurgulayarak, havza bazlı çözümler ve ileri atık su arıtma tesislerinin önemine dikkat çekti.

ÇEVRE Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, Akdeniz kıyılarında artan mikroplastik kirliliğine dikkat çekerek, "Bu plastikler besin zinciri yoluyla da canlı sağlığını etkileyebiliyor. Eğer bu kirlilik önlenemezse sosyal, ekonomik, kültürel anlamda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacağımızı belirtebiliriz. Bu kirlilik aynı zamanda turizm faaliyetlerine önemli ölçüde zarar verecektir" dedi.

Son yıllarda Akdeniz sahillerindeki görünen plastik ve mikroplastik kirliliği artıyor. Çevre ve doğanın yanı sıra canlı sağlığını da tehdit eden kirlilik turizmi de tehdit altına alıyor. Kıyılarda artan mikroplastik kirliliğine dikkat çeken Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, küresel bir sorun haline gelen mikroplastiklerin artık Mersin ve tüm Akdeniz için de önemli tehdit olmaya başladığını söyledi. Mersin kıyılarının yanı sıra Antalya, Adana ve Muğla'ya kadar uzanan kilitle karşı karşıya kalındığını belirten Can, "Bu kirliliğin kaynakları arasında endüstriyel faaliyetler, kentsel deşarjlar, balıkçılık ve tarımsal faaliyetler olarak sıralanabiliyor. Şu anda farklı boyutlarda plastik kirliliği ve deniz çöpü ile karşı karşıyayız. Bu plastikler farklı boyutlarda olan plastikler ve denizel ortamda parçalanarak daha küçük ölçekte. Bu plastikler besin zinciri yoluyla da canlı sağlığını etkileyebiliyor. Burada vurgulanması gereken asıl mesele bu. Deniz çöpleri ve plastik kirliliğin çok boyutlu olarak insan yaşamını nasıl etkilediği konusu. Tabii bu kirlilik eğer önlenemezse sosyal, ekonomik, kültürel anlamda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacağımızı belirtebiliriz" dedi.

KİRLİLİĞİN NEDENİ KARASAL

Kıyılarda ve denizlerde yaşanan kirliliğin nedeninin 'karasal' olduğunu vurgulayan Can, "Bu atıkların daha çok Seyhan ve Ceyhan Nehri'nin Akdeniz'e döküldüğü noktalarda yoğunlaştığını görüyoruz. Yine taşınma yoluyla da diğer bölgelere doğru seyrettiğini söyleyebiliriz. Burada asıl vurgulanması gereken endüstriyel faaliyetler. Özellikle atık ithalatıyla birlikte geri dönüşüm sektöründe yaşanan birtakım sorunların bu plastiklerin oluşumuna etki ettiğini gözlemleyebiliyoruz. Bu atıklar günümüzün sorunu değil. Yaklaşık 8 yıldır bizler, üniversiteler, kurum ve kuruluşlar aslında bu sorunların denizimizde belirli kirliliklerin olduğunu belirtiyorlar. Yani hem raporlarla hem açıklamalarla hem de işte yapılan şikayetler nezdinde 2018 yılından itibaren gözle görülür bir plastik kirliliğiyle karşı karşıyayız. Bu senenin aşırı yağışlı geçmesi, endüstriyel ve kentsel deşarjlardan kaynaklı bu atıklar, Antalya'ya kadar seyretti. Bu da bölge turizmini doğrudan etkileyen bir tehlike" diye konuştu.

'BALIK YERİNE PLASTİK VE DENİZ ÇÖPLERİ ÇEKİYORLAR'

Denizlerdeki mikroplastik kirliliğinin çevre ve turizmin yanı sıra vatandaşları da olumsuz etkilediğini kaydeden Can, "Vatandaşların denizi kullanma noktasında ciddi anlamda sıkıntılar yaşadığını görebiliyoruz. Balıkçılık faaliyetleri de olumsuz etkileniyor. Balıkçılar, denizlere açılırken ağlarına balıktan çok artık plastik ve deniz çöpleriyle takılıyor. Balık yerine plastik ve deniz çöpleri çekiyorlar. Bu sadece Mersin ve Adana'nın sorunu değil artık. Bu Akdeniz'e kıyısı olan kentlerin sorunu. Havza bazında çözümlerinin üretilmesi gerekiyor. İskenderun Adana, Mersin, Antalya hatta Muğla'ya kadar uzanan bir kirlilikle karşı karşıyayız" ifadesini kullandı.

Plastik kirliliğine karşı çözüm önerilerinde bulunan Can, şunları söyledi:

"Atık su arıtma tesislerinin verimli çalışması ve kapasitesini artırılması, hatta ileri atık su arıtma tesislerinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Diğer yandan tarımsal faaliyette oluşan kirliliklerden de söz etmek lazım. Bilinçli tarımın yapılması ve en az atık üretecek sistemlerin hayata geçirilmesi oldukça önemli."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.