Bakan Gürlek: STK’lar hukuki denetimden kaçamaz
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap Derneği soruşturması kapsamında sivil toplum kuruluşlarının şeffaf olmasının hukuki zorunluluk olduğunu, bağışların denetleneceğini ve yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap Derneğine yönelik soruşturmaya ilişkin, "Sivil toplum hukuki denetimden kaçmanın, keyfiliğin veya milletin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur." dedi.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce Ankara'daki bir otelde, 81 il başsavcısı ve adalet komisyonu başkanlarının katılımıyla "Adli Yargı Değerlendirme Toplantısı" düzenlendi.
Burada konuşan Bakan Gürlek, yasa dışı bahis ve sanal kumarın aileleri yıkan, gençleri bağımlılığa sürükleyen ve organize suç örgütlerine finansman sağlayan çok yönlü bir tehdit olduğunu bildirdi.
Bu suçlarla mücadelede hedefin yalnızca failleri yakalamak olmadığını belirten Gürlek, "Suçun finansal kaynaklarını kurutmak, yasa dışı kazançlara el koymak ve vatandaşlarımızı bu tehlikeden korumak da bizim amaçlarımız arasındadır." diye konuştu.
Banka hesaplarının ve GSM hatlarının suç amacıyla kullanılmasını önlemeye yönelik tedbirleri artırdıklarını bildiren Gürlek, kripto varlıklar, elektronik para kuruluşları ve sosyal medya reklamları üzerinden kurulan para trafiğini de yakından takip ettiklerini söyledi.
Gürlek, yasa dışı bahis ağlarının yalnızca görünen yüzünü değil, arka plandaki finansal organizasyonu ve suç gelirlerinin aklandığı kanalları da ortaya çıkarmakta kararlı olduklarını vurguladı.
"Müzakeresi tamamlanan dosyaların yüzde 83'ü uzlaşmayla sonuçlandı"
Adalet Bakanı Gürlek, geciken adaletin, vatandaşın adalet duygusunu zedelediğini, bu nedenle dosyaların hedef sürelerde sonuçlandırılması gerektiğini belirtti. Gürlek, gecikmeye neden olan sorunların zamanında tespit edilmesi ve soruşturmaların gereksiz yere uzatılmamasının yargının ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.
Uzlaştırma, seri muhakeme ve basit yargılama usulleri sayesinde milyonlarca dosyanın daha kısa sürede sonuçlandırılmasının sağlandığını aktaran Gürlek, "Bugüne kadar uzlaştırma müzakeresi tamamlanan dosyaların yüzde 83'ü uzlaşmayla sonuçlanmıştır. Seri muhakeme ve basit yargılama kapsamında ise yaklaşık 1 milyon 448 bin dosya karara bağlanmıştır." diye konuştu.
Bakan Gürlek, hayata geçirmeyi amaçladıkları 12. Yargı Paketi ile de yargılamaların hızlandırılmasına ve yargının daha etkin işlemesine yönelik bir kısım düzenlemeler getirmeyi planladıklarını bildirdi.
Teknolojik imkanları kötüye kullanarak vatandaşları mağdur eden nitelikli dolandırıcılık şebekelerinin, toplumun ekonomik güvenliğini tehdit ettiğini belirten Gürlek, bu kapsamda başsavcılıkların hızlı hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
"Amacımız çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek"
Adalet Bakanı Gürlek, kadına yönelik şiddetin kadına, aileye, çocuklara ve toplumsal yapıya yönelmiş bir tehdit olduğunu bildirdi.
Gürlek, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un etkin uygulanması, koruma tedbirlerinin süratle alınması, mağdurların ikincil mağduriyet yaşamaması ve failler hakkında etkili soruşturma yürütülmesinin öncelikleri olduğunu ifade etti.
Çocuk adalet sisteminin temelinde ise çocuğun üstün yararının bulunduğunu belirten Gürlek, "Amacımız yalnızca cezalandırmak değil, çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek, eğitim ve rehabilitasyon imkanlarını güçlendirmek ve onları suç ortamlarından uzak tutmaktır. Çocuk mahkemelerini, çocuk ağır ceza mahkemelerini, çocuk bürolarını ve çocuk adalet merkezlerini güçlendirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
"Yapılan hiçbir bağışın zayi edilmesine göz yumulmayacaktır"
Adalet Bakanı Gürlek, Ahbap Derneğine yönelik soruşturmaya ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Söz konusu soruşturmanın, devletin; vatandaşların iyi niyetine ve emanetine kararlılıkla sahip çıktığını gösterdiğini vurgulayan Gürlek, şöyle devam etti:
"Elbette afetlerde, krizlerde ve toplumsal dayanışmada ihtiyaç duyulan anlarda devletimizle omuz omuza çalışan, şeffaf ve hesap verebilir sivil toplum kuruluşlarımız en büyük zenginliklerimizdir. İyiliği çoğaltan, milletimizin yarasına merhem olan her girişimin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz. Ancak sivil toplum hukuki denetimden kaçmanın, keyfiliğin veya milletin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur. Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, ünvan veya sosyal medya nüfuzu kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir. Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir. Milletimizin güveniyle faaliyet gösteren hiçbir yapı, devletin denetiminden muaf olduğunu düşünemez."
Bakan Gürlek, Türk yargısının sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere, etiket kampanyalarına veya algı operasyonlarına göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket ettiğini vurguladı.
Hiç kimsenin peşinen suçlu ilan edilemeyeceğini, hiç kimsenin de dokunulmaz olmadığını kaydeden Gürlek, "Türk yargısı, bu süreci hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir titizlikle ve tüm sonuçlarıyla aydınlatacaktır. Vatandaşlarımız müsterih olsun. İyi niyetle, dişinden tırnağından artırarak yapılan hiçbir bağışın zayi edilmesine veya şahsi menfaatler uğruna kullanılmasına göz yumulmayacaktır. Milletimizin güvenini istismar eden her türlü eylemin karşısında olduk, hukuk içinde kararlılıkla sonuna kadar mücadele edeceğiz." dedi.
(Bitti)












