İstanbul Uluslararası Tekstil, Hazırgiyim, Moda Tasarım Konferansı
Yurt İçi ve Yurt Dışından Yaklaşık Bin Kişinin Katıldığı "İstanbul Uluslararası Tekstil, Hazırgiyim, Moda Tasarım Konferansı ve Sergisi"nde Dünyadaki Yeni Trendler ve Çıkış Yolları Masaya Yatırılıyor.
Yurt içi ve yurt dışından yaklaşık bin kişinin katıldığı "İstanbul Uluslararası Tekstil, Hazırgiyim, Moda Tasarım Konferansı ve Sergisi"nde dünyadaki yeni trendler ve çıkış yolları masaya yatırılıyor.
Konferans açılışında konuşan Li&Fung Grup Yönetici Direktörü William Fung, Türkiye'nin pek çok avantaja sahip olduğunu belirterek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya odaklanması gerektiğini söyledi.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ve Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası'nın düzenlediği "İstanbul Uluslararası Tekstil, Hazırgiyim, Moda Tasarım Konferansı ve Sergisi-Moda Köprüleri" başlıklı konferans, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda başladı.
Konferansın açılışında konuşan TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş, sektörlerinin, Türkiye'nin ekonomik, sosyal hayatı açısından son derece önemli olduğunu söyledi.
Ahmet Nakkaş, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün 23 milyar dolar ihracatı, 35 milyar dolar iç ekonomik büyüklüğü, 3.5 milyon kişiye sağladığı istihdam, dünya ticaretinden aldığı yüzde 5.2 payla Türkiye'nin önde gelen global sektörü konumunda bulunduğuna dikkat çekti.
Pamuktan son ürüne kadar oluşturduğu üretim zincirinin halkaları diğer rakip ülkelere karşı Türkiye'yi üstün kıldığını vurgulayan Nakkaş, Avrupa'daki müşterilere kısa zamanda tasarım, koleksiyon ve üretim servisi verebilme özelliğinin Türkiye'deki sektörün üstünlük oluşturduğu alanlardan olduğunu kaydetti.
Nakkaş, ayrıca DTÖ kurallarına uygun, insan hakları, çalışma koşulları, çevre gibi evrensel özelliklere önem veren işletmelerin arttığını belirtirken, "Rakip ülkelere karşı uygulanan ayrımcılığın oluşturduğu haksız rekabetle karşı karşıya olduğumuzu da hatırlatmak isteriz. Bu şeklin düzeltilmesi için hepimize iş düşmektedir. Bu konu uluslararası alanda iş ahlakı gereği kişilerin bir vicdan meselesi halidir" dedi.
Bundan sonraki hedefin, Türkiye'nin tedarikçi ülke konumuyla birlikte, piyasa yapıcı ülke konumuna geçmek olacağını belirten Nakkaş, şunları kaydetti:
"Sektörel aşamayı, ülkemizin siyasi erkleride sahip çıkmasıyla, sürdürlebilir rekabet gücü destekleriyle geleceğe güvenle bakmaktayız. Sektörümüzün tüm üretim aşamalarındaki yeniden konumlanmasını 2015 yılında tamamlayacağını düşünmekteyiz. Tüm gelecek hedefimizi son dört yıldır buna göre planlamaktayız. İşletmelerin değişim dönüşüm ve desteklenme stratejilerini bu çerçevede oluşturmaktayız. Kısa zamanda kazandığımız uluslararası başarımızı bir değer olarak görüyoruz. Elde ettiğimiz değerlere sahip çıkıp, katma değeri daha yüksek ürün konusunda servis vermeyi benimsediğimiz takdirde, iş ortaklarımız da gereken iş potansiyelini sağlayacaklardır diye düşünmekteyiz. Bu çerçevede 2023'de dünya ticaretindeki yerimizi koruyarak geliştirdiğimizde, sektörümüzün ihracatı 100 milyar doları bulacaktır".
İSO BAŞKANI TANIL KÜÇÜK: "HÜKÜMET GİRDİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRMELİ" İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük açılışta yaptığı konuşmada, tekstil ve hazırgiyim sektörünün ciddi sorunları bulunduğunu, istihdam ve ihracattaki payının giderek düştüğünü, karların en düşük seviyelere ulaştığını belirterek, diğer sektörlerle karşılaştırıldığında tekstil ve hazır giyim de kar marjlarında ciddi erozyonların ortaya çıkdığını kaydetti.
Türkiye'de bu sektörün göz ardı edilmesinin hiç bir şekilde düşünülemeyeceğini dile getiren Küçük, Türkiye'nin ve bu sektörün bu sıkıntıları aşacak gücü olduğunu ifade etti. Küçük, tekstil ve hazır giyim sektörü yeniden yapılanacağını, değişim ve dönüşümden geçeceğini söyledi.
Sektördeki girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, bunu aşağı çekmekle yükümlü tarafın hükümet olduğuna işaret eden Tanıl Küçük, sektörün de maliyetleri azaltmak ve rekabetçi olabilmek için verimliliği artırması gerektiğini kaydetti.
TTSİS BAŞKANI HALİT NARİN: "YANLIŞLAR 2 MİLYAR İNSANI İŞİNDEN ETTİ" Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Başkanı Halit Narin ise tekstil sanayisinin 40-50 milyar dolar potansiyele sahip olduğunu söylediklerinde, Türkiye'nin ihracatının 8 milyar bile olmadığını belirterek, bu sektörün gelişmesinin temelinde tekstil sanayisi olduğunu, gelişmenin aşağıdan yukarı doğru gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye'de artık tekstil sektörüne ilişkin 100 milyar dolarlardan bahsedilebileceğini belirten Narin, tekstil sanayisinde sıkıntılarına dikkat çekti. Narin, bir teşkilatı yok kabul eden, bir sistemi onun yerine ikame etmek isteyen, yalnız marka yaratan bir Türkiye yaratmak gibi "olmayacak bir sistemi" devreye koymak isteyen bir noktadan uzaklaşılması gerektiğini dile getirdi. Narin, "Potansiyelimizin ağırlığını, yanlış ithalat politikaları, yanlış kısır döngüler içinde gelen darbelerden dolayı tekstil sanayisinin yaklaşık 2 milyon insanı işsizdir. Bu insanları işsiz bırakarak, bu insanların işsizliğinden istifade ederek, bunların ithalatçısının yaptığı karlardan cebine para koyarak Türkiye'ye refah getirmemiz mümkün değildir" diye konuştu.
Narin, Avrupa pazarının tamamına hakim olan bir Türkiye ve konfeksiyon sektörü yaratırken, üretim yatırımı yapabilecek, üretimle kalkınabilecek bir Türkiye mantığını daha yaygın hale getirecek konuşmaların Ankara'da ve Türkiye'de yapılması gerektiğini söyledi. Narin, "Adımınızı büyük atın, kavganızı büyük yapın. Politikası olmayan, inancı olmayan hiçbir cemiyetin kalkınması mümkün değildir. Bizlerin kalkınması firma bazına indiği zaman, bizim de gidecek yerimiz yoktur" dedi.
WILLIAM FUNG: "AVANTAJINIZI KULLANIN ÜLKENİZİN DOĞUSUNA ODAKLANIN" Kongrenin açılışında konuşan Li&Fung Grup Yönetici Direktörü William Fung ise Hong Kong merkezli olup 40 ülkede 80 operasyonları bulunan şirketlerinin 12 milyar dolar iş hacmine sahip bulunduğunu ve en yoğun olarak çalıştıkları alanlardan birinin tekstil ve hafnmekteyiz. Bu çerçevede 2023'de dünya ticaretindeki yezır giyim sektörü olduğunu belirtti.
Fung, Türkiye'de yaklaşık 600 milyon dolarlık hacimleri bulunduğunu, yan ofisler de buna dahil edildiğinde çok daha yüksek bir rakama ulaşıldığını ve burayı uzun yıllardır Avrupa operasyonları için merkez olarak kullandıklarını anlattı. Türkiye'de işlerinin gün geçtikçe arttığını ve Türkiye'nin önemli bir role sahip olduğunu söyleyen Fung, İstanbul'da insan sermayesinin bulunduğunu belirterek, ''Türkiye'nin diğer yerlerine hareket etmeye başlayacağız'' dedi.
Sektördeki trendlere ilişkin bilgi veren Fung, gelecekte sektörde moda ve fiyat arenasının ortaya çıkacağını, 2008-2010 yılları arasında moda ve fiyat arasında paralel bir gelişme yaşanacağını söyledi. William Fung sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyan modaya, ürün ayrıcalığına ve fiyata odaklandı. Bir tarafta modayı diğer tarafta da değeri görmek gerekiyor. Gelecekte bu uyum önem kazanacak. Kısa vadede tüketiciler, bu ürün nasıl yapılmış, çevre dostu bir yerde mi yapılmış, ona da bakacak. Türkiye bu düzeye ulaşmış durumda. Tüketici, sosyal uyum, çevresel ve sağlık, güvenlik gibi noktalara önem verecek. Müşteriler artık fiyata, ürünlerin performansına ve kalitesine bakıyor. Ayrıca oraganik üretime de önem veriyor. Sektörde organik pamuk kullanımı artık önemli hale geldi. Türkiye'de bu üretim var, bu ise Türkiye'ye önemli rekabet avantajı getiriyor." Markaların artık kendilerine alan bulamadıkları için perakendeye girdiğini ve kendi dağıtım kanallarını oluşturarak direk müşteriye ulaştığını söyleyen Fung, önümüzdeki süreçte özel markaların daha çok ön plana çıkacağını vurguladı.
Fung, dünyada birçok kesimin Çin'in dünyaya hakim olacağı yönündeki korkularını değerlendirirken de, Çin'in 1979'dan sonra üretime yöneldiğini ve sadece hammadde olarak ellerinde işgücünün bulunduğunu, bu tek kaynağı dünyaya açtığını söyledi.
Şimdilerde Çin'in artık mücadele edilemeyen, rekabet edilemeyecek bir ülke olmadığının anlaşıldığını belirten Fung, ''Çin düşündüğünüz kadar güçlü ve yenilmez bir rekabetçi ülke değil'' dedi.
Türkiye'nin de üretimini Doğu Anadolu'nun tamamına kaydırmasının önemine işaret eden Fung, ''Maliyet alanında daha rekabetçi olabilmek için Doğu Anadolu'ya odaklanmalısınız. Bu çok daha iyi olacak'' dedi.
Fung, Türkiye'nin tasarım, Ar-Ge, tedarik merkezi olması gerektiğini belirtirken, burada işi bilen sayısının çok olduğunu, insan sermayesi bulunduğunu, artık katma değerli iş yapmanın önemli hale geldiğini ifade etti.
(ÖK-ÖK-E)















