Erdoğan'dan Demirtaş'a Sert Sözler: Cici Çocuk Siz Kimi Kandırıyorsunuz
Haberler » Güncel » Erdoğan'dan Demirtaş'a Sert Sözler: Cici Çocuk Siz Kimi Kandırıyorsunuz - Haber

Erdoğan'dan Demirtaş'a Sert Sözler: Cici Çocuk Siz Kimi Kandırıyorsunuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan teröre tepki mitinginde HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'a yüklenerek "Doğu ve Güneydoğu'da muhtarları tehdit ediyorlar. Cici çocuk siz kimi kandırıyorsunuz?" dedi.

Erdoğan'dan Demirtaş'a Sert Sözler: Cici Çocuk Siz Kimi Kandırıyorsunuz

Cumhurbaşkanı , Yenikapı'daki teröre tepki mitinginde konuştu. Son günlerde yaşanan terör olaylarını gündeme getiren Erdoğan, HDP ve 'a yüklendi. Erdoğan o anlarda şu ifadeleri kullandı:

"Yalan üzerine inşa ettiğiniz bir dünyanız var. Zorla kongrenizde bayrağımızı astınız, zaman geldi bayrağımızı indirmeye kalktınız. Şimdi bazı beyaz Türklerin desteğiyle ayakta kalmaya çalışıyorsunuz. Bu işler sazla cazla olmaz. Doğu ve Güneydoğu'da muhtarları tehdit ediyorlar. Cici çocuk siz kimi kandırıyorsunuz?"

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

"Bugün burada teröre karşı tek bir ses olarak bir araya gelen İstanbul sizi tüm kalbimle selamlıyorum.

"ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN"

Terörle mücadelede görev alan tüm güvenlik güçlerimize ve kamu görevlilerine milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Terör örgütlerinin baskılarına tehditlerine rağmen vatanımızın bütünlüğü için sabır eden tüm kardeşlerime 'Allah sizlerden razı olsun.' diyorum. Şu anki birliğiniz beraberliğiniz daim olsun.

Ebedi vatanımızı ve kardeşliğimizi fitne ile bölmek isteyenlere en güzel cevabı işte burada veriyoruz. Şu anki birliğiniz beraberliğiniz daim olsun.

"BU İŞLER 'SAZ'LA OLMAZ"

İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olanıdır. Bizim ilkemiz bu. Çıkmış birisi ne diyor bayrağa saldırı mı var diyor. Daha ne olacaktı. Yalan üzerine inşa ettiğiniz bir dünyanız var. Zorla kongrenizde bayrağımızı astınız, zaman geldi bayrağımızı indirmeye kalktınız. Şimdi bazı beyaz Türklerin desteğiyle ayakta kalmaya çalışıyorsunuz. Bu işler sazla cazla olmaz.

"BAYRAĞA SAHİP ÇIKAN MİLLİDİR"

Bayrağımız… Görüyoruz değil mi? Yolumuz karlı dağlara düştüğünde kızıllığında ısındığımız, çöllere düştüğümüzde gölgesine sığındığımız, doğumumuzdan düğünümüze ve ölümümüze kadar gözümüzün önünden ayırmadığımız bayrağımız, bu bayrağın yere düşmemesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık, kaçınmayacağız. Sağımıza solumuza bakmadan onun uğrunda can vermeyi cana minnet sayarak her birimiz vazifemize koştuk, koşarız.

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Rengini şehitlerimizin kanlarından alan, hilali bağımsızlığımızın sembolü yıldızı şehidimizin ta kendisi olan bayrağımızın anlam olarak dünyada eşi benzeri yoktur. Kim ki bu bayrağa sahip çıkıyorsa, o yerlidir, millidir, Türkiyelidir.

"BAYRAĞA YAN GÖZLE BAKAN MANKURTTUR"

Kim ki bu bayrağa yan gözle bakıyorsa, indirmeye, yakmaya çalışıyorsa işte o bu vatanla da bu milletle de bağı kalmamış olan köksüz, ruhsuz, aşksız, sevgisiz bir mankurttur.

Açık söylüyorum bugün milletimizin karşısında kim varsa dün Malazgirt'te de onlar vardı. Dün Kılıçarslan'ın Selahaddin Eyyübi'nin karşısında da onlar vardır. Dün Çanakkale'de de Kurtuluş Savaşı'nda da onlar vardı. Zaman değişti, isimler değişti, yöntemler değişti. Ama araç hiçbir zaman değişmedi. Amaç her zaman bize bu coğrafyayı yar etmemek. Birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi bozmak bu kutlu yoldaki mücadelemizi başarısızlığa uğratmaktır.

Hamdolsun gayelerine ulaşamadılar. Bizi yaktıklarını, yıktıklarını sandıkları her dönemde adeta küllerimizden yeniden doğarak emanetçisi olduğumuz o kutlu sancağı hep yükseltmeyi başardık.

Bugün Avrupa'da yaşayan milyonlarca kardeşimiz. Belki mekan olarak uzaktadır ama sonuna kadar millidir. Sonuna kadar yerlidir. Buna karşılık bedenen ülkemizde yaşadığı halde, ruhen gönül coğrafyamızdan kopmuş olan bir kesimin varlığını ibretle görüyoruz.

"KİMSEYİ DIŞLAMADIK DIŞLAMAYIZ"

Sevgili kardeşlerim, bizi asıl üzenler ise millikle yerlilikle bu topraklarla irtibatı koparanların, gönüllü figüranlık yapıyor olanlar. Ülkemizde teröre bulaşanlar da hangi saikte olursa olsun, onlara destek verenler de bu coğrafyada niçin bulunduğunu bilmeyenlerdir. Şu bayrağın anlamına müdrik olmayanlardır. Bu ülkede etnik kökeninden dolayı biz kimseyi dışlamadık, dışlamayız. Biz yaradılanı yaradandan ötürü severiz. Şimdi soruyorum sizlere. Benim Türk kardeşlerim, Türkmen kardeşlerim burada mı?

Benim ülkemde etnik sorun değil terör sorunu vardır. Bizim mücadelemizde herhangi bir etnik gruba değil, terör örgütüne karşıdır. Ona destek verenlere karşıdır. Nitekim gerek terör örgütünün içinde, gerekse onların güdümündeki diğer kuruluşlarda her etnik kökendeki kişiye rastlamak mümkündür. 2005'te 'da bir konuşma yapmıştım. Şöyle o günlere bir dönersek, 2005'teki bu konuşmamda neler söylemiştim, kısaca ifade etmek istiyorum.

"YAĞMUR HERKES İÇİN RAHMETTİR"

Kürt sorunu bu milletin bir parçası değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur. Sorunların parça parça adresi olmaz. Bütün sorunlar Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez, Laz olsun, Arap, Roman olsun. Bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır. Çünkü yağmur herkes için rahmettir. Çünkü herkes aynı toprağın insanıdır. Millet olmak işte budur. 2005, Diyarbakır.

Orada söyledim bunları. Verilen mücadeleler sonunda artık Türkiye'nin Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır diyecek noktaya geldik. Elbette Kürt kardeşlerimin de sıkıntıları vardır. Peki Türkün yok mu, Lazın yok mu, Arabın yok mu? Çerkezin, Gürcünün yok mu? Velhasıl 78 milyon içindeki tüm etnik unsurların kendilerine has sorunları vardır. Bunların konuşulması, çözülmesi için bugüne kadar nasıl samimiyetle mücadele ettiysek aynı şekilde devam edeceğiz.

Biz PKK'ya teröristlere rağmen Selahaddin-i Eyyubi havalimanını yaptık. Başbakanımızla birlikte gittik açılışını yaptık. Yaktılar, yıktılar buna rağmen yaptık. Aynı şekilde Şırnak'ta kim inanırdı? Yaktılar yıktılar yine yaptık. Iğdır'da, Ağrı'da yaptık. Bu terör örgütüne rağmen. Terör örgütünün desteklemiş olduğu siyasetçilere rağmen yaptık. Her şeyi yaptık.

"1 KASIM'DA TARİHİ KARAR VE TARİHİ GAYRET İSTİYORUZ"

Ne dedik? Biz teröre ve teröriste karşı en küçük bir müsamaha göstermeyeceğiz. Dağ taş demeden, bunların inlerine girerek kovalayacağız. Bizim bir şehidimizin bedeli hiçbir şeyle mukayese edilmez. Fakat benim sizlerden bir ricam var. 1 Kasım geliyor. 1 Kasım için sizlerden tarihi bir karar, tarihi bir gayret istiyoruz.

"CİCİ ÇOCUK... SİZ KİMİ ALDATIYORSUNUZ YA"

Hani diyorlar ya, biz herhangi bir şey yapmıyoruz. Bakın ben söyleyeyim. 7 Haziran'da gittiler, muhtarları tehdit ettiler. Ve her hafta en az bir kez muhtarlarla toplantı yapıyorum. 350-400 muhtarı Ankara'ya davet ediyorum. geçenlerde Güneydoğu-Doğu o bölgeden davet ettiğim 90 tanesi gelemedi. İnceledik, neden? Tehdit altındayız onun için gelemiyoruz dediler. Cici çocuk… Siz kimi aldatıyorsunuz ya? Televizyon ekranlarında kimi aldatıyorsunuz? Şimdi 1 Kasım'a gidiyoruz, aynı oyunu yine oynayacaklar. Ama biz diyoruz ki bu millet adam gibi adam bu millet, inşallah bu tehditlere kulak asmadan gereğini yapacaktır."

Manşet

Haberler